ASELSAN’ın satılacağı, ABD yatırım fonlarının ilgisini çektiği haberleri sosyal medyalarda dillendiriliyor, bazı menfaatlere yarayacak şekilde yönlendiriliyor. Aselsan üzerinden pirim yapmaya kalkışan gruplara dur demeliyiz, yandan meseleyi polemiklere alet etmeden, “milli gururumuza dokunmayın” kolaycılığına sığınmadan, ulusal güvenlik siyasetimizin parçası olan savunma sanayimize sahip çıkalım.
Günümüzün şartları satış olmaz…
Savunma sanayii lokomotif firmalarımızın önde gelenleri üç büyük gruba ayrılıyor. Öncelikle 573’üncü yılını kutladığımız MKEK (yeni özel ticari yapı) ASFAT askeri fabrikaları tek çatıda toplayan “kamu” özelinde yapılaşma; Aselsan grupta değildir. Özel teşebbüslerin sermayelerin oluşturduğu ticari yapılar ise Baykar, FNSS, OTOKAR, Alp Havacılık, Nurol, Sarsılmaz gibi isimleri hep yüreğimizde taşıdığımız, SSB kataloğunda yer alan yüzlerce değerli Türk savunma sanayii firması alt yüklenicisidir.
Aselsan’ın durumu çok farklı; üstteki iki yapılaşmanın arasında özel olarak üçüncü gruba giriyor. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı, ne devlet yapısı ne serbest sermayeden bahsediyoruz; tamamen “özel hukuk tüzel kişisi” ayrımcılığı olan, kendi özel kanunlarına hükmeden vakıf yapısıdır.
Kıbrıs Harekâtı’ndan Günümüze: TSKGV’nin Kuruluş AmacıToplum hafızasında 1974 yılı Kıbrıs Barış Harekâtı önemli dönüm noktası olmuştur; ulusal modern askeri ihtiyaçların yerli imkanlarla karşılanmasının önemi kere daha kavranmıştır. NATO’ya (1952) girdiğimiz 1950’li yıllar sonrası, tek amaçla kurulmuş Kara, Deniz Hava Kuvvetlerini Güçlendirme Vakıfları ayrı çatılar altında yürütülmüştür.
ayrı üç kuvvet güçlendirme vakfı, güç birliği amacıyla tek çatı altında toplanarak 1987 yılında 3388 sayılı TSKGV Kanunu birleştirilmiştir. Kısaca, yüz binlerce Türk vatandaşının sünnetinde takılan altından, parmağındaki altın yüzüğe kadar bağışladığı imkanlarla yapılanmış TSKGV.Ş.,. şirket oluşumu günümüze kadar gelmiştir. Yapısındaki ana amaç, Büyük Türk Milleti Türk Silahlı Kuvvetleri arasında manevi bağ, gönül köprüsü oluşturmak suretiyle sağlanacak bağışlarla savunma sanayii şirketleri kurmaktır.
Önemli olan; devletin topladığı vergilerden veya özel (sivil) sermayeden bahsetmiyoruz. Her Türk ailesinin büyük fedakârlığıyla oluşan tasarrufunun, yerli modern savunma sanayii gelişimindeki ordunun güçlenmesindeki yerinden bahsediyoruz.
Şimdi dikkatle göz atalım: ASELSAN, TUSAŞ “TAI”, ROKETSAN, HAVELSAN, İŞBİR ASPİLSAN vakfın kuruluşlarıdır. kuruluşların altında TEİ motor sanayisi gibi onlarca önemli TSKGV bağlı ortaklık bulunuyor.
Onlarca küresel yatırımcı TSKGV bağlı ortaklıkları ilgilenmiş, ancak sonuçta Büyük Türk Milleti Savunma Sanayii’ne hep sahip çıkmıştır.
Unutulmamalı ki Aselsan, şirketler topluluğunun değil, yüz binlerce Türk vatandaşının alın terinin, gönüllü bağışının eseridir; emanet ne satılır, ne devredilir, ne pazarlık konusu edilir.
- Sami Atalan’ın Analizlerini Keşfedin
: internethabercisi