YouTube’ yayınlanan "Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisinin yayımlanmasının ardından çıkarıldığı mahkemede tutuklanan 3 Temmuz'dan beri cezaevinde bulunan komedyen Deniz Göktaş, ilk duruşmasında tahliye edildi.
Mahkeme, “suçu suçluyu övme” suçundan beraat kararı verdi. İddianamede “halkı kin düşmanlığa tahrik veya aşağılama” olarak yer alan suçlamayı “dini değerleri aşağılama” kapsamında değerlendirerek Göktaş’a 7 ay 15 gün, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan ise 11 ay 20 gün hapis cezası verdi.
Mahkeme Göktaş hakkında hükümle birlikte tahliye kararı verdi.
Bugüne gelene kadar
Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutulan Göktaş hakkında tutukluluğunun 63. gününde iddianame hazırlanmış, Göktaş hakkında “Halkı kin düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama”, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” “suçu suçluyu övme” suçlamalarından 2 yıl 8 aydan 11 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.
Göktaş'ın duruşma öncesi.Deniz Göktaş'ın bugün, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmayla ilk kez hakim karşısına çıktı. Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan getirilen Göktaş’ın duruşması öncesinde İstanbul Adliyesi'nin önündeki meydan adliye kapıları kapatıldı. Adliyeye sadece avukatlar, basın kartı olan gazeteciler, duruşması olanlar dilekçe verecek olanlar alınıyor.
Göktaş savunması
Saat 11.30 gibi savunmasına başlayan Deniz Göktaş, “Ölü Deniz” adlı gösterisinin yayınlanmasının ardından sosyal medyada hedef gösterildiğini söyledi. Şakalarının bağlamından koparıldığını belirten Göktaş, sosyal medyada hakkında CİMER şikayeti yapılması için kampanya yapıldığını ifade.
Göktaş, dönemde iltica edeceğine dair iddialar öne sürüldüğünü ancak söz konusu dönemde yarım milyon liraya yakın bedelli askerlik ücreti ödediğini belirtti. Göktaş, “Yurt dışına kaçacağı iddia edilen kişi neden askerlik yapmak için para öder?” diye sordu.
Göktaş'ın savunması sırasında salonda sık şık gülüşmeler oluyor.
Göktaş "Şakaları nedeniyle 3 aydır tutuklu komedyen olarak 'Türkiye benim işimi hayli zorlaştırıyor. Bütün polis memurları bana 'Sen salak mısın, neden döndün?' dediler" ifadelerini kullandı.
Gözaltındayken uyuşturucu testi yapıldığını anlatan Göktaş, hala sonuç çıkmadığını söyledi.
Kılıçdaroğlu’yla görüşmek istemeğini üç kez belirttiğini söyleyen Göktaş, polisin zorla Kılıçdaroğlu’yla görüştürüldüğünü belirtti. Göktaş, “Üzerimden reklam yapılmasını istemiyordum ama getirdiler yanıma. Ters kelepçe yetmezmiş gibi duruşma öncesi zorla Kılıçdaroğlu görüştürüldüm. Kendisi ben tutukluyken üzerimden reklam yapılmasın diye görüşmek istemiyordum. Zorla olunca sert, net olumsuz konuştum. Herkesin şahit olduğu konuşmamı bile yalanladılar. Memurlar “niye CHP’yi salın dedin” diye sordular. Avukatlarımı bile göremiyorken, ellerim kelepçeli hâlde adliyede zorla neden Kemal Kılıçdaroğlu görüştürüldüm? Hâlâ merak ediyorum. Ben kendisine ‘CHP’yi salın’ dedim. Neden zorla görüştürüldüm hala bilmiyorum.”
İtiraz sonucu tahliye kararı verildiğini sonrasında başka suçlamadan aynı gün tutuklandığını hatırlatan Göktaş, “Daltonlar suç örgütünü övme suçundan tekrar tutuklandım. 30 saniyelik özgürlük oldu SEGBİS odasında. İnsan ister istemez düşünüyor. Hiç tahliye kararı verilmemiş olsa suç sayım daha az olacaktı”.
"Utangaç diktatör"
“Utangaç diktatör” tanımlaması cumhurbaşkanına hakaret sayılmış. Diktatör ifadesi hakaret değil siyasi nitelemedir. Başka komedyen “demokrat” diyebilir benden daha çok güldürebilir.
Sahneye çıkan biri yasaklanmamalı. tüm vatandaşlar için endişe vericidir. Siyasiler eleştirilere göğüs germelidir. İddianamede Anayasa Mahkemesi'nin ifade özgürlüğüyle ilgili kararlarından bahsedilmiş, buna göre benim sözlerim suç değil. Ben çocukken Levent Kırca Ferhan Şensoy izlerdim. Onlar beni izlese yumuşak bulurdu sözlerimi. Tutuklu yargılama gibi şey mümkün değildi. Levent Kırca televizyonla herkesin evine giriyordu. yıllarda ifade özgürlüğünü koruyan yasalar değişmedi, ama an komedyen hapis yatıyor. Değişen şaka kaldıramayan, kırılgan siyasetçiler.”
Bugün Ferhan Şensoy'u yasaklayan kişiler hatırlanmıyor ama Ferhan Şensoy’un oyunları sözleri hatırlanıyor. Politik mizahı yargının koruması gerekiyor çünkü komedyenler zaten yalnız insanlar. Ama tarafın trolleri. Politik mizah yasak değilse diktatör şakasında suç. Politik mizah yasak değilse diktatör demek suç değildir.
Erdoğan'ın isminin geçmediği politik mizahın anlamı yoktur. Otoriteden lafını esirgemeyen Nasrettin Hoca hayatta olsa Erdoğan'dan başka şaka yapmazdı.”
"İdamlık komedyen"
CİMER’e yapılan şikayet şöyle, “İdam cezası olan ülkede idam edilmesini talep ediyorum, teşekkürler.” Benim kişiyi kin düşmanlığa tahrik ettiğim iddia ediliyor. kişide öyle kin var ki tüm Ortadoğu’ya yeter. Benim tahrik etmeme gerek. Adam idam inovasyonu öneriyor. Elde idamlık komedyen var bunu idam cezası uygulayan ama elinde idamlık komedyen olmayan ülkeye ihraç etmeyi teklif ediyor. CİMER altına “Talebiniz alınmıştır” diye yazmış. Umarım kabul edilmez. İdam edilecek komedyen benim diye duygusal yaklaşıyorum, bilmiyorum.
Dalgıç şakası üzerine
" üç cümleme dair tepkileri tutuklanmadan önce görmüştüm. Ama dalgıçlarla ilgili suçlamayı savcılık sorgusunda öğrendim. Buradaki suçlama ne, anlamadım diye sordum. Savcı şakada haşema giyen insanlara ayrımcılık var. gün kendimi savundum ama sonra hücremde bunun bi yanlışlık olduğunu düşündüm.
İddianamedeki alıntıyı dümdüz okuduğumuzda bile suçlandığım şeyin tersi durum. Dalgıçlarla ilgili cümlemde eleştirdiğimin tam tersiyle yargılanıyorum.
Burası gösterinin en çok gülünen. Ben dalgıç dediğimde herkes ters köşede kalıyor. A haşemalılar tüm vücutları kapalı saçları görünmeyen kıyafetler giyiyor, dalgıçlar. Bence alkışların esas nedeni, herhangi kadını kıyafetinden dolayı yargılamadığım için hayalkırıklığına uğramadıkları."
"İşime inancım arttı"
"Başıma gelenler işime olan inancımı arttırdı. Özgürlüğüme kavuştuktan sonra daha büyük heves özgüvenle yapmaya devam edeceğim. Tek kaygım, dava yüzünden sahneye çıkan insanların cesaretinin kırılması, daha fazla otosansüre yönelmeleridir. Umarım yazan, çizen, üreten herkes bardağın dolu tarafına odaklanır; her cümlemiz sandığımızdan daha büyük potansiyel taşıyor."
"Yurtdışından kendi isteğimle döndüm"
Göktaş'ın savunması sırasında mahkeme heyeti savunmanın 1.5 saattir devam etitğini artık sonunu getirmesini söylemesini üzerine, Göktaş, "88 gün hücrede yattım müsade edin konuşayım biraz". Göktaş "Kaçma isteğim yok, yurtdışından kendi isteğimle döndüm. Delilleri karartma ihtimalim. Hayatımdan 3 ay çalındı ama sigarayı bıraktım hapishanede şekilde 3 ayı telafi edeceğim. Beraatimi tahliyemi talep ediyorum” diyerek beyanını sonlandırdı. Salondaki izleyiciler uzun süre Göktaş’ı alkışladı.
Deniz Göktaş'ın savunması, salondakiler tarafından çok uzun süre alkışlandı. Göktaş'ın avukatının savunmasından sonra savcı atılı suçlardan cezalandırılmasını hükümle birlikte tahliyesine karar verilmesini talep. Duruşmaya ara verildi.
Göktaş'a destek olmak için gelenler arasında karikatürist komedyen Serkan Altuniğne, Özge Özel, yazar Mine Sögüt, akademisyen Özgür Mumcu gibi isimler yer alıyor. Duruşma salonuna giremeyenler için başka salon açıldı. Gazeteciler, avukatlar dayanışma için gelenler Göktaş'ın savunmasını salonda SEGBİS'ten izleyebiliyor.
Ne olmuştu?
"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisinin YouTube’ herkese açık şekilde yayınlanmasından sonra komedyen Deniz Göktaş, 2 Temmuz Perşembe günü tatile gittiği yurtdışından İstanbul'a dönüşünde havalimanında pasaport kontrolü sırasında gözaltına alındı. 3 Temmuz' Çağlayan adliyesine getirilen Göktaş, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Göktaş'a "Cumhurbaşkanına hakaret" "halkın kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlamaları yönetildi, tutuklama gerekçesi olarak aynı suçlamalar getirildi.
Komedyen Deniz Göktaş'ın tutukluluğuna yapılan itirazı inceleyen İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi, Göktaş hakkında 28 Ağustos tarihinde tahliye kararı verdi.
Tahliye kararı verildikten sonra Göktaş, "suçu suçluyu övme" iddiasıyla avukatlarına haber verilmeksizin sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.
İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği, Göktaş’ın "Ölü Deniz" gösterisinde söylediği “Ben bugünün ön sıra bilet gelirleriyle, gerçi ön sıra belediye davetlisi, oradan gelir. İkinci sıra diyeyim daha güvenli. Bugünün ikinci sıra bilet gelirleriyle Türkiye’ tetikçi tutup, rakip komedyeni öldürtebiliyoruz. an piyasa durumda. Sadece ikinci sıra, Telegram grubu. Oradan Daltonlar yazıyorsunuz, gayet kurumsal iletişim. Bitcoin’den parayı yatırıyorsunuz miyorlar. Öldürünce fotoğraf geliyor buydu değil abi? Onun ikizi vardı ama benim hatam. Tekrar yatırıyorsunuz, muhteşem sistem…” sözlerinden dolayı tutuklama kararı verdi.
Hakimlik sözlere yönelik Daltonlar olarak adlandırılan "suç örgütünü övme" çıkarımında bulundu. Deniz Göktaş, daha önce tahliye edildiği 2 suçlamadan savcılığın itirazı üzerine 31 Ağustos tarihinde yeniden tutuklandı.