Artı Gerçek- İran' 2024 yılından beri tutuklu olan Ahvazlı Arap şair çevirmen Mustafa Heliçi’ye (Cemal) “rejim karşıtı örgüt kurmak” “İran İslam Cumhuriyeti karşıtı gruplara üye olmak” suçlamalarıyla toplam 13 yıl hapis cezası 2 yıl yurtdışına çıkmama cezası verildi.

İnsan hakları örgütü Karun, Ahvaz'daki Şeyban Cezaevi'nde tutuklu bulunan Heliçi’nin mektubunu yayınlandı.

Mektupta, Ahvaz'daki Arap aktivistlere yönelik sivil faaliyetlerin bastırılması, fiziksel psikolojik işkence iddiaları ağır hapis cezalarının uygulanmasına ilişkin ayrıntılar yer.

Heliçi, mektubunda sivil toplum aktivistlerinin içinde bulunduğu durumu "mayın tarlasında yürümeye" benzetiyor tutuklu sanatçıların yazarların sesinin duyulmasını istiyor.

'DÜNYANIN NERESİNDE BİR ŞAİR YA YAZAR EDEBİ İDEALLERİ NEDENİYLE HAPSE ATILIR'

Heliçi’nin mektubunda öne çıkan bölümler ise şöyle:

"Ahvaz'daki durum İran'ın eyaletlerinden farklıdır. Burada kültürel faaliyetleriniz Kültür İslami İrşad Bakanlığı'nın gözetiminde tamamen yasal izinlerle yürütülse bile yine ağır güvenlik soruşturmaları kovuşturmalarla karşılaşabilirsiniz. Güvenlik kurumları, tamamen siyasi taleplerden uzak olsa bile tür sivil faaliyetleri kendi otoritelerine karşı meydan okuma olarak görüyor. Bunun sonu ise ya yıpratıcı baskılar ya cezaevi hücrelerinde bastırılmaktır. Toplum için hırsızlardan uyuşturucu kaçakçılarından daha tehlikeli gösterilmem mantıklı ? Dünyanın neresinde şair ya yazar edebî idealleri nedeniyle hapse atılır? Hangi ülkede edebiyat medya aktivisti en ağır işkencelere maruz bırakılır?"

EDEBİYAT PROGRAMI NEDENİYLE TUTUKLANDI

Heliçi, sosyal medya üzerinden 2019-2020 yıllarında "Menasset el-Vatan" (Vatan Kürsüsü) adlı kültür sanat programını hazırlayıp sunduğunu, amacının Ahvazlı gençlerin edebiyat sanat alanındaki yeteneklerini tanıtmak olduğunu söyledi.

Programın bitmesinin ardından güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındığını belirten Heliçi, “2020-2022 yılları arasında iki yıl boyunca geçici tutuklu olarak cezaevinde kaldım. Sonunda tüm edebî medya faaliyetlerimin sonlandırmam şartıyla serbest bırakıldım. Tahliyeden sonra 2 yıl işsiz kaldım. süre sonra Arapça Farsça metinlerin çevirisini yapmaya başladım. Ancak sadece 6 ay çalışabildim, sonrasında Aralık 2024'te yeniden tutuklandım” diye yazdı.

Heliçi, ikinci gözaltı sürecini şöyle anlatıyor:

"Soruşturma sırasında dövüldüm, ağır hakaretlere aşağılayıcı muameleye maruz kaldım. Benden, 'ayrılıkçı gruplara üye olmak', 'yurt dışındaki muhalif hareketlerle bağlantı kurmak' 'siyasi mahkûmların haberlerini aktararak milli güvenliğe karşı faaliyet yürütmek amacıyla grup kurmak' gibi asılsız güvenlik suçlamalarını kabul etmem istendi."

'TUTUKLANAN İLK ŞAİR DEĞİLİM, SON OLMAYACAĞIM'

Heliçi, tek bağlantısının ilk tutukluluğu sırasında 2 yıl aynı koğuşta kaldığı siyasi mahkûm Muhtar Albuşuke olduğunu onun cezaevinden yalnızca hâl hatır sormak amacıyla kendisini telefonla aradığını belirtti.

Heliçi, mektubunun sonunda durumun yalnızca kendi hikâyesi olmadığını, Ahvaz toplumunun genel durumunu yansıttığını söyledi.

Heliçi, "Ben kaderi ya susturulmak ya insanlık onuru çiğnenmek ya gençliğini cezaevi hücrelerinde tüketmek olan ilk Ahvazlı şair değilim; sonuncusu olmayacağım". (MEZOPOTAMTYA AJANSI)