Artı Gerçek- Türkiye İşçi Partisi (TİP), 8-9 Ağustos tarihlerinde Ankara' gerçekleştirilen Parti Meclisi toplantısının ardından 'çerçeve yasa'ya ilişkin siyasi örgütsel kararlarını açıkladı.
Açıklamada, Kürt sorununun çözümünün Türkiye'nin eşitlik barış içinde yaşayabilmesi açısından temel ihtiyaçlardan biri olduğu belirtilirken, çözümün kapalı kapılar ardında değil, kamuoyunun gözü önünde TBMM zemininde yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
TİP, süreç kapsamında oluşturulan Meclis komisyonunda yer aldığını ancak komisyonun sonuç raporuna eleştirileri nedeniyle "hayır" oyu verdiğini hatırlattı.
AKP-MHP ittifakının geçen beş aylık süreçte AYM AİHM kararlarının uygulanması, kayyım uygulamalarının kaldırılması hasta tutukluların serbest bırakılması gibi başlıklarda somut adım atmadığını belirtti.
Meclis'e sunulan "çerçeve yasa" teklifinin hazırlanma sürecini eleştiren TİP, metnin "kapalı kapılar ardında" hazırlandığını kamuoyunda yeterince tartışılmadığını belirtti.
Teklifte kişiler arasında eşitlik ilkesine aykırılıklar bulunduğu, bazı yargısal yetkilerin yürütmeye bağlı kurullara devredildiği siyaset yasaklarının korunduğu savunuldu.
Kürt sorununun yalnızca silahların susması çatışmaların sona ermesiyle çözülemeyeceğini vurgulayan TİP, demokratikleşme özgürlükler alanında adımlar atılması gerektiğini belirtti. AYM AİHM kararlarının uygulanması, kayyım uygulamasının kaldırılması KHK mağdur edilenlerin görevlerine dönmesi çağrısı yapıldı.
TİP, tüm eleştirilerine rağmen teklifin silahların susmasını demokratik siyaset alanının genişlemesini isteyen taraflarca şerhlerle birlikte desteklendiğine dikkat çekti.
Parti, TBMM'yi başından beri çözümün zemini olarak gördüğünü barış yönünde atılacak somut adımları destekleyeceğini hatırlatarak kararını şöyle açıkladı:
Açıklanan PM toplantsının sonuç bildirgesinde ifadelere yer verildi:
"8-9 Ağustos tarihlerinde Ankara’ toplanan Parti Meclisimiz ülkemizde dünyadaki gelişmeleri değerlendirerek önümüzdeki döneme ilişkin çeşitli siyasal örgütsel kararlar. Buna göre;
1- Partimizin uzunca süredir saptadığı üzere Saray Rejimi karşı devrimci yönelimini yoğunlaştırarak inşasını tamamlamış bildiğimiz Cumhuriyet’i tüm kurumlarını dönüştürerek fiilen ortadan kaldırmış, varlığını kâğıt üzerinde sürdürür duruma getirmiştir. Yerleşik hale gelen Rejim, topluma dönük rıza üretme ihtiyacını kenara bırakmıştır salt çıplak güçle karşıtlarını etkisiz hale getirmeye devam etmektedir. Özellikle ana muhalefete dönük saldırıları, her gün başka belediyeye operasyon düzenlenmesi, belediye başkanlarının tutuklanması, toplumun geniş kesimlerinde öfke uyandırmaktadır. Halk iradesinin gasp edilmesi iktidarın sandıkta yenemediği muhalefet belediyelerini zorla ele geçirmesine karşı ortak mücadelemizi dayanışmamızı sürdüreceğiz. Tüm bunlarla birlikte muhalefet cephesinin dağınık halde bulunduğunu saptamaktayız. CHP’nin butlan kararıyla birlikte iktidar aparatına dönüştürülmesi süreci partideki ayrışmanın ardından yaşananlar, rejimin karşı devrimci saldırılarına karşı halkın gerçek direnişinin nasıl örülmesi gerektiğini göstermektedir. Patronların emperyalizmin Saray Rejimi’yle Türkiye’ye çizdiği yol, düzen siyasetinin bütün unsurlarını sağcılaştırmaktadır. Sermaye düzeniyle barışık tüm unsurlar er ya geç teslim olma noktasına itilmektedir. Türkiye İşçi Partisi, “Bağımsızlık Demokrasi Sosyalizm” çizgisinde direniş örgütlemenin sorumluluğunun farkındadır. TİP, sağcılaşan, yüzünü sağa döndükçe teslim alınmaya açık hale gelen siyaset karşısında gerçek direnişin güvencesidir.
2- Kürt Sorununun çözülmesi ülkemizin eşitlik barış içerisinde yaşaması için en önemli ihtiyaçlardan biridir. TİP, tarihsel siyasal görevi olarak her zaman barıştan yana tavır almış, çözümün kapalı kapılar arkasında değil halkın gözleri önünde Meclis zemininde üretilmesi gerektiğini savunmuştur. doğrultuda, iktidar blokunun sorunun adını koymaktan kaçarak “Terörsüz Türkiye” olarak tanımladığı sürece ilişkin tüm eleştirilerine rağmen, süreçte görüşülenlere halk adına tanık müdahil olmak, öneri itirazlarımızı dile getirmek barış ihtimalini güçlendirmek üzere Meclis’te kurulan komisyonda yer almış, komisyon sonuç raporuna ise eleştirilerini kamuoyuyla arak hayır oyu vermiştir. Komisyon raporu şubat ayında oy çokluğuyla kabul edilmiş ancak rapora imzasını atan AKP-MHP ittifakı aradan geçen beş aya rağmen AYM-AİHM kararlarının uygulanması, kayyumların kaldırılması, hasta tutsakların serbest bırakılması gibi çok basit adımları hayata geçirmemiş, ana kadar çözüme ilişkin samimiyetine ikna edecek somut adım atmamıştır.
Bugün süreçte yeni aşamaya gelinmiş sürecin hukuki altyapısını oluşturmak üzere çerçeve yasa teklifi Meclis’e sunulmuştur. geçici yasa tüm itirazlara rağmen yine kapalı kapılar ardında görüşülerek hazırlanmış, kamuoyunun bilgilendirilmesinin konunun tartışılmasının önüne geçilmiştir. Sürecin katılımcılık şeffaflıktan uzak yürütülmesi barışın toplumsallaşmasının önündeki en büyük engel sorumluluğun sürecin tüm tarafları için geçerli olduğunu hatırlatma gerekliliğini hissediyoruz. Ayrıca yasanın kişiler arasında eşitlik ilkesine aykırılıklar içermesi bazı yargısal yetkilerin yürütmeye bağlı oluşturulacak kurullara devredilmesi siyaset yasakları içermesi barışın toplumsallaşmasının önündeki engellerdir.
Kürt Sorunu, sadece çatışmaların durması silahların susması değil, onu içeren şekilde ama daha fazla demokrasi özgürlükler sorunudur. Ülkede demokratikleşme sağlanmadan buna ilişkin somut adımlar atılmadan, yalnızca ceza infaz düzenlemesine ilişkin yasayla kalıcı barışın tesisi mümkün değildir. Başta siyaset yapma hakkı olmak üzere tüm demokratik hakların kullanılmasının hukuksuzca engellenmesi antidemokratik tüm uygulamalar ayrımsız şekilde sona erdirilmelidir.
Çözüm, hiçbir bahanenin arkasına sığınmaksızın derhal adaletin yerini bulmasından AYM-AİHM kararlarına uymaktan geçmektedir. TBMM tarafından çıkarılacak yasalara uyulacağının garantisi çözüme dair ciddi samimi olunduğunun göstergesi mevcut yasalara mahkeme kararlarına uyulmasıdır.
Çözüm; Silivri, Edirne, Çorlu, Kandıra, Diyarbakır tüm cezaevlerinde cisimleşen faşizan yaklaşımın son bulmasından, kayyum uygulamalarının iptal edilmesinden, Barış Akademisyenleri başta olmak üzere haksızlığa uğrayan KHK’lıların görevlerine dönmelerinden geçmektedir.
Dolayısıyla iktidar eliyle dayatılan süreç, Türkiye’nin demokratikleşmesi barışın inşası perspektifine ana kadar somut katkıda bulunmamıştır. sürecin uzantısı olarak akla gelmesi muhtemel, Saray Rejimi’nin tek adam yönetiminin ömrünü uzatmaya, Türkiye’yi demokrasi cumhuriyet ilkelerinden uzaklaştırmaya heves edecek Anayasa değişikliği girişimlerine geçit vermeyeceğimizi şimdiden kez daha ilan ediyoruz.
Söz konusu çerçeve yasa silahların susmasını demokratik siyaset yapmayı isteyen muhataplarının, şerhleriyle birlikte onay verdiği düzenlemedir. Biz şerhlerimizle birlikte onayı dikkate alıyoruz. Ayrıca TBMM’nin çözüm zemini olarak görülmesini başından beri dile getirmemiz barış yolunda atılacak somut adımlara destek vereceğimizi sürecin başında ilan etmemiz nedeniyle çerçeve yasaya sıraladığımız eksiklikler eleştiriler şerh olmak üzere evet oyu kullanacağımızı kamuoyuyla mak isteriz. Türkiye İşçi Partisi, Saray Rejimi’nin çözüm umudunu kendi çıkarına alet etmesine izin vermeyecek, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra barış, adalet, özgürlük eşitlik mücadelesinden asla vazgeçmeyecektir.
3- Emekçi halkımız düzen siyasetindeki kaostan, her gün başka tutuklama haberine uyanmaktan, muhalefet belediyelerinde dahi görülen kirli ilişkiler ağından, ekonomik sıkıntılardan, geçim derdinden bunalmış, geleceğe dair umut besleyemez hale gelmiştir. Halkımızın ihtiyacı iktidarın saldırıları karşısında eğilip bükülmeyen, asla teslim olmayan, davasını menfaati uğruna satmayan, kurtuluşa dair somut önerileri olan, güven veren siyaset biçimidir. Türkiye İşçi Partisi bugün düşmanlarının bile temiz siyasetinden sarsılmaz politik duruşundan şüphe etmeyeceği odaktır. Ancak TİP’in yeniden kurtuluş kuruluş mücadelesinde başat aktör olabilmesi için daha güçlenmesi zorunluluktur. doğrultuda partimiz örgütlenmeye, toplumsal mücadele alanlarında derinleşmeye, belediyelerden sendikalara işçi sınıfının kazanımlarını büyütmeye devam edecektir.
4- Partimizin yaz boyunca çeşitli illerde “ Yol Var” başlığıyla gerçekleştirdiği halk buluşmaları ilgiyle karşılanmış, halkımızın siyasete seyirci değil, etkin özneler olarak katılma özlemi buluşmalarda kez daha açığa çıkmıştır. TİP memleketin dört yanında halk buluşmalarına devam edecek, bunun yanında tüm il-ilçe örgütleriyle sokak sokak, kapı kapı gezerek yurttaşlarla araya gelmeyi sürdürecektir. Ayrıca Ağustos ayı sonunda parti yöneticileri yoğunlaştırılmış kamp düzenleyerek gelecek dönem siyasal örgütsel yol haritasını belirleyecektir." (POLİTİKA SERVİSİ)