Artı Gerçek - DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları Tuncer Bakırhan, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür araya geldi. Yeni Parti Genel Merkezi’nde yapılan görüşmede Hatimoğulları Bakırhan’a partinin grup başkanvekillerinden Sezai Temelli eşlik.

DEM Parti heyetini, Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir kapıda karşıladı. Görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.

BAKIRHAN: 'İZLEME KURULU BİR AN ÖNCE OLUŞTURULMALI'

Toplantıda ilk sözü alan DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, çerçeve yasaya değinerek, “Çerçeve yasayla birlikte yeni döneme girdik. yeni dönemde toplum, artık uygulama aşamasını görmek istiyor. Yapılması gereken ikincil düzenlemeleri toplum bekliyor. Dolayısıyla yasanın uygulanması için başta topluma, emek meslek örgütlerine, sendikalara, siyasi partilere, Meclis’e büyük görev sorumluluk düşüyor. Meclis Başkanımız konuda sorumluluk almalı, an önce yasanın uygulanması için gerekli adımların atılmasına artık biraz yol açmalıdır. Yine Meclis’te İzleme Kurulu oluşturulacaktı, henüz oluşmadı. İzleme Kurulu’nun an önce artık oluşturulması gerekiyor Meclis’te bulunan bütün siyasi partilerin kurulda bulunmasının bence yolu bulunmalı”.

‘YENİ PARTİ, BASKILARA RAĞMEN SÜREÇTE DOĞRU YERDE DURDU’

Muhalefet gazetecilere yönelik baskılara işaret eden Bakırhan, “Barış, iktidarla muhalefet arasında rekabet başlığı olmamalıdır. süreç sadece iki parti arasında yürüyen süreç değil. Yasanın sadece bölgeyi, Kürtleri ya DEM Parti’yi ilgilendiren yasa değil, barışımızı demokrasimizi ilgilendiren süreç olduğu için konuda siyasi partilerin büyük sorumluluk alması gerekiyor. konuda Yeni Parti hep yapıcı olumlu rol oynadı. vesileyle Sayın Özgür Özel Başkan yeni yönetimine teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Dünya kadar baskıya maruz kalmalarına rağmen, konuda dışarıdan direnç olmasına rağmen doğru yerde durdular, iyi yerde durdular. Çünkü barış iyi şeydir. İnsanların yaşamını yitirmemesi iyi şeydir. İki yıldır gençlerimizin işte yaşamını yitirmedikleri süreçte yaşamamız çok değerli kıymetli şeydir. süreç partiler üstü süreçtir” ifadelerini kullandı.

‘KALICI BARIŞ, DEMOKRATİKLEŞMEYLE MÜMKÜNDÜR’

Hükümete baskılardan vazgeçme çağrısında bulunan Bakırhan, “ barış süreci yürütüyorsak muhalefete, basına, ifade özgürlüğüne dönük uygulamaları bence kenara bırakmak gerekiyor. Barışın kalıcı olması, demokratik toplum barış sürecinin başarıya ulaşması, içinin siyasetin biraz yumuşaması demokratikleşmesiyle mümkündür. Biz konudaki talebimizi, değerlendirmelerimizi her zeminde dile getireceğiz. Türkiye’nin en acil ihtiyacı ortak akılla, diyalogla, müzakereyle hareket ederek başta süreç olmak üzere kendi meselelerini ortak akılla çözmektir diyoruz. Partiler arasında siyasi diyaloğu önemsiyoruz. DEM Parti bugünden itibaren daha fazla siyasi partilerle, toplumun örgütlü kesimleriyle buluşacak. sürecin kazasız belasız şekilde ilerleyerek demokratikleşme sürecine evrilmesi için dün olduğu gibi bugün büyük çaba ortaya koyacaktır” diye konuştu.

ÖZEL: 'BARIŞ SÜRECİNDE HERKES KÂRLI ÇIKAR'

Ardından söz alan Yeni Parti Lideri Özgür Özel, muhalefet arasındaki diyalogun önemine dikkat çekerek, “Muhalefetin diyalog içinde olduğu düzlemde ülkenin temel meselelerinin göğüslenebildiği kaybedeninin olmayacağı kazanımların ülkeye kazandırılması önemlidir. anlamda Türkiye’deki barış süreci, terörün sona ermesi, silahların bırakılması, çatışmaların daha geri gelmemek üzere son bulmasında topraklar üzerinde yaşayan hiç kimsenin zararı yoktur. Herkes faydalı çıkar, kârlı çıkar. Hem ülke yeni acıları yaşamaz hem bundan sonra silahlanmaya, savunma harcamasına, terörle mücadeleye değil, kalkınmaya bütçe ayrılır. Ülkenin geleceğine yatırım yapılır. Ülkede yaşayan herkesin tüm farklılıklarıyla kardeşçe yaşayabileceği ortam için önemlidir. Biz noktada ‘Tarihin doğru tarafında yer almak gerekir’ dediğimiz ilk günkü tutumumuzu son ana kadar değiştirmedik tutumumuzu tekrar teyit ediyoruz”.

'HÂLEN HİÇBİR ADIM YOK’

Meclis Komisyonu raporunu hatırlatan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Komisyon raporunun 6. kısmına ilişkin yasama faaliyeti ağustos ayının 10’unda gerçekleşti. Ama bunun devamında yapılması gerekenler, yani esas olarak raporun 7. kısmı, demokratikleşme adımları, Meclis’te altında imzası bulunan herkesin gayretini an önce harekete geçmesini bekliyor. Düşünün ki seçilmişler hâlen daha hapiste yatıyorlar konuda atılan hiçbir adım. Kayyumlar görevine devam ediyor. Sayın Kavala hakkında kaçıncı AİHM kararı çıktı? Hâlâ mahkeme düşünün ki diyor ki ‘Uluslararası anlaşmalar kanunla çelişirse kanundan bile üstündür.’ AİHM kararlarını tanımak uluslararası anlaşmanın gereğidir. AİHM kararlarının uygulanmaması müeyyideye tabidir. Kavala hakkında çıkmış AİHM kararını mahkeme uygulamıyor.

taraftan en sonuncusu Sayın Kahraman’la ilgili verilmiş olan Anayasa Mahkemesi kararı var 2. kez Anayasa Mahkemesi karar veriyor. Anayasa Mahkemesi kararlarının ne kadar bağlayıcı olduğunu hatırlatarak Tayfun Kahraman kararını, dosyasını aşacak gerekçe yazarak vermiş. Yapılması gereken iş derhâl uygulamak benzer dosyaları uygulamak. Altında AKP MHP’nin imzaları var zaten imzaya bile gerek olmayan konuda son kez yaza girerken taahhütte bulunmuş ‘Biz bunları yerine getireceğiz’ diye, hâlen daha duruyor."

‘TÜRKİYE, RAPORUN YAZILDIĞI GÜNE GÖRE BİLE DAHA GERİDE’

“Her gün gazetecilere operasyon yapıyor” diyen Özel, “İktidar partisinin sözcüsünün talimatıyla ‘Buradan sonra tavizsiz olarak hukuken siyaseten sahaya iniyoruz’ dedikten sonra 2 gazeteci hapise, 2 gazeteci ev hapsine gidiyor bütün akademisyenlerin, gazetecilerin, yani muhalefet eden kim varsa hem düşünce özgürlüğü sınırlarının içinde kimseye hiçbir söz söylemeyen ımları bile saatler içinde erişim engeline tabi tutuluyor. hatırlatmak isterim ki bugün 1 kamera eksik burada, 1 muhabir eksik burada. Muhalefete en çok alan açan Halk TV’ anda bant yayın yapılıyor. Yani muhalefetin tüm renklerine, seçilmiş tüm renklerine alan açan, meşruiyetini kendi üyesinden, kendi seçmeninden alan muhalefetin tüm aktörlerine alan açan Halk TV anda susturulmuş durumda” dedi ekledi:

“Biz muhalefet partilerinin genel başkanları, eş genel başkanları olarak itirazlarımızı söylüyoruz. Ama durum bundan ibaret. Yani burada iktidar partisinin, iktidar bloğunun samimiyet sorgulaması geçiriyor olması, toplum nezdinde güven bunalımının yaşanıyor olması iktidara karşı tesadüfi meseleler değil. yanda yönetme kabiliyetini yitirmiş, ülkeyi fon vurguncularına soydurmuş beceriksizlikler ya kötü niyet dururken; yanda kendi attıkları imzaya dahi sahip çıkmayan, demokratikleşme adımlarını atmayan, aksine raporun yazıldığı güne göre bile çok daha geride Türkiye’ye Türkiye’yi taşıyan iktidarla karşı karşıyayız.”

ÖZEL’DEN UÇUM’A YANIT: ‘BİZ KURŞUN ASKERLER İÇİNDE DEĞİLİZ’

Özel, gazetecinin Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un seçim tarihi verdiği açıklamasına ilişkin sorusu üzerine şunları dile getirdi:

"AKP‘nin 280 milletvekili. MHP’ninkini ilave ettiğinizde erken seçim kararı alınabilmesi için 40’a yakın milletvekilinin desteği gerekiyor Cumhur İttifakı’nın dışında. Ben diyorum ki bizden böyle şey konuşulmadı, konuşulması mümkün değil. Zaten biz seçimlerin birkaç hafta ya 1 ay öne alınmasını erken seçim değil, Anayasa’nın seçimlerin öne alınması maddesinin arkasından dolaşmak, Anayasa’ya karşı muvazaalı işlem yapmak olarak görüyoruz. Zaten bizim açımızdan biz tartışmaya kapalıyız. E şimdi bunun dışında 2 grup kalıyor sayıya erişebilecek. Sayın Eş Genel Başkan diyor, “Bizim böyle görüşmemiz, konuşmamız.” Sayın Mehmet Uçum zaman Meclis’in iradesini ipotek altına alan “ tarih kesinleşti” dediği taahhüdü kimden almış, onu açıklasın. Yani ben seçilmemiş genel başkana gidip “ soruyu sorun” diyemeyeceğim size gazeteci olarak. Ama orada grup daha kalıyor ortaya. Yani Mehmet Uçum’un söylediği grup, butlanla müdahale ettikleri siyasi partinin kalan grubunu söylüyorsa zaman meseleyi ya Mehmet Uçum açıklasın ya herkes kendi pozisyonunu doğru tarif etsin. Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan butlan girişiminin ürünü olarak oradan erken seçime destek taahhüdü aldıklarını söylüyorsa söylesinler, söylemiyorsa netleşsin. Çünkü başka partiye soracak durum. 3 ihtimal var burada. Zaten İYİ Parti’nin yaklaşımı ortada sayısı yeterli değil anlamda. Yani İYİ Parti an için “Olur” bile dese yine 3 gruptan birinin daha destek vermesi gerekiyor. Ne Yeni Yol grubu ne İYİ Parti grubu aranan desteği verebilecek milletvekili sayısına sahip değil. 91 milletvekiliyle biz “Yokuz” diyoruz. DEM Parti, “Böyle konu görüşülmedi, böyle şey gündemimizde yok” diyor. zaman Mehmet Uçum butlanı ifade ediyor? Ya Meclis üzerindeki tahakkümünü savunacak nasıl aritmetik kurmuş? Ona bakmak lazım. Sorun, Saray’ oturanların kendini Meclis’in üzerinde görme sorunu. Sorun, Saray’ oturan, bütün kararların Saray’dan tek elden verildiği kararların uygulanacağı kurşun askerlerin Meclis’e dizildiği algısı. Biz kurşun askerler içinde değiliz."