Artı Gerçek- Ankara' 13. gündür hak talebiyle eylem yapan öğretmenler, açlık grevini sona erdirdi.
Öğretmenlere çok sayıda akademisyen meslek örgütü tarafından açlık grevini sona erdirme çağrısı yapılmıştı. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi öğretmenler, çağrılar üzerine açlık grevine ara verdiklerini duyurdu.
Öğretmenler, taban maaş hakkının geri getirilmesi atama mağduriyetlerinin giderilmesi talebiyle açlık grevi yapıyordu.
'MÜCADELEMİZE ÜLKENİN DİĞER KENTLERİNDE DEVAM EDECEĞİZ'Sendika tarafından yapılan basın açıklaması şöyle:
"Sokaklar aşınmayacak, biliyoruz. Ama aşınacak yüzleri kaldıysa öğretmenleri hor görenlerin, onlara baskı yapanların, toplum ülkeyi eğitimden yoksun bırakanların, eğitimi ticaret sayanların, halkı cahil bırakarak ülkemizi sömürenlerin suratları aşınacak! En gür sesimizle bağıracağız. İşitmezlerse bizi işiten halkımız, onlara işittirmesini bilecek!” Fakir Baykurt
Yüreği burada atan, buraya bakan, kulağı burada olan öğretmenler, ailelerimiz, dostlarımız. Memleketin dört yanında bizler için yürüyen, bize elini uzatan emekçiler, öğrenciler, mahalleliler. Direnişimizin Ankara ayağına zorunlu olarak ara verdiğimizi ama mücadelemize ülkenin tüm kentlerinde devam edeceğimizi sizlere duyuruyoruz.
'ÖĞRETMENİN HAYATI NATO'DAN DAHA ÖNEMLİDİR'Öğretmenin gündemi NATO'nun gündeminden önemsiz değildir ama öğretmeninin hayatı NATO'dan daha önemlidir!
Ankara Valiliği, NATO Genelgesini yayımladı. Anayasal, demokratik hakların resmi olarak yasaklandığı genelgede açlık grevi yapmak dahi yasak. Öğretmenlere 14 gündür yasak olan çoğu şey 11 Temmuz’a kadar herkese yasak. noktayı vurgulamak isteriz. Rafa kaldırılan haklardan bahsetmiyoruz 14 gündür öğretmenlere uygulanan baskı şiddetin resmî hal alacak olmasının üzerinde duruyoruz.
Arkadaşlarımızın, ailelerimizin hayatı yaşayabilecekleri olumsuz durumlar karşısında sorumlu davranıyor, kamuoyunun kamuoyunun temsiliyetini üstlenmiş aydın, akademisyen, sanatçı dostların çağrısına karşılık veriyor, Ankara’daki direnişimize ara veriyor, açlık grevimizi sonlandırıyoruz. Mücadelemiz illerde farklı biçimlerde büyük motivasyon enerji devam edecektir.
'TALEPLERİMİZ TOPLUM NEZDİNDE ANLAŞILIR HALE GELDİ'Dostlar! 1 Haziran’ ilk adımını attığımız mücadelemiz 14 Haziran’ büyük direnişi başlatırken 15 Haziran’ mecburi açlık grevi eylemini içine alarak etkisini hissettirdi. Taleplerimiz toplum nezdinde anlaşılır hale gelirken, Meclis'te ciddi yarılmalara neden. Saldırılar karşısında geri adım atmayan, baskı ortamını kabullenmeyen öğretmenler toplumun sempatisini kazandı. Eğitimde yaşananları dert edinen herkes abluka altında dahi başını yere eğmeyen öğretmenlerin mücadelesinde kendi geleceğini gördü. Şimdi birlikteliği devam ettirme zamanı! Sendikamız, 14 gün boyunca hiç yalnız kalmadı. Tüm dostlara teşekkür ediyoruz.
'TALEPLERİMİZ HAYATA GEÇİRİLMESİ ZORUNLU OLAN HAKLARDIR'Yola, 'Öğretmenliği Yaşatacağız' diyerek çıkmıştık. Direnerek aştığımız yollar yolların vardığı duvarlar iddianın ne kadar gerekli, acil hayati yerde durduğunu herkese göstermiştir. Emeği hiçe sayılan öğretmenlerin haklı taleplerinin, eğitimin yarınları için verilen mücadelenin öz gücü olabileceğini hep beraber gördük.
Taleplerimiz, hayata geçmesi zorunlu olan haklardır. haklar sadece öğretmenlerin çalışma koşullarını değiştirmeyecek; patronların keyfi kar amaçlı uygulamaları suistimal edilen, özniteliğini asli amaçlarını kaybeden eğitim alanını tamamen olmasa ihtiyaç duyulan noktaya yaklaştıracaktır.
'YALNIZ AKP KANUNA 'HAYIR' DİYEN POZİSYONDA'Bilen, bilmeyen, gören, görmeyen ya görmek istemeyen herkes için gerçekler apaçık şekilde açığa çıkmıştır. En temel kamusal haklardan biri olan eğitim alanını piyasanın çıkarlarına ihtiyaçlarına bağımlı gören bakış açısı, toplumun tamamının yükselen talebi karşısında yalnızlaşmış ama iktidarı elinde bulundurmanın kibri davranmaktadır. kibir sahipleri asla 3 yıl önceki kadar özgüvenli güçlü değildir. Kanun önerebilecek, kanuna 'evet' diyebilecek partiler arasında yalnız Adalet Kalkınma Partisi 'hayır' diyen pozisyondadır. Taleplerimizin doğru olduğunu ifade eden, çözüm için formüller üreten parti komisyon üyeleri varken, öğretmenler lehine çıkabilecek karar siyasi bariyere takılmaktadır. bariyeri tutanların sömürü koşullarını adaletsizlikleri savunduğunu toplumun geniş kesimleri görmektedir.
'ÇÖZÜM İÇİN ISRARCIYIZ'Çağrımızdır!
Adaletsizliğe, sömürüye, baskıya rağmen zamana kadar sorumluluk alan söylediğinin arkasında duran sadece öğretmenler. Eğitimin, eğitimcinin, öğrencinin geleceğini düşünmesi gereken; işveren derneklerinin temsilcilerini, Milli Egittim Komisyonu üyesi vekilleri, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i, Adalet Kalkınma Partisi Grup Başkanvekillerini çözüme çağırıyoruz.
Çözüm için ısrarcıyız. Onurlu mücadelemizi, biriken gücü enerjiyi Temmuz ayının ortasına kadar memleketin dört yanına taşıyor; çözümün süre zarfında gerçekleşmemesi durumunda mücadelemizi aynı kararlılıkla muhataplara en yakın nokta olan Ankara’ya taşıyacağımızı tüm kamuoyuna bildiriyoruz. Öğretmenler acil çözüm bekliyor. Öğretmenler pes etmiyor." (POLİTİKA SERVİSİ)