Artı Gerçek - CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, TBMM Genel Kurulu’nda “Barış Demokratik Toplum Süreci” kapsamında hazırlanan “Çerçeve Yasa” olarak bilinen “Milli Dayanışma Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin görüşmeleri sırasında konuştu.

Kürt meselesinin silahlardan arındırılması, demokratik siyasetin alanının genişletilmesi sürecin demokratikleşme adımlarıyla ilerletilmesi gerektiğini belirten Salıcı, “Sürecin gerçek başarısı, silahların kaç adet teslim edildiğiyle değil siyasetin ne kadar genişlediğiyle ölçülmelidir”.

'BUGÜN SÖZÜ BAŞLATIYORUZ'

Konuşmasına Sırrı Süreyya Önder’i anarak başlayan Salıcı, “Bugünü görmek en çok onun hakkıydı”.

Ortadoğu’ yaşanan savaşlara siyasi kırılmalara dikkat çeken Salıcı, çocuklarının “şiddetin, savaşın uğramadığı Türkiye’ ” büyümesini istediğini söyledi.

Bölgedeki sınırların güç dengelerinin değiştiğini belirten Salıcı, dış müdahalelere karşı toplumsal barışın Meclis’in önemine vurgu yaptı.

“ müdahaleleri püskürtmenin yolu toplumsal barıştır; milletin birbirine şüphe dolu gözlerle bakmamasıdır; Meclisin milletin ortak iradesini güçlü biçimde taşımasıdır.”

Meclis’te yürütülen sürecin Kürt meselesinin bütünüyle çözümü anlamına gelmediğini belirten Salıcı, buna karşın silahların devreden çıkarılması yönünde tarihsel adım atıldığını söyledi.

“Biz bugün Kürt meselesinin silahlardan arındırılması yönünde tarihî adım atıyoruz. Silahın olduğu yerde sözün anlamı kalır ? Biz bugün sözü başlatıyoruz.”

'DEMOKRATİK SİYASET GENİŞLEDİKÇE ŞİDDETİN ALANI DARALACAK'

CHP’nin 1989 tarihli SHP Kürt Raporu’nu hatırlatan Salıcı, CHP geleneğinin Kürt meselesinin demokratik çözümünde adres olarak uzun süredir Meclis’i gösterdiğini söyledi.

Geçmişte yaklaşım nedeniyle partilerine “terörle işbirliği” suçlamalarının yöneltildiğini belirten Salıcı, iktidar sıralarına seslenerek, “Madem barışın kapısını açıyoruz, sizce Türkiye’ye özür borcunuz yok ?” diye sordu.

Türkiye’nin uzun yıllar birçok meseleyi güvenlik ekseninde ele aldığını belirten Salıcı, sürecin başarısının silahların teslim edilmesiyle sınırlı değerlendirilemeyeceğini ifade etti:

“Sürecin gerçek başarısı, silahların kaç adet teslim edildiğiyle değil siyasetin ne kadar genişlediğiyle ölçülmelidir. Demokratik siyasetin alanı genişledikçe şiddet alanı daralacaktır.”

Sürecin bölgesel gelişmelerle başlamış olabileceğini ancak geleceğinin yalnızca güvenlik koşullarına bağlanmaması gerektiğini belirten Salıcı, “Jeopolitik gelişmeler değişken dalgalıdır. Demokratik siyaset ise kalıcıdır”.

Sürecin devlet politikasına dönüşmesini açıdan “kıymetli anlamlı” olarak değerlendiren Salıcı, kalıcı sonuç için demokratik siyasetin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

'ARTIK DEMOKRATİKLEŞME ZAMANIDIR'

Silahların devreden çıkmasıyla birlikte demokratikleşmenin önündeki gerekçelerin ortadan kalkması gerektiğini belirten Salıcı, Anayasa Mahkemesi (AYM) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi çağrısı yaptı:

“Artık demokratikleşme zamanıdır. Komisyonumuzun raporuna, ‘Anayasa Mahkemesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmalıdır’ diye yazdırmak zorunda bırakan zihniyeti değiştirme zamanıdır. Kayyum uygulamalarına veda etme zamanıdır.”

Gazeteciler, sanatçılar komedyenler için ifade özgürlüğünün güvence altına alınması gerektiğini belirten Salıcı, demokratikleşmenin yalnızca seçimler kuvvetler ayrılığıyla sınırlı olmadığını söyledi.

Eşit yurttaşlığın güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Salıcı, “ yurttaş kendi kimliği nedeniyle eksik muamele gördüğünü düşünüyorsa cumhuriyet henüz tamamlanmamıştır”.

'YURTTAŞINA GÜVEN VEREN GÜÇLÜ BİR DEVLET'

Konuşmasının sonunda ortak yaşam eşit yurttaşlık vurgusu yapan Salıcı, güçlü devlet anlayışının yurttaşların korktuğu değil, güven duyduğu devlet olması gerektiğini söyledi.

“Biz güçlü devlet istiyoruz ama yurttaşlarının korktuğu değil, yurttaşına güven veren güçlü devlet istiyoruz. Biz büyük devlet istiyoruz ama yurttaşına büyüklenen değil, yurttaşını büyüten devlet istiyoruz.”,

Salıcı, konuşmasını “Gelin, hep beraber güvenliği demokrasiyle, devleti yurttaşla, cumhuriyeti özgürlüklerle güçlendirelim” sözleriyle tamamladı. (POLİTİKA SERVİSİ)