Wes Anderson abimizi bugün nereden tanıyoruz? Kusursuz simetri hastası kadrajlar, pastel renk paletleri, pazar yeri manavı gibi dizilmiş karakterler her karesi gönderisi gibi duran filmler, değil ? Ama her devin başlangıcı. İşte meşhur Anderson estetiğinin ilk tohumlarının atıldığı, ham ama buram buram samimiyet kokan yer tam olarak burası: Bottle Rocket (1996).

Film kısaca ne anlatıyor derseniz; hayatlarında dikiş tutturamamış, kafaları biraz leylek olan üç kafadarın “büyük soyguncu” olma hayallerini. Ama ortada ne ‘Ocean’s Eleven’ havası var ne zekice planlar. Karşımızda bildiğin amatör eğlence kulübü üyesi kıvamında üç tip.

Grupta Anthony var (Luke Wilson) ki kendisi akıl hastanesinden yeni çıkmış ama ekibin en aklı başında adamı. Dignan var (Owen Wilson) –ki kendisi tam “kötü yola düşmüş izci lideri” enerjisine sahip. Bütün suç planlarını defterlere sarı fosforlu kalemlerle çizen, 75 yıllık suç planı yapan ama banka soyarken kapının kilitli olduğunu unutan muazzam salak. “arabamız var diye ekibe aldık” kafasındaki zengin bebe Bob.

Filmin olayı aksiyon ya devasa soygun hikayesi değil kesinlikle. tiplerin arasındaki saçma sapan ama inanılmaz gerçek dostluk dinamiği. Soygun planı yaparken aralarında geçen diyaloglar kadar absürt samimi ki, mahalledeki kahvede oturan arkadaş grubunu izliyormuşsun gibi hissettiriyor. Wes Anderson daha zamandan “İnsanlar birbirine tuhaf tuhaf bakıp absürt cümleler kursun, ben bunu aşırı ciddiyetle çekeyim” kafasını çözmüş.

Tabii ki The Grand Budapest Hotel veya Moonrise Kingdom gibi her karesi milimetrik cetvelle çizilmiş film beklemeyin. Bottle Rocket biraz daha bağımsız film kafasında, daha hareketli kamerayla çekilmiş, bütçesiz ama ruhu olan yapım. Yine Anderson’ın sarı-kırmızı renk takıntısı, karakterlerin garip eşofman takımları çalan muazzam vintage müzikler (The Rolling Stones sahnesi nokta atışıdır) “Ben geliyorum” diyor.

Uzun lafın kısası; eğer Wes Anderson’ın günümüzdeki aşırı steril bazen yoran simetri deliliğinden biraz sıkıldıysanız ya adamlardaki stilin nerede başladığını merak ediyorsanız Bottle Rocket ilaç gibi gelir. Yüksek bütçeli patlamalar, afili soygunlar yok; bolca komedi, pürüzsüz dostluk mükemmel Owen Wilson performansı.