16 Ekim'i 17 Ekim'e bağlayan gece, Ege Üniversitesi'nin Bornova yerleşkesinde belediye araçları çevik kuvvet eşliğinde kampüse girdi. Görgü tanıklarının anlattığına göre ekipler alanın ışıklarını söndürdü, öğrencilerin 2022'den beri baktığı köpekleri bayıltarak toplayıp araçlara taşıdı. Polis, köpeklerin başında bekleyen öğrencilere biber gazı sıktı. Bazılarını yerde sürükledi. Sabah 08.41' Ege Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu açıklama yaptı: belediye ekipleri zor kullanarak köpeklerin neredeyse tamamını götürmüştü.

Sonrasındaki açıklamalarda tanıdık muammayla karşılaştık. Bornova Belediyesi Rektörlük 83, İzmir Barosu ise 160 köpeğin toplatıldığını açıkladı. Haberlerde ise 200'e yakın köpeğin kampüsten alındığı bilgisi ıldı. gecede toplanan canlıların sayısındaki belirsizlik, Hayvan Günlükleri'nin peşinde olduğu şeyin ta kendisi. Hayvanların ölümü kayda geçmez; geçtiğinde hesap birbirini tutmaz.

Olayın ardından kurumlar birbirini işaret etmeye başladı. Belediye Başkanı Ömer Eşki kararı kendilerinin vermediğini, üniversite yönetiminin talebi kaymakamlığın idari talimatıyla hareket ettiklerini açıkladı. Ege Üniversitesi Rektörlüğü ise kaymakamlık, valilik, belediyeler tarım müdürlüğüyle birlikte hareket ettiklerini, kendi başlarına yapmadıklarını bildirdi. Koordinasyon toplantısına Kredi Yurtlar Kurumu'nun temsilcisi katılmıştı. Kampüsteki yaşama dair karar veren herkes oradaydı ama kararı hiçbiri vermemişti.

Rektörlüğün açıklaması başka şeyi daha ele verdi. Dört yıl önce önceki rektörün törenle topluluğa tahsis ettiği eğitim alanını, bugünkü yönetim kiracı kuruluşun izinsiz ruhsatsız kurduğu geçici barınak olarak anıyor. Öğrenci topluluğu anda kiracıya, harçlıklarıyla tedavi ettirdikleri köpeklerin yaşadığı padoklar ise denetimsiz tesise dönüşüyor. Rektörlük toplanan 83 köpeğin 31'inin sahipli olduğunu açıkladı. Peki ya diğerleri? Nerede şimdi Ege Üniversitesinin köpekleri? Ülkede barınaklara kapatılan hayvanlar gibi süresiz tecrit altında kalacaklar. Sahipli olsalar kısıtlı olsa şehri, insan yakınlığını tecrübe etmeyi sürdüreceklerdi. Sahipsiz addedilenler ise kayıttan düşürülecek. Sahipli sahipsiz hayvan ayrımı doğal olgu değildir, yönetim kararıdır ayrım hep zor gücüyle, acıyla, yerinden etmelerle, tehcirle öldürmelerle işler. Ege Üniversitesi kampüsünde böyle.

Kampüsün kamusallığı

Sahi kime, kimlere aittir üniversite kampüsleri? Hukuken kamu tüzel kişiliğine, yani herkese kimseye. Ama kampüs, kamusal alanın tuhaf Duvarla çevrili, kapısında güvenlik görevlisi, girişte kart okuyan kamusallık. İçeride kimin bulunabileceğine yönetim karar verir; öğrenci, akademisyen, personel, ziyaretçi. Köpekler listede yoktur, oysa yıllardır oradadırlar. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nin Dışkapı yerleşkesindeki yaşlı köpekleri yılın ocak ayında, öğrencilere göre dekanlığın talebiyle, kimse okulda değilken anestezik maddeyle toplattılar. Öğrenciler yaptıkları açıklamada onları kampüsün canlı hafızası olarak tanımladı. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörlüğü ise 2025 başında köpeklerin kampüsteki yaşam alanını dozerle yıktırmış, tepki gösteren öğrenci topluluğunu kapatmıştı. yere ait olmak, orada kayıtlı olmakla kurulur, yoksa orada yaşamakla ?

Üniversiteyi herhangi kamu arazisinden ayıran şey tam budur. Kampüs, öğrencilerin kendi harçlıklarıyla, kendi emekleriyle yaşam alanı kurabildiği, mezun olurken köpeği memleketine götürebildiği, topluluğun yönetimden alan tahsisi isteyip alabildiği Yani kamusallığı tapuda değil, pratikte yazılı Gece baskını pratiği çırpıda askıya aldı kampüsün kime ait olduğunu gecede yeniden tanımladı. Hayvan hakları savunucuları, toplamanın hemen öncesinde Rektör Musa Alcı'nın kampüste eylem yasağı ilan ettiğini alanın yurt inşaatına açılacağını ileri sürüyor; iddiaları henüz kimse doğrulamadı ama sorulması gereken yerde duruyorlar.

Olayın üstünden hafta geçti. İzmir Barosu işlemin hukuki dayanağını, köpeklerin nerede hangi koşullarda tutulduğunu sordu. Kolluğun müdahalesine öğrencilerle birlikte akademisyenlerin alandaki avukatların maruz kaldığını kayda geçirdi. Hayvan hakları konfederasyonları valiliğe çağrı yaptı. Öğrenciler yemekhanenin önünden şenlik alanına yürüdü, Bornova' hükümet konağı önünde toplandı. Rektörlük öğrencilerle görüşmelerin sürdüğünü, belediyenin köpekleri gönüllü öğrencilerin işbirliğiyle sahiplendirdiğini açıkladı. Öğrencilerin talebi ise değişmedi: kendilerine tahsis edilen alan güvence altına alınıp geri verilsin, toplatılan her köpek yaşam alanına dönsün.

kampüsün kime ait olduğunu oradaki yaşam belirler. yaşamı illa ki her zaman farklılıklara açık, ilişkisel alanı koruyan, gözeten, şiddetten uzak emek ihtimam ilişkileri şekillendirir. Ege'nin öğrencileri soruya kendi cevaplarını darp gaz altında verdi. Kampüs, köpekleriyle birlikte onlarındır. Şimdi köpekleri, hangi barınakta olduklarını, kaç tane olduklarını, hangilerinin dönebileceğini adım adım takip ediyoruz. Köpeklerin boşaltılmış kulübeleri, kırılmış boş padoklar, şimdilik yokluklarının kaydı. Kampüslerde, yeşil alanlarda, ders aralarında bahar şenliklerinde öğrencilerle çimlere uzanmaya alışkın köpeklere iyi güvenli yaşam alanları bulma çalışmaları ise devam ediyor.

* Hayvan Günlükleri, resmî arşivlerde yer verilmeyen, yaşamı ölümü kayıtlara geçmeyen, sessiz bırakılan hayvanların izini takip ediyor. Onları kuşatan şiddet, ihtimam, adalet sermaye ilişkilerine, açtıkları sorularına onlarla kurduğumuz bağlara kulak veriyor. Sesli katmanı, Dört Ayaklı Şehir Radyosu'ndaki Sesli Fragmanlar' yaşıyor.