Uluslararası Af Örgütü, Batı Şeria’nın C Bölgesi’nde 2023-2025 yılları arasında zorla yerinden edilen veya edilme riski altında olan 27 Bedevi çoban topluluğu hakkında yaptığı araştırmayı sunduğu “Filistinlilerin izini silmek: İsrail’in Batı Şeria’daki Bedevi çoban topluluklarına yönelik etnik temizlik politikası” isimli raporunu 10 Haziran’ yayınladı.
Rapor, İsrail güçlerinin işgal altında tuttuğu Batı Şeria’nın C Bölgesi’nin hukuka aykırı ilhakını İsrail yasaları uyarınca resmileştirmeyi Filistinlileri bölgeden zorla uzaklaştırmayı amaçladığını kanıtlarıyla birlikte sunuyor.
Örgüt, etnik temizliği durdurmak için tüm dünyada imzaya açılan dünya liderlerine çağrıda bulunan kampanya başlattı. Kampanya kapsamında soykırım sorumlusu İsrail yetkililerine hedefli yaptırımlar uygulanması, apartheid sistemini hukuka aykırı işgali besleyen ticaretin, yatırımların mali desteğin sonlandırılması talep ediliyor.
37. İsrail hükümeti, çok sayıda BM kararına Uluslararası Adalet Divanı’nın 2024’te İsrail’in Filistin toprağını işgalinin hukuksuz olduğunu ilan eden Tavsiye Görüşü’ne rağmen “Büyük İsrail” vizyonunu meşrulaştırmaya çalışıyor.
Rapordan öne çıkan noktalardan bazıları şöyle:
* BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, Ocak 2023 Nisan 2026 arasında, çoğunluğu Bedevi çoban topluluklarından oluşan en az 117 Filistinli topluluk tamamen veya kısmen yerinden edildi.
* İsrail yetkilileri, Ocak 2023 Nisan 2026 arasında C Bölgesi’nde Filistinlilere ait 3 bin 407 evi yapıyı yıktı, 2 bin 996 Filistinliyi yerinden.
* Sivil toplum örgütü Peace Now’ın verilerine göre, Nisan 2026 sonu itibarıyla İsrailli yerleşimciler işgal altındaki Batı Şeria’ 363 ileri karakol kurdu. 212’si, hem İsrail hukuku hem uluslararası hukuk uyarınca yasadışı olmalarına rağmen 2023’ten yana kuruldu.
* C Bölgesi’ndeki arazilerin yaklaşık yüzde 58’inin tapu kaydı yok Şubat 2026 itibarıyla İsrail yetkilileri arazilerin yarısını kamu arazisi ilan ederek, ele geçirdi. İsrailli çoban yerleşimciler, hayvanlarını Filistinlilerin arazilerinde otlatarak arazileri ele geçiriyor durum, hükümetin arazilere el koymasıyla devam ediyor.
* Mevcut hükümetin ilk üç yılında, Yerleşim Ulusal Misyonlar Bakanlığı’nın yıllık bütçesi yüzde 122 artarak 2026 itibarıyla 764 milyon şekele (254,5 milyon dolar) ulaştı. Peace Now verilerine göre, 2023-2025 yılları arasında 50 bin 785 yerleşim konutunun inşaat planlarını ilerleten hükümet, yalnızca 2025’te 27 bin 941 konutu onayladı. bugüne kadar kaydedilen en yüksek yıllık. Hükümetin açıkladığı yeni yerleşimlerin toplam sayısı 30 Nisan 2026 itibarıyla 102’ye ulaştı. İsrail tarihinde hükümet tarafından izin verilen açık ara en yüksek yeni yerleşim sayısı.
* BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi verilerine göre, 2020-2024 yılları arasında, Filistinli Bedevi çoban topluluklarına yönelik yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen ölüm veya yaralanmalarla sonuçlanan saldırılar neredeyse yedi kat arttı. Batı Şeria’ Filistinlilere karşı yıllardır devam eden yerleşimci şiddeti politikası, mevcut İsrail hükümeti döneminde rekor seviyede ölümlere yaralanmalara, yerinden etmeye, mülklerin imha edilmesine arazilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesine yol. İsrailli yerleşimciler evlere mülklere saldırılar, devamlı taciz, tehdit fiziksel saldırılar; otlak alanlarına su kaynaklarına erişimi kısıtlayarak, canlı hayvanları çalarak veya öldürerek, tarım arazilerine ekinlere zarar vererek geçim kaynaklarını sistematik olarak hedef alma yoluyla Filistinli toplulukları yerinden etmek için gitgide daha saldırgan taktikler kullanıyor.
* Ocak 2026 itibarıyla, 240 binden fazla İsrail vatandaşı ateşli silah ruhsatı. sayı, politika değişimi öncesindeki yıllık ortalama 8 bin olan ruhsat sayısının 15 kat arttığı anlamına geliyor.
Kampanyaya destek vermek için: İsrail’in Batı Şeria’ Uyguladığı Etnik Temizliği Durdurun - Uluslararası Af Örgütü
"Fiili ilhak"
Filistin İsrail Çalışmaları Forumunun (MADAR), 1 Temmuz' yayımladığı istatistik raporunda İsrail’in yaklaşık 130 çoban yerleşim noktası aracılığıyla Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 14’üne denk gelen 786 bin dönüm araziyi kontrol ettiği, söz konusu arazilerin yüzde 70’inin ise 7 Ekim 2023’ten sonra ele geçirildiği belirtildi.
Raporda, çoban yerleşim noktalarının sınırlı bireysel girişimler olmaktan çıkarak İsrail hükümetinin mali, hukuki güvenlik desteğiyle yürütülen kurumsal politikaya dönüştüğü, Filistin topraklarında “fiili ilhakın” başlıca araçlarından biri haline geldiği ifade edildi. (AA)