Studio Jean Verville, Kanada'daki Magdalen Adaları'nda hareketli bileşenler geri dönüştürülmüş malzeme yardımıyla, farklı kullanım senaryolarına uyarlanabilen mekan tasarladı.
Fotoğraflar: Studio Jean Verville Architects / Maxime Brouillet
Studio Jean Verville tarafından tasarlanan EDML-IDLM – Satellite, Kanada’daki Magdalen Adaları’nda konumlanan tanımlanmamış işlevlere sahip uyarlanabilir mimari sistem öneren ilk proje olarak öne çıkıyor.
Proje, sergiler, etkinlikler, toplantılar, okuma programları, konferanslar atölye çalışmaları gibi farklı kullanımlara uyum sağlayabilecek esnek mekânsal kurgu sunarak takımadalar genelindeki kültürel mesleki girişimleri desteklemeyi amaçlıyor.
Geometrik düzen anlayışı yalın tasarım diliyle şekillenen yapı, nokta çizgi ızgaralarından oluşan modüler sistemi sayesinde 145 metrekarelik mekânın farklı ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmesine olanak tanıyor.
yaklaşım, mekânın sahne tasarımı mantığıyla yüzlerce farklı yerleşim senaryosuna dönüşebilmesini mümkün kılıyor.
Jacques Tati, Yayoi Kusama Jean-Pierre Raynaud gibi isimlerin sanatsal yaklaşımlarından beslenen proje, sinematik atmosferlerle desteklenen disiplinlerarası tasarım anlayışını benimsiyor.
Eğlenceli ancak kontrollü kurguya sahip olan mekân, tavizsiz minimalizm anlayışıyla biçimlenen dönüşebilir geçiş alanı oluşturuyor.
Sistem içerisinde yer alan hareketli bileşenler, heykelsi hacimlerin birleşmesine, ayrışmasına yeniden tanımlanmasına olanak tanırken, değiştirilebilir donatı elemanlarıyla birlikte mekânın farklı kullanım senaryolarına uyum sağlamasını mümkün kılıyor.
Böylece planlanan her etkinlik için işlevsel gereksinimlere uygun yeni mekânsal organizasyonlar oluşturulabiliyor.
kullanımını en üst düzeye çıkarmak, yapım sürecini sadeleştirmek maliyet etkinliğini artırmak amacıyla tüm iç mekânda tek malzeme tercih edilmiş.
doğrultuda, %100 geri dönüştürülmüş veya yeniden kazanılmış ahşaptan üretilen, önceden beyaza boyanmış delikli yüksek yoğunluklu lif levhalar kullanılarak hem duvara montaj hem tavandan asma sistemlerinde yüksek düzeyde esneklik sağlanıyor.
Ortaya çıkan mimari yaklaşım, modüler sistem malzemenin karakteristik özelliklerini araya getirerek dinamik görsel kompozisyon oluşturuyor.
Algısal belirsizlik mekansal parçalanma üzerinden kurgulanan tasarım, değişken kullanım senaryolarına uyum sağlayan çok katmanlı çok anlamlı mekânsal deneyim sunuyor.