Artı Gerçek - 'Cumhurbaşkanına hakaret' 'dini değerleri aşağılama' suçlamalarıyla tutuklanan komedyen Deniz Göktaş, ‘Ölü Deniz’ adlı gösterisi nedeniyle hedef gösterilmiş, yurt dışından döner dönmez 2 Temmuz’ İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmış, 3 Temmuz’ tutuklanmıştı.
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş, mektupla cezaevi günlerini anlattı.
Göktaş’ın mektubu şöyle:
"Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken 'iyiyim' diyebilirim. durumda yerlere göz kırpma emojisi koyarım. Birçok açıdan nostaljik deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil ev alacak kadar iyi kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev kurtarmaz. 'Kuşkaş ne topçuydu be!' yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin. Diş fırçalama işini günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin. Alaturka tuvalet daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın. Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, 'ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için' demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken 'arkadaşlar saniye bozmayın' deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler. Yapıcı eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var onlar çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima. memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari klima. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat. Zamanlar Anadolu’ kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar karakterler birebir gerçekmiş. Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey 'ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!' tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’ biblo kırdığı için ağıt yakması babamın gerçekten iyi baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi kurumlar gerçek değildir. Mizahi yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın. Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi. Her anne-baba kadar korumacı kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile 'Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın' seviyesinde klişe; 'yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor ?' diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, gösteride öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini öpüyorum. gösteriyi ne karşılık umarak ne an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım. Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar ?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar ?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu. Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde memnuniyete dönüştürdü. 'Halk beni anlamadı başıma işler geldi' diye beklerken, 'Halk beni anladı başıma işler geldi'. WIN-WIN. Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar." (HABER MERKEZİ)