İRA TZOUROU

Başkent Yerevan yakınlarındaki Hrazdan Nehri kanyonunun dik yamaçlarında yükselen Hrazdan Stadyumu. mimarlar Koryun Hakobyan, Gurgen  Musheghyan mühendis Eduard Tosunyan tarafından tasarlanan, yapımına 1969’ başlanan brütalist yani ham beton anıttır. Kapılarını 19 Mayıs 1971' açan Ararat Yerevan takımının zaferlerine ev sahipliği yapan mühendislik harikası, günümüzde Ermenistan Futbol Federasyonu teknik uzmanların raporlarında belirtildiği üzere, uluslararası güvenlik normlarını karşılamadığı ciddi yapısal/tahliye riskleri barındırdığı gerekçesiyle resmi spor müsabakalarına tamamen kapatılmış durumda. Yeşil sahalara veda ettiği son profesyonel futbol karşılaşmasını 2 Ağustos 2015'te Ararat Yerevan Ulisses Yerevan arasında ağırlayan devasa beton yığını, şimdilerde eski heyecanlı günlerinden uzak, yalnızca nadiren düzenlenen büyük açık hava konserleri kısıtlı kültürel etkinliklerle sessizliğini bozuyor. Geleceği için yeni umut ışığı beliren stadyumun, 2027’ düzenlenecek Frankofoni Oyunları kapsamında ciddi altyapı yenileme projesine alınması planlansa mevcut terk edilmiş atıl halinin gölgesinde her pazar Qrchi Bazar hayat bulmaya devam ediyor.

Yeşil sahadan kırmızı halıya: "Futbol diplomasisi"

Hrazdan Stadyumu

Stadyum, Sovyet futbolu zaferlerinin yanı sıra Türk Ermeni yakın tarihinin en büyük diplomatik hamlesine tanıklık. 2005–2008 arasındaki kapsamlı yenilemenin ardından, 6 Eylül 2008'deki Ermenistan-Türkiye Dünya Kupası eleme maçına ev sahipliği yaptı. Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yan yana izlediği karşılaşma, siyasi literatüre "Futbol Diplomasisi" olarak geçti. Stadyumun tribünlerini dolduran 30 bin coşkulu seyircinin arasında, tarihi ana tanıklık etmek için Türkiye'den gelen İstanbul Ermenileri Türkiye vatandaşları yer alıyordu.

Ancak aradan geçen yaklaşık 20 yıla rağmen beklenen barış gelmedi; Ermenistan'ın sınır kapılarını açma hazırlıklarına karşı Türkiye’nin sessiz kalması nedeniyle vaatler askıda kaldı. gün barış umutlarıyla dolup taşan stadyum, şimdi diplomatik rüzgârların çok uzağında, jeopolitik çıkmazın derin kabullenişin sessizliğini yaşıyor.

Karanlık yılların hayatta kalma mirası

Stadyumun gri beton kolonları altına serilen darmadağınık, rengarenk kıyafet yığınları arasındaki tezat, pazarın varoluş nedenini yansıtır. Resmi kaydı olmayan bitpazarının kökleri, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Ermenistan’ın üzerine çöken savaş, izolasyon enerji krizinin yaşandığı 1993–1994 yıllarındaki "Karanlık Soğuk Yıllar" dönemine dayanır. ağır kriz döneminde Yerevan halkı, en temel gıda maddelerine ulaşabilmek hayatta kalabilmek için çaresizce evlerindeki eşyaları, çeyizleri anıları caddelere serip satmaya başladı. hüzünlü ticaret, kriz hafiflese toplumsal sığınağa dönüşerek en sonunda Hrazdan Stadyumu’nun gölgesine yerleşti.

Stadyumun dışına taşan kalabalıkta, pazarın çekim gücünden pay kapmak isteyen fırsatçı satıcı kitlesi ucuz, seri üretim Çin malı tekstil, plastik oyuncak kalitesiz kozmetik ürünleri satmaya çalışır. Ancak modern dünyanın sunduğu ruhsuz tüketim ürünleri, Hrazdan'ın mistik atmosferinde neredeyse hiç müşteri bulamaz pazarın dokusu tarafından adeta kusulur. Zira Qrchi Bazar’ın asıl varoluş amacı modern alışveriş değil yaşanmışlıkların, kırılmış hayallerin aidiyetlerin el değiştirmesidir.

Stadyum, Sovyet futbolu zaferlerinin yanı sıra Türk Ermeni yakın tarihinin en büyük diplomatik hamlesine tanıklık. 2005–2008 arasındaki kapsamlı yenilemenin ardından, 6 Eylül 2008'deki Ermenistan-Türkiye Dünya Kupası eleme maçına ev sahipliği yaptı. Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yan yana izlediği karşılaşma, siyasi literatüre "Futbol Diplomasisi" olarak geçti.

Qrchi Bazar ya Hrazdan Bitpazarı

Pazarın derinliklerine, beton gölgelerin altına doğru adım attıkça plastik ambalajlar yerini gerçek insan hayatlarının sergilendiği absürt envantere bırakır. yanda eski Komünist Parti üyelerinin orak-çekiç amblemli kırmızı parti kimlikleri dururken, hemen yanında evlerin vitrinlerini süsleyen ışıl ışıl Çekoslovakya kristalleri fabrikaları çoktan yıkılmış Sovyet dönemine ait ağır cam eşyalar yer. Tezgahların hüzünlü kontrastı bunlarla sınırlı değildir. Sandıklardan yeni çıkmış gibi duran heybetli kürk kalpaklar, eski radyo televizyonların yedek parçalarıyla dip diple sergilenir. En mahrem anılardan paslı somun vidasına, koca sanayi tipi kompresör makinelerine kadar uzanan nesne cümbüşü, sadece evlerin içini değil, aynı zamanda dağılan endüstriyel sistemin dökümünü yerdeki tozların üzerinde gözler önüne serer.

Paracanov kolajı

nostaljik curcunanın tam ortasında, stadyumun devasa giriş kapısının hemen sağında pazarın en beklenmedik absürt katmanı yer. Duvar diplerindeki tel kafeslerden yükselen sesler, narin kanaryalardan ayakları bağlanmış tavuk horozlara kadar tam köy meydanı hengamesi yaratarak betonun soğuk sessizliğini dağıtır. Kuşbazların sigara dumanları, hararetli pazarlıklar paslı Sovyet hurdaları arasında rüzgarda uçuşan tavuk tüyleri, pazarın kaotik ruhunu yaşayan sanat enstalasyonuna dönüştürür.

Tam noktada başınızı kaldırıp Hrazdan Nehri’nin karşı yakasındaki dik yamaca baktığınızda, 1990 yılında Yerevan’ vefat eden dahi aykırı yönetmen Sergey Paracanov’un Ev Müzesi yükselir. Hayatı boyunca atık nesneleri, kürkleri antikaları araya getirerek gerçeküstü kolajlar üreten, sinemasında kuşları imge olarak kullanan Paracanov için pazar tükenmez ilham kaynağı olurdu. Qrchi Bazar, her pazar günü soğuk betonun altında kendi canlı, absürt sinematografik Paracanov kolajını yeniden üreterek nehrin karşı kıyısındaki dahi sanatçının ruhuna selam gönderir.

Hrazdan Qrchi Bazar' kuşçular.

Tavuk tüylerinin uçuştuğu kaotik curcunanın ardında, pazarın asıl ruhunu taşıyan emektar kadınlar erkekler belirir. insanların üzerinde, Ermenistan’ın Eylül 1991'deki bağımsızlığı öncesinin modası dokusu adeta donup kalmıştır. Solmuş yün ceketleri eski Sovyet kesimi pardösüleriyle onlar, takvimin 30 yılı aşkın süre önce durduğu zaman adasının sakinleridir. Ancak ak saçlı çınarlar, ekonomik buhranların solduramadığı kadim Yerevan nezaketini barındırır. Evlerinin vitrininden getirdikleri kristal bardağın ya babadan kalma saatin üzerine titreyen insanlarla pazarlık yapmak, aslında geçmişe dair iki kelam etmenin bahanesidir. Öyle ki pazarda kapitalizmin acımasız kuralları sökmez. Tezgâhtaki objeyi ip paranızın yetmediğini söylediğinizde pazarın en sarsıcı anı yaşanır. ihtiyar satıcılardan biri, ilerlemiş yaşına inat beton zeminde arkanızdan koşarak gelir objeyi zorla elinize tutuşturur. Parayı reddeden, misafirperverliği paradan üstün tutan eski Sovyet-Ermenistan kuşağının naif tavrı, Qrchi Bazar’ı ticari pazar olmaktan çıkarıp kaybolan insanlık medeniyetinin son ayinine dönüştürür.