Eski CIA Direktörü David Petraeus, yapay zekânın 2030 yılına kadar savaş alanındaki sensör ağlarını otonom silah sistemlerini insan müdahalesi sınırlı olacak şekilde yönetmeye başlayabileceğini öngörüyor. Emekli ABD generali, askeri yapay zekâ uygulamalarının veri analizinin ötesine geçerek farklı insansız sistemleri koordine eden karar mekanizmalarına dönüşmesini bekliyor. Petraeus’ın değerlendirmesi, otonom savaş sistemlerinin gelişimiyle birlikte insan kontrolünün kapsamı askeri komuta yapılarının geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıyor.
Yapay Zekâ Destekli Otonom Komuta Sistemleri GelişiyorDavid Petraeus, yatırımcı Finn Murphy’nin Forecast2050 podcast yayınında yaptığı değerlendirmede, önümüzdeki dört yıl içinde otonom sistemlerin birbirleriyle koordineli çalışan daha geniş ağlara dönüşebileceğini belirtti. Petraeus, yapının yalnızca tek tek insansız hava araçlarını yöneten yazılımlardan oluşmayacağını, farklı makineleri ortak komuta ağı üzerinden koordine eden yapay zekâ ajanlarını kapsayacağını ifade.
Petraeus’ın öngördüğü yapıda yapay zekâ destekli askeri komuta sistemleri, savaş alanından gelen bilgileri sürekli değerlendirecek farklı araçların görevlerini koordine edecek. Otonom sensörler çevredeki gelişmeleri algılayarak verileri merkezi sisteme aktaracak. Sistem elde ettiği bilgiler doğrultusunda operasyonların yürütülmesine ilişkin yönlendirmeler yapabilecek.
Emekli general, Mayıs ayında CNBC’ye verdiği röportajda benzer çalışma modelini anlatmıştı. Petraeus, gelecekte insansız sistemlerin tek başına görev yapan araçlar olmaktan çıkarak müfreze veya tabur büyüklüğündeki birlikler gibi birlikte çalışabileceğini savunmuştu. Böyle yaklaşım, askeri operasyonlarda veri ımını makineler arasındaki koordinasyonu daha kapsamlı hale getirebilir.
Petraeus, yapay zekâ ajanlarından oluşan personel yapısını hiç uyumayan, yemek yemeyen veya mola vermeyen genel amaçlı yapay zekâ kurmay subayları olarak tanımladı. ifade, askeri karar süreçlerinde yapay zekânın yalnızca yardımcı araç değil, operasyonel koordinasyonun parçası olarak konumlandırılabileceği beklentisini yansıtıyor.
Petraeus, otonom savaş teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte silah sistemlerinin çalışma biçiminin değişebileceğini düşünüyor. Mevcut insansız hava araçları çoğunlukla insan operatörlerin yönlendirmesine ihtiyaç duyarken koordineli otonom sistemler daha fazla aracı ortak ağ üzerinden yönetebilir. Böyle yapı, aynı personel sayısıyla daha fazla insansız aracın kullanılmasına zemin hazırlayabilir.
Petraeus, Ukrayna’ 2026 yılının sonuna kadar otonom insansız sistemlerin kullanımının artmasını bekliyor. Özellikle insansız hava araçlarının sayısındaki artış, pilot ihtiyacını azaltarak askeri birliklerin operasyonel kapasitesini genişletebilir. Ancak kaynakta sistemlerin hangi görevlerde, hangi teknik standartlarla veya hangi insan denetimi kuralları altında kullanılacağına ilişkin ayrıntılı plan bulunmuyor.
Petraeus ayrıca, yapay zekâ modellerinin kendi ürettiği verilerden süreçlerden yararlanarak gelişmesini ifade eden yinelemeli öğrenme yaklaşımına değindi. General, söz konusu yeteneğin gelecekteki dönüşümde rol oynayabileceğini belirtti. Bununla birlikte askeri sistemlerde yaklaşımın nasıl uygulanacağına veya güvenliğinin nasıl sınanacağına ilişkin teknik ayrıntı madı.
Petraeus’ın otonom savaş öngörülerine rağmen ABD ordusunun kamuya açıkladığı yaklaşım, silah kullanma kararlarında insan operatörlerin rolünü koruyor. ABD Merkez Komutanlığı Başkanı Amiral Brad Cooper, yapay zekânın büyük miktardaki veriyi incelemek için kullanıldığını doğruladı ancak uygulamaların ayrıntılarını açıklamadı.
Cooper, hangi hedefe ateş edileceğine, ateşin ne zaman açılacağına hangi hedeflerin vurulmayacağına ilişkin nihai kararların her zaman insanlar tarafından verileceğini söyledi. Açıklama, askeri yapay zekâ uygulamalarında veri analizi ölümcül güç kullanımına ilişkin kararlar arasında ayrım bulunduğunu ortaya koyuyor.
Otonom silah sistemleri geliştikçe insan denetiminin hangi aşamalarda korunacağı temel konulardan biri haline geliyor. Sensörlerin veri toplaması, yapay zekânın hedefleri değerlendirmesi sistemlerin operasyonları koordine etmesi farklı teknik hukuki sorular doğuruyor. Petraeus’ın öngörüsü, süreçlerin gelecekte daha fazla otomatikleşebileceğine işaret etse söz konusu sistemlerin ne ölçüde bağımsız karar vereceği henüz netleşmiş değil.
Petraeus, askeri kurumların otonom savaş sistemlerine uyum sağlaması için yalnızca yeni teknoloji yatırımlarının yeterli olmayacağını savunuyor. General, komuta yapılarının savunma kurumlarının çalışma biçimlerinin değişmesi gerektiğini belirtiyor.
Petraeus’a göre İngiltere, daha küçük askeri güce, daha merkezi savunma bakanlığı yapısına insansız sistemlere daha fazla ağırlık veren bütçeye sahip olması nedeniyle dönüşümde avantaj elde edebilir. İngiltere’nin ekonomisi ABD’den daha küçük olsa Petraeus, kurumsal yapının yeni teknolojilere uyum sağlamada önemli etken olabileceğini düşünüyor.
General, ABD’nin ise geçiş için gereken bazı kurumsal değişiklikleri henüz tamamlamadığını ifade ediyor. değerlendirme, otonom askeri sistemlere geçişin yalnızca yazılım, sensör insansız araç geliştirme meselesi olmadığını gösteriyor. Orduların komuta zincirleri, sorumluluk dağılımı insan denetiminin sınırları dönüşümün önemli parçalarını oluşturuyor.
Petraeus’ın 2030 öngörüsü, askeri yapay zekânın veri analizinden operasyonel koordinasyona doğru ilerleyebileceği döneme işaret ediyor. Ancak otonom sistemlerin sahadaki rolünün genişlemesi, teknolojik kapasitenin yanı sıra güvenlik, hesap verebilirlik silah kullanma yetkisinin kimde kalacağına ilişkin kararları gerektiriyor.