İktidarın 'terörsüz Türkiye' adını verdiği süreç kapsamında hazırlanan 'çerçeve yasa' teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülüyor.
"Millî Dayanışma Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" adı verilen teklif, PKK'nın fesih silah bırakma kararının ardından 5 Ağustos 2025'te çalışmalarına başlayan süreç komisyonunun raporundan sonra hazırlandı.
Komisyonun kurulmasından tam yıl sonra, 592 vekilden 360'nın imzaladığı teklif önce 5 Ağustos'ta TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Ardından 8 Ağustos'ta Adalet Komisyonu'nda 18 saat süren görüşmelerde; AKP, MHP, DEM Parti Yeni Parti "evet" oyu verdi. Genel Kurul oylamasında ise Yeniden Refah Partisi İyi Parti dışındaki tüm partilerin "evet" oyu kullanması bekleniyor.
Bugün MHP'nin TBMM Başkanvekili Celal Adan'ın başkanlık ettiği Genel Kurul'daki tarihî oturumda, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu görüşmeleri izliyor.
TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edilen 12 maddelik yasa teklifinin Genel Kurul'daki görüşmeleri saat 11.00' başladı. Oturumda siyasi parti temsilcilerinin konuşmalarının ardından yasa teklifinin oylamasına geçilecek.
Soylu hatırlatması
BirGün'den Mustafa Bildiricioğlu'nun haberine göre talep eden milletvekillerine iki dakikalık konuşma hakkı başlayan Genel Kurul toplantısında ilk sözü alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Süleyman Soylu’nun, “Cumhuriyet’in yüzüncü yılında dağlarda terörist kalmayacak” sözlerini anımsattı. Soylu’nun açıklamasına karşın AKP’nin, “PKK pazarlık yaptığını” öne süren Çömez, “Yok dediğiniz PKK nasıl masaya oturdunuz?” diye sordu.
CHP adına söz alan CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli “Meseleyi devlet politikası olarak değerlendirdiklerini” anlattı. Türeli, Çerçeve Yasa’ya, “Terörün kalıcı olarak sona ermesi demokratik siyasetin güçlenmesi düşüncesiyle” destek vereceklerini söyledi.
Yeni Yol Grubu TBMM Grup Başkanvekili Bülent Kaya ise konuşmasında, “ sürecin başarıya ulaşmasını ama önümüzde çok uzun meşakkatli yol olduğunu, meşakkatli yolun siyasal kamplaşma kutuplaşmalarla değil tam tersine demokratik siyaseti inşa etmekle aşılabileceğine inanıyorum” ifadesini kullandı.
"81 milyon yurttaşın kazanımı"
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise Genel Kurul’a, “Tarihi sürece hep birlikte katkı sunalım. Eleştirilerimizi, süreci güçlendiren önerilere dönüştürelim” çağrısı yaptı. Koçyiğit, Çerçeve Yasa gelecek barışın 81 milyon yurttaşın kazanımı olacağını belirtti:
"Uzun yıllardır ağır bedeller ödeyen Türkiye halklarının önünde bugün fırsat. Barışı kalıcılaştırmak demokrasiyi inşa etmek. Elbette teklifin eksiklikleri var bundan sonra eksikleri gidermek gibi sorumluluğumuz. Barış sadece yasayla gelmez. Demokratik siyasetin alanını genişletmek, AİHM AYM kararlarını uygulamak, seçilmişlerin halk iradesinin güvence altına alındığı düzeni hep beraber mücadele etmek zorundayız."
Yeni Parti'den demokratikleşme vurgusu
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, süreç için kurulan komisyonun kaleme aldığı ortak raporu hatırlattı.
Ortak raporun demokratikleşme bölümüyle ilgili Türkiye’ tek adım dahi atılmadığının altını çizen Emir, “Hukuksuzlukların giderek derinleştiği, yargının gazeteciler, siyasetçiler vatandaşlar üzerinde sopaya dönüştüğü sürecin içinden geçiyoruz”.
Emir, ortak rapordaki, “AYM AİHM kararlarına uyulmalı” önerisine karşın AYM AİHM kararlarına uyulmadığını kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Komisyonu, TBMM Başkanımız hep birlikte kurduk. Komisyonun ismini öylesine koymadık. Silahların susması elbette terörün bitirilmesi gerektiğini, bütün bunları demokratik düzen kurmadan başaramayacağımızı gün söyledik. rapor ortaya çıktı raporun altında herkesin imzası vardı. Demokratikleşmeyle ilgili hiçbir adım atılmadığı gibi halk iradesinin sürekli gasp edildiği, yargının bütün muhalifler üzerinde saldırı aracına dönüştüğü sürecin içinden geçiyoruz. Raporun demokratikleşme bölümünü ıskalayan süreçte yasa teklifi karşı karşıyayız. terörün bitmesi adına atılacak her adımı önemsiyoruz. teklifin geliş biçimi, ortak aklın çalıştırılmayışı önemli eksiklikler olmuştur. Ama partimizin tutumunu, Sayın Genel Başkanımız ayrıntılı şekilde acaktır.”
"Cumhuiyete yönelik kalkışma"
Genel Kurul' kürsüye gelen İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, hem yürütülen süreci hem çerçeve yasa teklifini eleştirdi. teklifi 'cumhuriyete yönelik kalkışma' olarak nitelendiren Dervişoğlu, şunları söyledi:
"Haftalar süren komisyounculuk oyununun kirli propagandaların arkasında neler yaşandığını anlattık. kanun teklifini TBMM hazırladı ki onun onayına sunulmaktadır? Meclis başlangıçtaki gibi tescil kurumuna dönüştürülmüştür. sürecin günahına ortak edilmek dışında, Meclis’in süreçteki yeri nedir acaba? Sadece komisyonda değil, sürecin en başından itibaren milletimizin onurunu koruyan dava arkadaşlarıma huzurunuzda teşekkürlerimi sunuyorum. Önce silahın doğrulanabilir biçimde toplanıp imha edilmesi yönetici kadronun çözülmesinin ardından hukuki adım atılabilir.
yöntem devleti, örgüt karşısında neredeyse eşit sözleşmeci taraf durumuna taşımıştır. İmza atanlara oy vereceklere soruyorum: Denetleyemeyeceğiniz yasayla tek kişiye daha fazla yetki daha az sorumluluk verdiğinizi anlamıyor musunuz? Sürece kim ne ad verirse versin milli kimliğimiz cumhuriyetimize karşı girişilen büyük kalkışmadır. Siz Kürtleri, PKK eşitlemeye çalıştığınız için kalkışmadır. İmralı’daki müebbetlik hükümlüyü Kürtlere kayyum atamaya çalıştığınız için kalkışmadır. Sizler, üniter, milli laik Cumhuriyetimizi hedef alıyorsunuz. Öcalan’ı makbul siyaset gurusu gibi kim pazarlamıştır?"
"Tek amacımız var, başka acıların yaşanmamasıdır"
DEM Partili Tuncer Bakırhan ise şekilde konuştu:
“Acı inkar dolu sayfaları kapatmak üzereyiz. Bugün mesele ilk kez, gerekçesi yazılmış, müzakere edilebilir, olağan yasa diliyle koşuluyor. Parlamento meseleyi siyaset sorumluluğuyla çözme kararlığı karşı karşıyadır. Tarihe geçecek günler, güçlü irade gerektirir, irade bugün Meclis’te vardır. yasa, ayrıcalık üreten yasa süreç, taviz ya yenme-yenilme süreci değildir. süreç, Türkiye’yi büyütecek refaha kavuşturacak süreçtir. Yüz yıldır size, ‘Bölüneceğiz’ korkusu anlatıldı. Oysa ki ülkeyi bölünmeye yaklaştıran en çok şey, çatışmanın kendisiydi. Acı hangi evde olursa olsun hepimizindir. Tek amacımız var, başka acıların yaşanmamasıdır.
süreç, kimliğimizin eritilmesi değil, varlığımızın hukukla buluşmasıdır. süreç, Türkiye’nin bölünmesine değil, birleşmesine fırsat sunacaktır. Ekim birlikte artık Türkiye’ haksızlığa uğrayan tüm kesimlerin dahil olacağı inşa süreci başlatmalıyız. Ekim ayında parlamentonun istikameti, demokratikleşme olmalıdır. yasayı ne gözü kapalı kutsuyoruz, ne gözü kapalı reddediyoruz. Anadil, eşit yurttaşlık yerel demokrasi başta olmak üzere, demokratik talepler unutulmamıştır. Bugün atılan şey temeldir.”
Görüşme devam ediyor.
: BirGün, T24.