Abhaz pasaportlarının tanınması doğrudan ulaşımın başlaması talebiyle Temmuz ayında başlatılan kampanya devam ediyor. Kampanyanın yürütücülerinden avukat Anıt Baba, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’na iletilmek üzere başlatılan sivil başvuru kampanyasının özünde, uluslararası alanda ağır izolasyon tecrit altında tutulan Abhazya’ yaşanan temel insan hakları ihlallerine son verilmesi olduğunu söylüyor. Siyasi tanınma süreçleri devam ederken en azından insani boyutların göz önünde bulundurulmasını hedefleyen kampanya, Abhazya pasaportlarının Türkiye sınırlarında geçerli kimlik seyahat belgesi olarak kabul edilmesini iki ülke arasında doğrudan deniz hava ulaşımının başlatılmasını talep ediyor.
Bugün uluslararası toplum tarafından hukuken Gürcistan’ın parçası kabul edilen Abhazya, facto bağımsız yapıya sahip olsa dünyadan izole edilmiş durumda. Ülkede yaşayan Abhaz halkı, seyahat, eğitim sağlık gibi temel haklarını kullanırken ciddi engellerle karşılaşıyor. Abhazya pasaportu uluslararası alanda Türkiye’ geçerli seyahat belgesi olarak tanınmadığı için halk, yurtdışına çıkabilmek için çoğunlukla Rusya Federasyonu pasaportu kullanmak zorunda kalıyordu. Ancak son dönemde Ukrayna Savaşı nedeniyle Rus pasaportlarının Avrupa genelinde geçersizleşmesi, edinilmesinin zorlaşması muhalifler için imkânsız hale gelmesi, Abhazya’daki tecriti tam anlamıyla insani krize dönüştürdü. Sağlık imkânları kısıtlı olan ülkede hastalar tedavi için Türkiye’ye gelemez, öğrenciler yurtdışına çıkamaz hale geldi.
"Abhazya hakkında bilgi sahibi olan az"
Kampanyayı başlatanlardan biri olan Baba, Abhazya'nın Gürcistan'la Rusya Federasyonu arasında, Karadeniz'e yaklaşık 230 kilometre sahili olan, 10 bin kilometrekare kadar ülke olarak tanımlıyor.
“Türkiye’ye çok yakın olmasına Türkiye' çok sayıda Abhaz yaşıyor olmasına rağmen Abhazya hakkında bilgi sahibi olan insan sayısı çok sınırlı” diyen Anıt Baba, Abhazya’nın dönem dönem Roma İmparatorluğu, Bizans, Osmanlı Çarlık Rusya gibi devletlerin yönetimi altına girdiğini ancak Abhaz tarihi açısından en acı dönemin 1800'lerde yaşandığını ekliyor. süreçte ülke nüfusunun çok büyük kısmı zorunlu göçe tabi tutulmuş.
Sürgünlerin bölümü önce Balkanlar'a gönderilmiş. Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlar'ı kaybetmesiyle ikinci göç yaşayıp Anadolu'ya yerleşmişler. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Gürcistan tarafından Abhazya’nın ortadan kaldırılmak istendiğini ifade eden Baba, buna sadece Abhazların değil tüm Kuzey Kafkas halklarının birlikte karşı koyduğunu söylüyor. Gürcistan'ın 1992' başlayan saldırısının 1993'te başarısızlıkla sonuçlandığını Abhazya’nın facto bağımsız ülke olduğunu ekliyor. Abhazya’nın, önce Rusya sonra dokuz ülke tarafından tanındığını belirtiyor.
“Çözüm insani adımlarda”
Kampanyadan bahsedebilir misiniz?
kampanyada temel talep tanınmadır ancak an kampanyada öne çıkarılan konu insani mülahazalar; yani yaşam eğitim hakkı gibi engellenemez taleplerdir. 2008’den sonra Rusya’nın Abhazya’daki etkisi arttı fakat son dönemde Ukrayna Savaşı'nın yarattığı ortamla birlikte Rusya'nın verdiği pasaportlar Avrupa’ geçersiz hale geldi, halkın pasaportları alması zorlaştı, muhalif kesimler içinse imkânsızlaştı. Yeterli sağlık imkânı bulunmayan Abhazya' insanlar eskiden tedavi için rahatlıkla yurtdışına çıkabilirken, şimdi Türkiye’ye geliş gidişlerde ciddi sorunlar yaşanıyor.
Kampanyanın somut talepleri ana kadar atılan adımlar nelerdir?
İki ana talebimiz var: Birincisi, Abhazya pasaportlarının Türkiye sınır kapılarında geçerli seyahat belgesi olarak tanınması. İngiltere, KKTC’yi tanımadığı halde KKTC pasaportlarını seyahat belgesi olarak kabul ediyordu; benzer adım Türkiye tarafından atılabilir. Türkiye, Tayvan'ı tanımadığı halde doğrudan ulaşım mümkün.
İkincisi ise doğrudan ulaşım sağlanması. 1990’lardaki savaştan sonra üç yıl boyunca Trabzon Samsun’dan Abhazya'nın başkenti Sohum’a katamaranlarla seyahat edilebiliyordu. Bağımsız Devletler Topluluğu ambargosu sonrası duran ulaşım, istenirse bugün deniz veya hava yoluyla tekrar başlatılabilir.
İlk adım olarak CİMER üzerinden Dışişleri Bakanlığı’na yüzlerce dilekçe gönderdik, yanıt bekliyoruz. adım, Gürcistan Abhazya basınında geniş yer buldu. İlerleyen süreçte akademisyenlerle sempozyum düzenlenmesi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin davetine pasaport engeli nedeniyle gelemeyen Devlet Halk Dansları Topluluğu üyeleri, tedavi gören hastalar çocuklarla İstanbul’a sembolik gemi yolculuğu yapılması gündemde.
Uygulanan tecrit gidiş-geliş zorlukları diasporadaki yeni nesilleri ilişkileri nasıl etkiliyor?
Türkiye’den Abhazya’ya gitmek pratik güvenli değil. Ukrayna Savaşı sebebiyle Rus hava deniz sahasında İHA saldırıları riski. Oysa Trabzon’dan uçakla 30-45 dakikada Abhazya’ya ulaşmak mümkün. tecrit yüzünden temaslar zayıfladı. Devlet Halk Dansları Topluluğu’nun gelemediği gibi durumlar topluluk genç nesiller üzerinde ciddi olumsuzluk kopuş hissiyatı yaratıyor.
“Uluslararası hukukta çifte standart olmaz”
Türkiye’nin Gürcistan’ın toprak bütünlüğü NATO çizgisi gerekçesiyle uyguladığı tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
tutum hukuki olmadığı gibi insani açıdan doğru değil. Hukukta çifte standart olmaz. Kosova’yı tanırken kullandığınız parametreleri Abhazya’ya gelince reddedemezsiniz. Türkiye 'Tek Çin' politikasını tanıdığı halde Ankara’ Tayvan’ın fiili elçiliği var, vize verip konsolosluk işlemi yapıyor.
Türkiye Abhazya arasında yüzlerce yıllık kader ortaklığı. Türkiye’ Abhazya’dakinden daha fazla Abhaz vatandaşı yaşıyor. İki kardeşin arasına çekilen görünmez duvar eziyete toplu cezalandırmaya dönüşmüş durumda. Gazze’deki haksızlığa nasıl karşı çıkıyorsak, yeni doğmuş bebeğin tedavi hakkını engelleyen cezalandırma mantığına karşı çıkmalıyız. Talebimiz siyasi tanınmadan ziyade ertelenemez insani çözümlerdir.
internethabercisi’tan Jineps’e
Türkiye’deki azınlık toplulukların kültürel varoluş mücadelesiyle Abhazlar’ın mücadelesini nasıl bağdaştırıyorsunuz?
Anadolu’daki tüm kadim halkların kültürlerini koruma mücadelesinden feyiz alıyoruz. Hatta yayıncılık serüvenimizde bunun somut örneği. Rahmetli avukat arkadaşım Hakan Bakırcıoğlu (2023 yılında hayatını kaybeden Dink ailesi avukatlarından) vesilesiyle internethabercisi tanışmış 'Biz Çerkeslerin internethabercisi'u olmalı' diyerek Jineps gazetesini çıkarmıştık. Hatta arkadaşlarımız Hrant Dink görüşüp gazetecilik deneyimlerinden ilham aldılar. Jineps bugün Türkçe Adigece yayınlanan, alanındaki en uzun ömürlü yayınlardan biri. Tüm halkların varoluş mücadelesi birbirine ilham veriyor.