Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen "çerçeve yasa" oylamasında partisinin izlediği yöntem hakkında konuştu.
Sözcü yazarı Gazeteci Saygı Öztürk'e konuşan Özel, tamamen "hayır" denilmesi halinde Kürt sorununun çözümünde Yeni Parti'den inisiyatif bekleyen Selahattin Demirtaş'ın özgürlüğünü isteyen Kürt seçmenlerin, tamamen "evet" denilmesi halinde ise yasaya ilişkin endişeleri bulunan kesimlerin üzüleceğini söyledi.
"Yeni nesil siyaset anlayışı"
Milletvekillerini oylamada serbest bırakmalarını "yeni nesil siyaset anlayışı" olarak tanımlayan Özel, "Giresun'daki, Trabzon'daki endişeyi kayda geçirdik. Diyarbakır'daki umudu kayda geçirdik. Biz görmediği metne imza atanlardan olmadık, körü körüne karşı çıkanlardan olmadık" ifadelerini kullandı.
Özel, Can Atalay, Osman Kavala Gezi davası tutuklularının durumunun ele alınması, AYM AİHM kararlarının uygulanması kayyım uygulamasının sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Cezaevlerindeki hükümlüler için düzenleme yapılması gerektiğini belirten Özel, "15 Temmuz darbe girişimine karışanlar, kadın cinayetleri, çocuk istismarı için değil ama devletin şefkatli elini cezaevindeki kader mahkûmlarına uzatması lazım".
Özel'in konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
"Tuzağı boşa çıkardık"
“Saygı Bey şöyle söyleyeyim. Birincisi çok zor karar ama ilk başta kararımıza tepki gösterenler. Vatandaşlarımıza hak veriyorum. Yeni Parti’ye karşı kurulan tuzağı hep beraber boşa düşürmüş olduk. tarafta komple ‘hayır’ demek yıllardır tutarlılıkla sürdürdüğümüz hem Kürt sorununun çözümünü özellikle sonuçta PKK’nın tasfiyesi, bunun yanında cezaevindeki bazı siyasetçilerin dışarı çıkması noktasındaki şeye ‘hayır’ diyerek tutarsızlık içine girmiş olacaktık.
Özellikle Kürt vatandaşlarımız, Selahattin Demirtaş’ın özgürlüğünü isteyenler Kürt sorununun çözümünde Yeni Parti’nin inisiyatif almasını bekleyen vatandaşlarımızı üzmek, tarafta hassasiyet gösteren kişileri yani tamamen ‘evet’ diyerek konuda endişesi, hassasiyeti olan kişileri üzmek.
"Genel başkan olarak sorumluluklarım var"
ikisi arasında Cumhuriyet Halk Partisi hangi kararı verirse tarafta bizde tabii az hasar verdirmeye çalışan anlayış vardı. Yeni Parti’ yeni siyaset çizgisi tutturarak yolumuza devam edeceğimizi söylemiştim. Yeni Parti’ hepimiz yeniyiz, hepimiz eşitiz.
Ben adım öndeyim. Genel başkan olarak sorumluluklarım. Ben genel başkan olarak tarihsel sorumluluğu yerine getirmeyi üstlendim. Ama milletvekillerimize dedim ki ‘Kendi ilinizde il başkanına, yöneticilerimize, halka, tanıdıklarınıza, kanaat önderlerinize sorun. Onlar ne diyorsa ilinizin hassasiyetine göre davranın.’
Ben yönetici arkadaşlarım sorumluluğumuzu yerine getireceğiz tarih önünde. Ama arkadaşlar benim Manisa ilindeki milletvekili arkadaşlarım dahi belediye başkanlarımıza, il, ilçe örgütlerimize kanaat önderlerine, halka ulaşabildikleri, danıştıkları ölçüde döndüler, dediler ki ‘Genel başkanım bizim burada hayır dememizi isteyenler çoğunlukla.’ zaman benim ilimdeki benim dışımdaki iki milletvekili ‘hayır’ oyu verdi.
"Silah bırakana karşı gelseydik?"
Bunun yanında zaman geçtikçe anlayanlar konuda hakkımızı teslim edenler. Çok sayıda kanaat önderi, yazar, çizer, akademisyen verdiğimiz kararın hassas doğru süreç yönetimi olduğunu ifade ettiler. Yavaş yavaş ilk baştaki tepkilerin yerini ‘Genel başkan grubu bırakarak yani grubu tek başına ‘evet’e zorlamayarak parti içi demokraside yeni adım attı, halkın sesini dinledi, sokağın sesini dinledi.
Kaldı ki bizim arkadaşlarımızın verdiği ‘hayır’ oyları İYİ Parti’nin verdiğinden. İYİ Parti 28 tane hayır oyu verdi. Biz 54 tane hayır oyu verdik. Yani sokaktaki tepkiyi endişeyi dile getirdik. Ama yandan Kürt meselesinin çözümü konusundaki irademiz. Sonuçta PKK silah bırakıyor. Silah bırakana karşı çıkacağız? konudaki irademizi net olarak ortaya koyduk.
hibrit çözümü, halkı dinleyen, endişeleri kayda geçirdik. Zaten biz ne oy verirsek verelim kanun geçiyordu. Ama işin olası olumlu sonuçlanması durumunda partimizi bunun dışında bırakmadık. Öbür taraftan sokaktaki endişeleri milletvekillerimizin oylarıyla kayda geçirdik. Milletvekili zaten ne için var?
"Doğru siyasi hat çizdik"
Giresun’daki, Trabzon’daki endişeyi kayda geçirdik. Diyarbakır’daki umudu kayda geçirdik. Biliyorsunuz siyasette lider sultası, katı grup disiplini. Bunlar hep Türkiye’ tartışmalı işler. Lider karar veriyor. Herkes ona uyuyor. İşte AK Parti milletvekilleri, görmediği metne imza. Biz görmediği metne imza atanlardan olmadık. Körü körüne karşı çıkanlardan olmadık. Arada yerde, doğru siyasi hat çizdik. Yeni Parti’nin yeni nesil siyaset anlayışıdır.
Bugün konuştuğum milletvekillerinden Giresun milletvekilimiz, Çorum milletvekilimiz arkadaşlarımız ayrı ayrı oylamada serbest bırakmanın hem kendileri için hem partimiz için çok doğru iş olduğunu ifade ettiler.
Mahkûmlar için adım atılacak ?
Oylama ilgili karardan önce altı farklı cezaevindeki arkadaşlarımı bizzat ziyaret ettim. Tamamına yakını yasanın desteklenmesini söylüyordu devamında demokratikleşme adımlarıyla uzun tutukluluk süresinin ortadan kalkmasını, adil yargılanma hakkının olmasını, gizli tanık gibi ya kişilerin itiraf mekanizması diye iftiraya zorlandıkları meselelere Avrupa standartlarında düzenlemeler getirilmelerini bekliyorlar.
Hem yasayı normal aydın sorumluluğuyla desteklemenin yanında ayrıca demokratikleşme adımlarının cezaevlerindeki sancıyı hafifleteceklerini söylüyorlar.
Ayrıca şunu söylemek lazım: Tabii ki 15 Temmuz darbe girişimine karışanlar, kadın cinayetleri, çocuk istismarı için değil ama devletin şefkatli elini cezaevindeki kader mahkûmlarına uzatması lazım.
anda TBMM’ kadar yüksek mutabakatla terör örgütünün tasfiyesi örgüt mensuplarına yönelik takım düzenlemeler yapılabildiğine göre, cezaevlerinde bulunanlardan darbeye kalkışan, polisimize kurşun sıkan, kadın cinayetlerini çocuk istismarcılarını değil ama onun dışında cezaevlerindeki kader mahkûmlarına devletin şefkatli elinin, parlamentonun elini uzatması önemli meseledir.
Ayrıca biz artık toplumsal mutabakatla Türkiye’yi demokratik yargının, üstün bağımsız yargı olduğu kimseye bağlı olmadığı, hukuk devletine hızla geri döndürmek durumundayız. Kalkınmanın işsizliğin çaresi budur. Toplumsal barış olmadan hiçbir şey olmuyor.
"Can Atalay’ın cezaevinden çıkması lazım"
Şimdi bundan sonra herkes attığı imzanın arkasında durmalı. Biz attığımız imzanın arkasında durduk. Sadece altıncı kısmını yerine getiriyor. Raporun yedinci kısmında demokratikleşme adımları. Hızlı şekilde başta Gezi mahkûmları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) kararı olanların durumunu, hemen ele alınmasına çalışacağız. Bunların arasında Hatay Milletvekili Can Atalay
En çok garibime giden, ayıp saydığım konulardan birisi Can Atalay meselesi. Hatay, Türkiye’ye sandıkla katıldı. Yani Hatay Cumhuriyeti’nin, Türkiye Cumhuriyeti’ne katılması referandumla, sandıkla, halkın oyuyla. Halkın oylarıyla, Hatay, Türkiye Cumhuriyeti’ne katılıp Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük beklentisi, hayali gerçekleşti. Hataylıların oylarıyla seçtiği milletvekilini cezaevinde tutuyoruz. olmaz. Sandıkla gelen Hatay’a, ‘Ben senin sandık sonucunu tanımıyorum’ diyemeyiz. çok kritiktir. çok önemlidir.
Can Atalay’ın cezaevinden çıkması lazım. Hakkında AYM kararları olan, uygulanmayan tutuklularının AHİM kararı olan Osman Kavala’nın, bunun yanında Gezi tutuklularının benzer durumda olanlar serbest kalmalı.
Ardından kayyumlar kalkmalı. Halkın kararı hayata geçmeli. Ayrıca bunun devamında demokratikleşme adımları tarif edilerek artık devlet herkesi terörist olarak görmekten, herkesi Cumhurbaşkanına hakaretten içeri atmaktan, gazetecileri yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu gibi absürt suçlamayla ilişkilendirmekten kurtarmalı. konuda mücadelemizi sürdüreceğiz. Meclis zemininde herkesin imzasına sahip çıkmasının takipçisi olacağız.”
: T24, Sözcü.