Artı Gerçek- İzmir Emek Demokrasi Güçleri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AKP'ye geçeceği iddialara karşı eylem yaptı.

Protestocular Alsancak ÖSYM önünde araya geldi.

ARBEDE YAŞANDI

Sevinç Pastanesi önüne yürümek isteyen gruba polis izin vermedi küçük çaplı arbede yaşandı.

Bunun üzerine protestocular, basın açıklamasını Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapma kararı.

ÖSYM önünden gruplar halinde yürüyen protestocular, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde araya geldi.

BASIN AÇIKLAMASINA POLİS ABLUKASI

Basın açıklaması polis ablukası altında gerçekleştirildi. Açıklamayı İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz okudu.

“Seçmen iradesi siyasi transferlerle değiştirilemez”

Türkiye’nin uzun süredir ağır siyasal, ekonomik toplumsal kriz içerisinde olduğunu belirten Yılmaz, milyonlarca kişinin yoksulluk, işsizlik, güvencesizlik geleceksizlikle mücadele ettiğini söyledi.

Hukukun üstünlüğü demokratik hukuk devleti ilkelerinin aşındığını belirten Yılmaz, yargının bağımsızlığı tarafsızlığına ilişkin tartışmaların büyüdüğünü, temel hak özgürlükler üzerindeki baskıların ağırlaştığını ifade.

Yılmaz, siyasal iktidarın toplum üzerindeki denetim tahakküm araçlarının genişlediğini söyledi.

Seçimlerde ortaya çıkan halk iradesinin seçim sonrasında gerçekleşen siyasi transferlerle değiştirilmesine tanık olunduğunu belirten Yılmaz, farklı partilerden seçilmiş çok sayıda belediye başkanının AK Parti’ye geçmesinin artık yalnızca kişisel siyasi tercihler üzerinden değerlendirilemeyeceğini dile getirdi.

Yılmaz, “ belediye başkanları, seçildikleri partilerin adayı olarak seçilmişlerdir, yoksa kişisel isimleri üzerinden bağımsız siyasi yetki almışlardır?” diye sordu.

'SEÇMEN İRADESİ SİYASİ PAZARLIĞIN PARÇASI HALİNE GETİRİLEMEZ'

Adayların belirlenmesinde parti örgütlerinin, parti yönetimlerinin siyasi mücadelelerin önemli rol oynadığını belirten Yılmaz, adayların seçildikleri partilerin kurumsal kimliğiyle yurttaşların karşısına çıktığını söyledi.

Yılmaz, “Seçmen iradesi kişisel kariyer planının, siyasi pazarlığın veya iktidar değişiminden faydalanma hesabının parçası haline getirilemez”.

Türkiye’nin geçmişte milletvekili transferleri, parti değiştirmeler iktidar çoğunluğunu parlamento aritmetiği üzerinden değiştiren siyasi manevralarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Yılmaz, dönemlerin ortak sonucunun siyasete duyulan güvenin daha zedelenmesi olduğunu söyledi.

Parti değiştirmenin zaman içerisinde siyasi ilkelere dayalı tercih olmaktan çıkarılarak kişisel siyasi veya hukuki koruma arayışlarının aracına dönüştürüldüğünü belirten Yılmaz, Türkiye’nin siyasal tarihinde durumun bedelini toplumun defalarca ödediğini ifade.

Yılmaz, aynı anlayışın yerel yönetimler üzerinden yeniden üretilmesine izin verilmemesi gerektiğini söyledi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddiaların çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, seçmen iradesinin başka partiye transfer edilmesinin siyasi anlamına dikkat çekti.

Yılmaz, dün partinin adayı olarak yurttaşların karşısına çıkan partinin siyasi kimliğiyle seçilen belediye başkanının bugün başka siyasi safta yer almasının, seçmenin verdiği oyun hangi siyasi temsil üzerinden verildiği sorusunu gündeme getirdiğini söyledi.

“İstediği partiye geçer, sonuçta belediye başkanı yine aynı kişi, partinin ne önemi var” yaklaşımının geçiştirilemeyecek demokratik sorunu ortaya çıkardığını belirten Yılmaz, partinin, programın, aday gösterilme sürecinin seçmenin tercihinin önemli olduğunu vurguladı.

Yılmaz, seçmen tercihinin arkasında belirli politikaların bulunduğunu belirterek, “Çünkü seçmen tercihinin arkasında belirli politikalar bulunmaktadır”.

'SEÇME HAKKININ AŞINDIRILMASI KABUL EDİLEMEZ'

Yılmaz, yaşananların toplumun siyasal olarak sindirilmesine yönelik daha geniş iklimin parçası olduğunu söyledi.

İnsanların ekonomik olarak yoksullaştırıldığı, hukuken güvencesiz bırakıldığı, siyasal baskı altında tutulduğu geleceğe ilişkin umutlarının zayıflatıldığı ortamda, yurttaşların kendi yöneticilerini seçme hakkının seçim sonrasında farklı mekanizmalarla aşındırılmasının kabul edilemeyeceğini belirtti.

Yılmaz, “İnsanların ekonomik olarak yoksullaştırıldığı, hukuken güvencesiz bırakıldığı, siyasal olarak baskı altında tutulduğu geleceğe ilişkin umutlarının zayıflatıldığı ortamda, en temel demokratik hakkın, yani kendi yöneticisini seçme hakkının seçim sonrasında farklı mekanizmalarla aşındırılması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

'SİYASETİN GERÇEK SAHİBİ TOPLUM YENİDEN SÖZÜNÜ SÖYLEYECEKTİR'

İzmir Emek Demokrasi Güçleri olarak hukukun üstünlüğünü, demokratik siyaseti, yerel yönetimlerin halk tarafından belirlenmesi ilkesini seçmen iradesini savunmaya devam edeceklerini belirten Yılmaz, siyasi transferlere makam pazarlıklarına karşı mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.

Yılmaz, açıklamasında ifadeleri kullandı:

“ ülkenin geleceğini siyasi transferlerin, makam pazarlıklarının tek merkezde toplanan iktidar anlayışının değil; halkın örgütlü gücünün, demokratik mücadelenin özgür iradenin belirlemesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Yoksulluğa, hukuksuzluğa, baskıya, geleceksizliğe siyasal tahakküme karşı halkın demokratik mücadelesi büyüdükçe; siyasetin gerçek sahibi olan toplum yeniden sözünü söyleyecektir. söz, hiçbir siyasi transferle değiştirilemeyecektir.”