Osmanlı İmparatorluğu'nun geleneksel yapıdan sıyrılıp fabrikalara, modern sanata, batı tarzı müziğe endüstriyel üretime geçiş yaptığı heyecan verici Tanzimat yenileşme döneminin simgelerinden biri 1846 senesinde inşası başlayan İzmir Kâğıt Fabrikası’ydı.
Osmanlı’ sanayi kağıdı üretimine yönelik ilk teşebbüs 1804-1805’te Beykoz’ açılan kağıt fabrikasıydı. Modern anlamda fabrikadan çok, ortalama 30 personelle çalışan imalathane niteliğinde olan işletme başarılı olamamış en geç 1832’ üretime son vermişti.
esnada Osmanlı Devleti. Mahmud’un başlattığı reformlarla merkezi bürokrasi kurmaya girişmiş, 1832’ Osmanlıca ilk gazete yayınlanmış, matbaa sayısı basılı eser hacminde büyük canlanma yaşanmıştı. Bundan dolayı kağıt talebinde astronomik artış vardı. ülkedeki kaliteli sanayi kağıdının tamamı Avrupa’dan ithal edilmekteydi.
Fabrika açma fikri
Kağıt fabrikası konusunu ilk öne çıkaran kişinin Barutçubaşı Ohannes Dadyan (1799-1869) olduğu anlaşılıyor. Osmanlı sanayiinin modernizasyonunda kilit roller oynayan Ohannes Çelebi, kâğıt fabrikası kurma fikri ortaya çıktığında devlet tarafından Londra'ya gönderilir. Londra' dönemin dünyaca ünlü kâğıt makineleri üreticisi mühendisi Bryan Donkin doğrudan görüşmeler yapar. Fabrikanın bütçesini, fizibilitesini çıkarmış günde 500 okka (yaklaşık 641 kg) kâğıt üretebilecek kapasitedeki modern makinelerin sipariş edilmesini getirilmesini sağlar.
Fabrikanın kuruluşu yönetimiyle, Dadyanlarla akraba olan meşhur Darphane Emini Düzyan’lardan Hoca Agop (1793-1847) görevlendirilir. Agop Çelebi 1819’ Düzyan ailesinin tüm fertleri günde katledildiğinde tesadüfen yurt dışında olduğu için canını kurtaran, 1823’te. Mahmud’un affıyla İstanbul’a dönen Darphane Eminliğine atanan kişidir. Fabrikanın önce İzmit’te kurulması kararlaştırılır. Ancak süre sonra, ayrıntılarını bilmediğimiz bazı sebeplerle, İzmir’e taşınması uygun görülür.
Hagop Çelebi Düzyan.İzmir’in seçilmesi
1844 tarihli belgede "Düzoğlu Hoca Agop bendesi marifetiyle inşasına müsaade-yi seniyye buyrulan kâğıt fabrikası hakkında imtiyazat-ı lazimeyi mutazammın" yazının kaleme alınıp Meclis-i Vâlâ'ya sunulduğu ifade edilir. yazıya göre İzmir' inşasına başlanan kâğıt fabrikasına on beş yıl imtiyaz verilmiş sürenin sonuna kadar Memalik-i Mahrusa’ kâğıt mukavva imal etmesi yetkisi tanınmış süre içinde başka kâğıt fabrikasının açılması yolunda hiç kimseye ruhsat verilmemesi uygun görülmüştür.
Tam sırada hastalanan Hoca Agop’un tedavi amacıyla gittiği İtalya’nın Vicenza şehrinde, 4 Temmuz 1847’ vefatı üzerine kardeşleri Hoca Garabed Hoca Mihran işi devralırlar. Garabed Çelebi Sultan Abdülmecid'le samimi görünen dostluk kurmuş, 1849' döneme kadar hiçbir gayrimüslime verilmeyen bâlâ derecesine yükseltilmiş ayrıca 1850' Valide Sultan'ın şahsi sarraflığına getirilirmiştir.
İzmir’in sembol yapılarından
İzmir kâğıt fabrikası, su ihtiyacını karşılamak için İzmir Halkapınar'daki su kaynağının hemen yanına inşa edilir. 1864’te kâğıt fabrikasının kapanması bina İzmir'in ilk modern su tesisi olan Tarihi Halkapınar Su Fabrikasına yerini bırakacaktır. Büyük olasılıkla kağıt fabrikası döneminden kalma tarihi fabrika binası halen İzmir’in tanınmış sembol yapılarından biridir.
Kısa dönem olsa fabrikada üretim yapılmış üretilen kâğıtlar İstanbul'a (Dersaadet) gönderilerek Osmanlı'nın resmî dairelerinde devlet kurumlarında kullanılmıştır. kâğıtların üzerinde dönemin kalitesini simgeleyen "Eser-i Cedit" damgası bulunuyordu. damga kâğıt türü Osmanlı iktisat tarihinde önemli yere sahipti. Günümüz Türkçesiyle "Yeni Eser" manasında olan damga, 19. yüzyılda Hoca Garabed ortağı Sarkis Çelebi’nin oğlu Hoca Mihran tarafından İzmir Halkapınar Fabrikası'nda üretilen Türkiye sanayi tarihinin ilk yerli, milli modern sanayi tesisi üretimi olduğunu kanıtlayan fabrikasyon kâğıtlarına basılan soğuk damgadır.
1851 yılında İzmir Kâğıt Fabrikası’ndan devlet gereksinimini karşılamak için Arapoğlu (Arapyan) Artin'in aracılıyla topu 190 kuruştan 500 top battal kâğıt satın alınmıştır. kağıtlar Darphane' damgalanıp, değerli kâğıt olarak maliye hazinesine teslim edilmiştir. Devlet tarafından desteklenen Fabrika-yı Hümâyûn olarak anılan yarı resmî nitelikteki fabrikanın ürettiği kâğıtların başlıca alıcısı devlet olmuştur. Beykoz'daki lüks kaliteli "Eser-i Cedit" kâğıtlarının aksine, İzmir fabrikasının temel amacı halkın devletin kullanacağı ucuz kâğıdı yerli imkanlarla üretmekti. Fabrikada yerli pamuk, paçavra (kirpas) Trabzon bölgesinden getirilen ham kendir lifleri hammadde olarak kullanılmaktaydı. İzmir fabrikasında üretilen ilk kaliteli yerli sanayi kağıtlar kadar çok sevilmiştir ki, Osmanlı' kalın, parlak kaliteli yazı kağıtlarına doğrudan "Eser-i Cedit kağıdı" denmeye başlanmıştır.
Neden kapandı?
1855 yılına ait belgede fabrika Müdürü Marinos Koçinos’nun Meclis-i Vâlâ’ ya gönderdiği raporda, üretilen kâğıtların eskisi gibi gerekli derecede “pişkin olmaması” nedeniyle kısa sürede bozulduğunu makine aletlerin değiştirilmesi gerektiği kaleme alınmış. Aynı sene “Balâ” rütbesiyle şereflendirilmiş, ayrıca kendisine “Bey” unvanı verilmiş olan Hoca Garabed Bey’in 1855 yılında İstanbul’ vefatı İzmir’deki fabrika 1853 kurulan Osmanlı Bankasının kurucuları en büyük sermayedarları arasında olan Mihran Çelebi Bey’in denetimi altında kalmıştır. 1852’ başlayan sermaye sorunları, kaliteli kâğıt üretememesi, devlete satılan kâğıtların bedelinin iki yıla varan gecikmelerle tahsili, sermayesini veresiyeci kırtasiyecilere kaptırmış olması Avrupa’ hızla büyüyüp gelişen kâğıt sanayiinin rekabeti karşısında fabrika 20 yıl çalıştıktan sonra 1864’ kapanmak zorunda kalmıştır. Osmanlı dönemindeki kapitülasyonların milli fabrikaların himayesine imkan vermemesi dolayısıyla büyük ümitlerle başlamış olan sanayileşme hareketi iflas etmiştir.
Osmanlının sanayide modernleşme atılımlarını günümüzde bize hatırlatacak, eski neslin ağzında kalan tabir "Eser-i Cedit” ise ortadan katlanmış çift tabaka beyaz yazı kağıdının adı olarak halen hatırlanmaktadır.
Kaynaklar:
-Zeki Arıkan, “İzmir Kâğıt Fabrikası İlgili Belgeler” Türk Tarih Kurumu.
-İstanbul Ansiklopedisi.5267.
- Հ. Գաբրիէլ Մէնէվիշեան, 1890 (Ազգաբանութիւն ազնուական զարմին Տիւզեանց).
- Hagop. Barsoumian, The Armenian Amira Class of Istanbul.