Filistin hakkında ne kadar yazsak azdır zira orada olup bitmeyen, sade bizim mahallenin değil yerkürenin istikbalinin pilot projesi. dünyanın zorbaları ellerindeki gücü artık alenen, medikleri, istemedikleri, şeytanlaştırdıkları halk memleketlere karşı, onların topyekûn imhasına varıncaya kadar kullanmaya ant içmiş gibiler. zorbalık yalnız askerî değil, geri dönüşsüz doğa kırımı hesabın içinde.
Dünya çapındaki aşırısağlaşma hesabın işleme koyulmasının olmazsa olmaz basamaklarından. İsrail’in siyonist faşist hükümeti, dünyanın dört bucağında, yapısal antisemit olmasına rağmen kendisine yakın ilân ettiği aşırı sağı, elindeki bütün olanaklarla destekliyor. Avrupa’ ABD’ Güney Amerika’ muradına ermiş sayılır. sapkın ittifak artık “yeni normal” topyekûn imha yokoluşun siyasî ayağı. Yapay zekâ, sonsuz silahlanma, neoliberal hezeyan, kitlelerin yönlendirilmesi güdümü ise ayaklar.
***
Filistin’e dönersek, Yahudi Devletinin imha harekâtı yeni evreye geçmiş durumda. İki koşut hesap olduğu anlaşılıyor. Başta Batı’nın olmak üzere neredeyse herkesin umursamazlığı /veya suç ortaklığı sayesinde Gazze’ hayatı sonlandırmak Gazzelileri topraklarını terk etmeye mecbur etmek muradıyla korkunç kuşatma taciz harekâtı sürüyor.
Batı Şeria’ ise, aynı umursamazlık suç ortaklığı sayesinde, kâhir ekseriyeti Batı kökenli 800.000 işgalci, silahlı kolon, dünyanın en ahlâksız ordusu Tsahal’in doğrudan desteğiyle 4 milyon Filistinlinin hayatını zehir etmek üzere taarruza geçmiş hâlde. Muratları Arapları göçe zorlayarak toprağa el koyup Yahudileştirmek.
16 Şubat’ta Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, işgal altındaki Filistin topraklarında etnik temizlik yaşanabileceği konusunda uyarıda bulunduydu. 7 Ekim 2023’ten yana Batı Şeria’ İsrailliler tarafından 1.100’ün üzerinde Filistinli öldürüldü; ayrıca yaklaşık 41.000 Filistinli zorla yerinden edildi. hesabın sahibi İsrail’in maliye bakanı, savaş suçlusu Ukrayna Yahudisi Bezalel Smotrich.
BM’nin uzman kuruluşu Ticaret Kalkınma Konferansı UNCTAD’ın son raporu, Gazze’deki topyekûn yıkım, Batı Şeria’ ise artan kısıtlamalar nedeniyle Filistin topraklarında görülmemiş ekonomik kriz yaşandığı uyarısında bulunuyor. Rapora göre, millî gelirin 2022 seviyelerinin %20 altında kalacağı öngörülüyor.
İşgâl altındaki topraklara kolonların cebren yerleşimi Batı Şeria’yı paramparça ettiğinden kesintisiz ulaşım artık mümkün değil. Toprak doğal kaynaklara erişim hızla azalırken zorla yerinden edilmeler sürekli artıyor. 2023’ten yana 38 Filistin köyü tamamen boşaltılmış. Çoğalan kontrol noktaları ticaret istihdamı ciddi şekilde aksatmakta. Malî sıkıntılar nedeniyle okullar yüz yüze eğitimi haftada üç günle sınırlandırmak zorunda kalmış.
Yahudi Devleti tarafından toplanan milyarlarca dolarlık gümrük vergi gelirlerinin Filistin yönetimine aktarılmaması kamusal harcamaları ölçüde kısıtlıyor.
Batı Şeria kurumsal tıkanıklıklarla karşı karşıyayken, Gazze’ işletmelerin %92’sinin hasar görmüş ya tamamen yıkılmış durumda olması tam ekonomik çöküş anlamına geliyor.
Gazze’nin millî geliri 2024 yılında %83 daraldıktan sonra 2025 yılında %34,2 büyümüş. Ancak artış, had safhada küçülmüş ekonomik tabandan kaynaklanan istatistiksel toparlanmayı yansıtıyor. Nitekim, Gazze’ kişi başına düşen millî gelir 212 dolar ki kişi başına günlük yaklaşık 0,58 dolara karşılık geliyor. 7 Ekim 2023’ten yana yüz binlerce kişi işini kaybetmiş toplam işgücü gelirinde yaklaşık 2,8 milyar dolarlık kayıp yaşanmış. İşsizlik oranı %78’e ulaşmış. Gazze’nin Filistin ekonomisindeki payı, Ekim 2023 öncesindeki %17,4 seviyesinden 2025 yılında %4’ün altına düştü. Tarım sanayide düşüş %94, inşaat sektöründe ise %100. Gazze’nin toparlanma yeniden inşası için ise en az 71,5 milyar dolar gerekiyor.
İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ise UNCTAD raporuyla eşzamanlı olarak işgâl altındaki Filistin’ haksızca iş tutan 214 şirketin listesini yayımladı. Listede ağırlıklı olarak İsrail çıkışlı şirketler mevcut olsa Airbnb, Booking., Expedia, Motorola TripAdvisor Batı Şeria’dan para kazanıyor. Aklınızda olsun…
Ayın 27’sindeki İsrail seçimlerinden hayırlı sonuç çıkmayacağını, dolayısıyla toplu imha pilot projesinin süreceğini öngörmek mümkün.