yazıda, ömrünün önemli kısmını oğlunu layıkıyla defnetme mücadelesiyle geçirmiş Hatun Aslan’ın 2015 yılında yaptığım araştırma kapsamında aktardığı devamındaki yıllarda benimle tığı anlatılara yer vereceğim. Aslan yaşamdan ölümden koparılmış haysiyetin iadesi mücadelesinin parçasıydı. Onun uzun erimli tutulamamış yas deneyimi, Kürdistan’ yerinden edilmiş, inkâr edilmiş, tanınmamış, engellenmiş, kesintiye uğramış birçok yasın bileşkesi. aynı zamanda yas özelinde politik alana mobilize olan, yası doğasına aykırı biçimde mücadele alanına dönüştürenlerin deneyimi.

Yaşama ölüme haysiyet iade etme mücadelesi her coğrafyada farlılık gösterse çaba ortak evrensel değerler barındırır. nedenle barışı düşünürken onun anlatıları üzerinden yaşadıklarının bilinmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Çatışmanın sonuçlarını anlamaya çalışmak barışın imkanlarını çoğaltmak için gündelik yaşamın mücadele tarihinin gün yüzüne çıkarılması önemli. Barış sürecinin hâlâ alabildiğine kırılgan bıçak sırtı ilerlediği eşikte politik ölümün sonuçlarının açığa çıkarılmasının yolu

Ülkenin Cumhurbaşkanın Berfo Ana’ya söz verdiği günden beri kaç anne evladına kavuşmadan yaşamını yitirdi bilmiyorum ancak Hatun Aslan, oğlu Yılmaz oğlunun arkadaşı Aram’ın izini sürerken verdiği olağanüstü çabasının anlatılmasını istediğini biliyorum. Buna rıza gösterdiğini bildiğim için yazıyı yazabiliyorum. Onun anısına saygının yasını tutmanın biçimi olarak anlatılarına yer veriyorum.

Birinci Evre: Ölüm Haberi Hatun Aslan’ın Yas Mekiği

Oğlunun ölüm haberini televizyondan öğrenen Hatun Aslan, büyük telaşla çatışma bölgesine gider. Tarih 12 Mart 1998. Çatışmaların yasakların en katı olduğu yıllar. Önce karakola giderek haberi netleştirmeye çalışır. Israrları sonucunda haberin doğru olduğunu, Lice’ çatışma yaşandığını hayatını kaybeden PKK’lilerin olduğunu netleştirir. Cenazeyi almak için talepte bulunur, ancak “cenazenin alınmasının mümkün olmadığı” yanıtını.

kez çatışma bölgesinin bulunduğu yere gitmek ister, ancak engellenir. Döner fakat yerinde duramaz. kez daha çatışma bölgesine karakola gider. Talebini yineler. Ancak cenazenin çatışma bölgesinde bulunduğu, “etrafının mayınlarla döşeli olabileceği” buraya giriş yapamayacakları yönündeki karar yüzüne okunur. (Aslan görüşmede, karakolda yaşanan sahneyi kendi kararlı duruşunu heyecan öfkeyle canlandırarak Türkçe aktarıyor). Bütün çabalarına rağmen cenazeyi alamaz Diyarbakır’daki evine döner.

Yas tutmak yasaktır. Kamusal alanda taziye kurmak yana, evde dahi yasaktır. yüzüne okunmuştur. Aslan sessiz sedasız olsa evde taziyesini kurar. Duyanlar yakın akrabalar başsağlığı için ziyarete gelir. sessiz ölü’süz yastır…

Üzerinden zaman geçer Hatun Aslan yerinde duramaz. Cenazenin kez daha peşine düşer. kez köylülerle görüşmeye çalışır oğlunun cenazesinin köylüler tarafından yaşamını yitirdiği bölgede defnedildiğini öğrenir. Ziyarete gider. Burası Diyarbakır’ın Lice kırsalıdır. Araçla gittikten sonra dağa doğru kilometrelerce yürür mezarı ziyaret. Yani başında mezarın daha olduğunu görür. Bunun onun en yakın arkadaşı Aram olduğuna kanaat getirir. İkisinin yasını birlikte tutar.

İkinci Evre: DNA Prosedürü Aram’ın Arkadaşlığı

Hatun Aslan, oğlunun defnedildiği yeri öğrendikten sonra karakola, emniyete birçok kez gider. Cenazenin yerini bildiğini, bölgede çatışmanın kalmadığını cenazeyi almak istediğini yineler. süre daha bekletilir. talebinden vazgeçmez. Devletin birçok kapısını aşındırır. süre sonra “DNA testi ver, eşleşirse cenazeyi alabilirsiniz.” yanıtını. Ancak kez “Oğlunun cenazesini alabilirsiniz, diğerini alamazsınız.” uyarısıyla karşılaşır.

Hatun Aslan için kabul etmesi imkânsız karardır. Yanındaki Aram olmalıdır. Oğlunu yaşarken, arkadaşları arasında ilk son defa gördüğünde yanında -en yakınında- gördüğü. Ayağındaki aksaklıktan dolayı, kendi deyimiyle “ana yüreğinin can havliyle” Yılmaz’ı “çatışmada seni yavaşlatır, onunla gezme” diye uyardığında, Yılmaz’ın ona “Nasıl böyle dersin? Yoldaşlık, yaşamda ölümde birlikte olmaktır.” dediği arkadaşı. (Bunu anlatırken hem gülümsüyor hem yüzündeki mahcup ifadeyle “ gün bunu nasıl söyleyebildim, hâlâ bilmiyorum.” diyor.)

Hatun Aslan’ın yeni mücadelesi Aram’ın ailesini bulmaktır. Birçok yerde ailesinin izini sürer. MEYA-DER çalışmasının aktif üyesidir ancak yıllarca ailesine ait en ufak iz bulamaz.

Süreğen Evre: Lice Dağlarında Pepûk

Hatun Aslan’ın yaşama ölüme haysiyet iade etme mücadelesinin en dokunaklı iradi yanı, inadı ısrarıdır. 1998’ öldüğünü öğrendiği günden 2013 yılında cenazesinin Lice’deki Sîsê Mezarlığı’na taşındığı güne kadar, 15 yıl boyunca Diyarbakır merkezden Lice’deki dağa doğru yol kat ederek oğlunun mezarını ziyaret. arada MEYA-DER’ çalışmaya Aram’ın ailesini aramaya devam eder, fakat mezarları ziyaret etmekten vazgeçmez.

Anlatısında, oğlunun mezarının bulunduğu bölgeyi tanımadığını ancak yıllarca gidip gelerek hem bölgeye hem bölge halkıyla yakınlaştığını belirtir. Her gittiğinde köylüler onu saygıyla karşılar. Diyarbakır merkezden Lice otobüslerine biner. Buradan köye gider. Oradan köylülerin tarlalarından geçerek dağdaki patikanın izini sürer. Köylüler bayram akşamları dağ başında defnedilmiş mezarların ziyaretçisinin olduğunu muhakkak bilir tarlalarında çalışırken onun yolunu gözler. Kimi kez ona su, çay yemekler ikram. Acısına, emeğine, inadına, iradesine sessizce eşlik ederler. 15 yıl geçer. Aslan ucu umuda açılan patikanın izini sürmekten an vazgeçmez…

Üçüncü Evre: Yasın Katmanlı Yüzü Aram’ın Tek Başınalığı

Hatun Aslan gün Şırnak’ta MEYA-DER’in çalışması olduğunu öğrenir çalışmaya kendini önerir çünkü Aram’ın buralı olduğunu öğrenmiştir(1) ailesini görme umuduyla gider. Burada yürüttüğü olağanüstü çabayla ailesine ulaşır.

Ailenin durumdan haberdar olduğunu ancak gelip kan vermediklerini öğrendiğinde kendi deyimiyle ‘çıldırır’ babaya kızar. Buna anlam veremeyerek “Annesi nasıl dayandı?’ diye sorar sessizlikle karşılaşır, böylece annenin bundan haberinin olmayabileceği kanaatine varır kez daha ‘çıldırır’: “Anneden nasıl gizlersiniz!” diye haykırır. Nihayetinde aileyi kan örneği vermeye ikna.

Büyük heyecanla Diyarbakır’a döner. DNA için kan örneği vermek üzere savcılığa gider. Aram’ın ailesi ikna olmuş gelmiştir fakat süre sonra aile kez daha bundan vazgeçerek onun deyimiyle ortadan kaybolur. kez daha Hatun Aslan için yıkım olur, DNA sonucu çıksa bile, Aram’ın ailesi olmadan oğlunun cenazesini alamayacağını düşünür, kahrolur.

Dördüncü Evre: PKK Mezarlıklarının İnşası Yaşama Sevinci

gün biri Hatun Aslan’a, PKK’lilerin kendisiyle görüşmek istediğini söyler. kez barış sürecidir. Yıl 2013 Kürdistan kırsalında PKK’liler halkla birlikte mezarlıklar inşa etmektedir. 1990’lı yıllar boyunca hayatını kaybetmiş PKK’lilerin cenazeleri araziden toplanarak mezarlıklara yeniden defnedilir. Her yerden binlerce Kürt kitlesel definlere katılır. kez yıllarca yasaklanmış yaslar kolektif biçimde tutulur.

Hatun Aslan büyük sevinçle görüşmeyi hemen kabul. 15 yıldır oğlunun mezarına kilometrelerce yol kat ederek ulaştığı hâlde görüşmek istemesinin sebebi, oğlunun yaşadığına dair bilgi edinme umududur… ihtimal, onun deyimiyle ‘aklını başından alır’ heyecandan yerinde duramaz.

Ancak sevdiğinin ölü bedenini görmeyen bütün beniâdemde beliren umudun yaşama sevincinin gerçekliği yoktur. PKK’liler, oğlunun cenazesini Lice’ kurmakta oldukları Sîsê Mezarlığı’na taşımak için ondan rıza onay istediklerini belirtirler.

Aslan için büyük hayal kırıklığı yıkım. an nasıl sarsıldığını ağladığını anlatırken kez daha ağlar.

Beşinci Evre: Cenazenin Sahibi ya İnsanlık Halinin En Sarsıcı Sahnesi

Yaşadığı hayal kırıklığının öfkesi yıllarca kat ettiği yolların yorgunluğuyla Hatun Aslan talebe şiddetle karşı çıkar. “Yılmaz’ı getirip Yeniköy Mezarlığı’na defnedeceğim, böylece dilediğim zaman gidip ziyaret edebileceğim,” yanıtını verir. Bütün çabalarına rağmen onu ikna edemezler, buna kesinkes karşı çıkar.

“Peki nasıl ikna oldun?” diye sorduğumda, “Tu zanî, mirovan zû nerm dikin,” deyip gülerek nasıl ikna edildiğini anlatır. Buna göre Aslan’ı gece misafir ederler taleplerini temellendirirler. eğer cenazeyi alabilseydi şimdiye kadar alabileceğini, ancak imkân olmadığı için teklifte bulunduklarını belirtirler. DNA sürecinin uzun sürebileceğini, sonuçlanmayabileceğini, bunun süreci daha ağırlaştırabileceğini, cenazenin böylece eziyete maruz kalabileceğini zaten Yılmaz’ın arkadaşlarının arasında olmak istediğini belirtirler. Aslan ikna olmasa Aram’ı kez daha düşünerek kabul.

Bunun üzerine Aslan, onun deyimiyle ‘Yılmaz’ın arkadaşları’yla birlikte yıllardır aşındırdığı patikanın izini sürer. kez onu oradan almak üzere… yolculuk, insanın yaşam deneyiminin en sarsıcı sahnesidir. Zira Aslan önünde duran 15 yıllık hakikate rağmen, son defa yolunu tuttuğu patikanın ucunda yatan kişinin oğlu Yılmaz olmadığına inanmak ister. Yol boyunca büyük heyecan korkuyla bunu diler. Mezar yerine ulaştıklarında ‘arkadaşları’ mezarı açmaya başlar Aslan mezar başında büyük endişeyle bekler. Ta ki kıyafetlerini üzerindeki eşyaları görene dek… 15 yıldır burada yatan, oğlu Yılmaz’dır. Üzerinde son kez gördüğü kıyafetleriyle Yılmaz, yıllardır burada yatmaktadır. 15 yıldır dile getirmese kalbinin, ruhunun bedeninin en derininde saklı tuttuğu yaşama umudu, gözyaşlarıyla birlikte sel olup akar, patikadan…

Son Evre: Mezarlıkların Yıkılması Bitmeyen Yas

Yılmaz'ın cenazesi, arkadaşı Aram’ınkiyle birlikte Sîsê Mezarlığı’na taşınır. Burada kitlesel biçimde defnedilir. Taziye kurulur. Oğlu artık dağ başında, Aram başına değildir. Onu Yeniköy Mezarlığı’na getirememiş olsa buraya daha kolay ulaşır, arkadaşları arasında onu görür, onunla sohbet eder rahatlar. Ancak çok kısa sürer.

kez 2015 güzüdür barış sürecinde barış sembolü hâline gelen mezarlıklar, kez başlayacak çatışmaların yeni habercisidir. Varto’dan başlamak üzere hepsi yıkılır. Yılmaz’ın olduğu Sîsê Mezarlığı hedef hâline gelir. Hatun Aslan, MEYA-DER’deki arkadaşlarıyla birlikte mezarlığın yıkılmaması için gidip burada nöbet tutmak ister. Ancak kez daha yasaklar katı hâl almıştır. Buraya ulaşmak yasaktır arkadaşlarıyla birlikte, onun deyimiyle “saldırıların hedefi olur ölümden döner.” Böylece burası sonraki barış görüşmelerine, 2025’e kadar ziyarete ulaşıma kapatılır.

yıl sonra, 2016’ Aslan’ın üyesi olduğu, ölüye saygı adalet mücadelesi yürüten MEYA-DER OHAL kapsamında kapatılır. Dernek çalışmaları kesintiye uğrar oğlunu ziyarete gidemese mücadele etmeye devam. zaman 71 yaşında olan Hatun Aslan “terörist cenazesi” yıkama cenaze törenine katılma gerekçelerinden dolayı 2 Mart 2021’ tutuklanır. Yerel Mahkeme beraat kararı verir, süre sonra tahliye. Ancak savcılık buna itiraz eder, dosya istinaf mahkemesine gider. İstinaf mahkemesi beraat verir ancak kez savcılık beraatı Yargıtay’a gönderir. Aslan, davası Yargıtay’dayken yaşamını yitirdi.(2)

Kapanış: Haysiyeti Koruma Barış Mücadelesi

Barış Anneleri ME(B)YA-DER üyesi Hatun Aslan yaşamını yitirdi. Haysiyetli yaşamın mücadele hafızasının yerleştiği, bedeninin kazındığı kadim kentin yer küresinden açık gözleriyle bizi izleyecek. İnsanlık hâlinin en kırılgan zamanını -yası- belleğinde, bedeninde, aklında kalbinde 28 yıla yayan iktidarların hiçbirine boyun eğmedi. Ne 90’ların egemenlerine, ne 2000’lerinkine, ne bugünkülere… Çatışmanın tanığı, örgütlü mücadelenin üyesi, barış talebinin öncülerinde biri olarak yaşamın ölümün haysiyetini koruma emeği verdi. İnsanlığın evrensel değerlerinin önemli neferlerinden biri. Geride bıraktığı direngen iradeye ait bellekle Kürdistan’ haysiyetli yaşama ölme talebine güç katmaya rehberlik etmeye devam edecek.

Mücadelesine hürmet minnetle… Ailesinin, yoldaşlarının başı sağ olsun.

(1) Söz konusu aileye dair anlatılar gıyabında yapıldığı için yazıda hem isim hem şehir anonimleştirilmiştir.

(2) Dava dosyasına ilişkin bilgileri avukatı tarafından teyit edilmiştir.