Artı Gerçek - Gezi davası nedeniyle Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri devam eden “Milli Dayanışma Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin açıklama yaptı.
4 Mart 2025 tarihinde yaptığı açıklamayı yeniden an Atalay, Kürt sorunu üzerinden şiddetin gölgesinin kaldırılması yönündeki çabaların yeni toplumsal siyasal mutabakatlar açısından fırsat oluşturabileceğini belirtti.
Atalay, açıklamasında “Yakılmaya çalışılan barış ateşinin, her yönden esen sert siyaset fırtınalarıyla sönmemesi için çevresini kuşatalım” ifadelerini kullandı.
'ŞİDDETSİZ SİYASET ADIMLARI ÖNEMLİ'Şubat 2025’te yapılan “silahların bırakılması” çağrısının ardından yayımladığı değerlendirmeyi hatırlatan Atalay, Türkiye’ demokratik siyaset ortamının yıl öncesine göre daha olumsuz olduğunu söyledi. Atalay, buna rağmen “şiddetsiz siyaset” yönündeki adımların önem taşıdığını belirtti.
Atalay, 4 Mart 2025 tarihli açıklamasında, Kürt Sorunu’nun silahların gölgesi olmadan şiddetsiz ortamda konuşulabilmesi gerektiğini vurgulayarak, barış çağrısının toplumsallaştırılması gerektiğini ifade etmişti.
“Şimdi, Kürt Sorunu'nun silahların gölgesi olmadan, şiddetsiz ortamda konuşulabilmesi için, 'önce barış' diyen, 'şiddetsiz siyaset ortamı' için yapılan çağrıya dikkat kesilelim. Yakılmaya çalışılan barış ateşinin, her yönden esen sert siyaset fırtınalarıyla sönmemesi için çevresini kuşatalım. Toplumsallaşması için sahip çıkalım.”
'SİYASETİN HOŞGÖRÜSÜNE BIRAKILAMAZ'Şiddetin siyasetten dışlanması yönündeki adımların demokratik reformlarla karşılık bulması gerektiğini belirten Atalay, barışçı ortamda farklı görüşlerin özgürce ifade edilebilmesinin yalnızca siyasi hoşgörüye bırakılmaması gerektiğini söyledi.
“Kürt Sorunu üzerinden şiddetin gölgesinin kaldırılması çabaları yeni toplumsal siyasal mutabakatlar için fırsat olabilir. çabanın karşılığı verilmelidir. Barışçı ortamda bütün görüşlerin özgürce kendini ifade edebilmesi, derinlemesine konuşulup tartışılması 'fiili durumlar'a, siyasetin hoşgörüsüne bırakılamaz.”
Atalay, şiddetin siyasetten dışlanmasına yönelik adımların demokratik siyaset alanını genişletecek yasal siyasal düzenlemelerle desteklenmesi gerektiğini belirtti.
'MECLİS ÇÖZÜM ODAĞI OLARAK İŞLEVLİ KILINMALI'Sorunun çözümünün geniş toplumsal mutabakat gerektirdiğini ifade eden Atalay, toplumsal siyasal desteğin genişletilmesinin ilk adımının Meclis’in çözüm odağı olarak işlevli hale getirilmesi sürecin şeffaflaştırılması olduğunu söyledi.
Atalay ayrıca, önceki yıllarda yasal güvencelere bağlanmadan atılan adımların sonuçlarının ortadan kaldırılması Kürt yurttaşların seçme iradesini etkileyen kayyım uygulamasına son verilmesi çağrısında bulundu.
“Toplumsal siyasal desteği genişletmenin ilk adımı Meclis’i çözüm odağı olarak işlevli kılıp süreci şeffaflaştırmaktır. Acilen, önceki yıllarda yasal güvencelere bağlanmadan atılmış adımların ceremesini yaşayanları özgürleştirme, Kürt yurttaşlarımızın seçme iradesini yok eden kayyumluk vesayetine son vermektir.”
'EŞİT ÖZGÜR BİR TÜRKİYE İÇİN YÜRÜYÜŞÜMÜZE DEVAM EDELİM'Atalay, açıklamasının sonunda demokratikleşme, hukukun üstünlüğü Kürt yurttaşların demokratik taleplerinin güvence altına alınması çağrısını yineledi:
“Cumhuriyetimizi demokratikleştirmek için; hukukun, yasaların, kurallı, kurumlu işleyişin kazanılması için, Kürt yurttaşlarımızın demokratik talepleri için, eşit özgür Türkiye için yürüyüşümüze devam edelim.” (HABER MERKEZİ)
*“ŞİDDETİN GÖLGESİNİ, MEMLEKETİN KÜRT YURTTAŞLARIMIZIN DEMOKRATİK TALEPLERİ ÜZERİNDEN KALDIRMAK” İÇİN HATIRLATMA TAVRIMDIR!*
Şubat 2025’te “silahların bırakılması” çağrısından hemen sonra *ülkemizde; Anayasanın, yasaların, başta TBMM olmak üzere kurumların, kuralların…./873SzR8ZLM