Artı Gerçek - KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Besê Hozat, Medya Haber TV’ Kürt meselesinin çözümü kapsamında başlatılan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hozat, Körgütün son iki yılda önemli adımlar attığını ancak devletin demokratikleşme yönünde adım atmaması nedeniyle süreçte “durma donma” yaşandığını söyledi.
Silahlı mücadelenin durdurulması, Türkiye sınırları içerisindeki güçlerin şehirlerdeki birimlerin çekilmesi bazı mağaraların boşaltılmasını hatırlatan Hozat, adımların sürece yönelik samimiyet kararlılığın göstergesi olduğunu belirtti.
Hozat, devletin ise siyasi hukuki zemin hazırlamadığını ifade ederek şöyle konuştu:
“Buna karşı devlette ciddi adım. Tıkanma var dediniz. Tam olarak öyle ifade etmek aşamada belki erken. Ama gerçekten donma durumu vardır. Bunun nedeni devletin iktidarın tutumudur. Adım atmıyor. Demokratikleşme yönünde adım atmıyor.”
Öcalan’ın koşullarında değişiklik olmadığını söyleyen Hozat, PKK’nin fesih kongresinde alınan kararların hayata geçirilmesi için Abdullah Öcalan’ın süreci özgürce yürütmesi demokratik, siyasi hukuki adımların atılması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Uçum’un Abdullah Öcalan’a ilişkin ifadelerini değerlendiren Hozat, Uçum’u “çözümsüzlükte ısrar eden, savaş politikalarında, inkarda ısrar eden eğilimin, çizginin devlet içerisindeki temsilcisi” olarak nitelendirdi.
Hozat, Öcalan’ın statüsünün resmileşmesi süreci özgürce yürütmesinin önemini vurgulayarak, “Önder Apo özgürleşmeden statüsü resmileşmeden, Önder Apo süreci özgürce yürütmeden, bundan sonra gerillanın tek adım atmayacağı açıktır, nettir”.
Tutukluların tahliyelerinin ertelenmesi hasta tutukluların cezaevlerinde tutulmaya devam edilmesine değinen Hozat, infaz sürelerini tamamlayan bazı tutukluların tahliye edilmediğini, ağır hastalığı bulunanların cezaevinde tutulduğunu belirtti.
Hozat, uygulamaların sürece zarar verdiğini belirterek şunları söyledi:
“Türk kanunlarına göre, devlet kanunlarına göre cezasını çekmiş, 30 yıl bitmiş. Fakat ısrarla ona rağmen infazı yakılıyor, içeride tutuluyor. Hastadır, çok ağır hastalıkları. Kanserdir, kalptir. Daha birçok böyle hastalığı. Ölümcül hastalıklardır. Ciddi yaş almış. Ona rağmen ısrarla içeride tutuluyor, infazları yakılıyor.”
Hozat, “ düşmanlık hukuku uygulanıyor. Kendi kanunlarını bile uygulamıyor. Kanun dışı, hukuk dışı, ahlak dışı, siyaset dışı”.
İktidarın basına muhalefete yönelik baskılarını değerlendiren Hozat, uygulamaların sürecin toplumsallaşmasını engellediğini söyledi.
Hozat, iktidarı eleştiren muhalif, demokratik liberal kesimlerin yanı sıra emekçiler üzerinde yoğun baskı bulunduğunu söyledi. Muhalif basına yönelik baskıların gerçeklerin toplum tarafından öğrenilmesini engellemeyi amaçladığını ileri sürdü.
Fon krizinin muhalif basında yoğun biçimde işlenmesinin ardından saldırıların arttığını söyleyen Hozat, iktidarın sürece yönelik eleştirilerin gerçeklerin görülmesinin önüne geçmek istediğini ifade.
Türkiye’nin demokratikleşmesi gerektiğini belirten Hozat, siyasi, hukuki toplumsal alanlarda ciddi adımlar atılması çağrısında bulundu.
Hozat, “ süreç tarzda ne toplumsallaşır ne gelişir. sürecin gelişmesi Türkiye'nin demokratikleşmesine bağlıdır. anda emareleri yoktur” diye konuştu.
'SÜREÇTE BİR DONMA VAR'Hozat'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
“Son iki yılda gerçekten Kürt Özgürlük Hareketi çok tarihî adımlar. Türkiye'ye karşı silahlı mücadeleyi durdurduk; çok tarihî adımdır. onun ardı sıra birçok adım atıldı. Türkiye sınırları içerisindeki bütün güçler, gerilla gücü çekildi. Şehirlerdeki birimler çekildi. Sınıra yakın, hatta bazı yerlerde uzak şikeftler (mağara) boşaltıldı. süreç karşısındaki samimiyetimizi, kararlılığımızı, duruşumuzu ortaya koyan çok somut örneklerdir. çok tarihî adımlardır. Buna karşı devlette ciddi adım. Tıkanma var dediniz. Tam olarak öyle ifade etmek aşamada belki erken. Ama gerçekten donma durumu vardır. durma donma durumu vardır. Buna tıkanma diyebilirsiniz ama kilitlenme hali. Bunun nedeni nedir? Bunun nedeni devletin iktidarın tutumudur. Adım atmıyor. Demokratikleşme yönünde adım atmıyor. Siyasi hukuki zemin hazırlanmıyor. En başta, işte Önderliğimizin (Öcalan) durumu. anda tecrit ortadan kalkmış değil. Önderliğimiz süreci yürütüyor değil.
'ADIM ATMASI GEREKİYORDU'PKK fesih kongresinde bizim temel şartımız. Silahlı mücadeleyi sonlandırdık, fakat bunun pratikleşmesi için, bütün kongrede alınan kararların hayata geçmesi için Önder Apo'nun özgürce süreci yürütmesi gerekiyordu. Demokratik, siyasi hukuki adımların atılması gerekiyordu. Demokratik siyaset mücadelesini yürütecek zeminin oluşturulması gerekiyordu. Bunun için çok ciddi hukuksal düzenlemelere gitmesi gerekiyordu devletin.
konuda gelişme söz konusu değil. Dolayısıyla böyle durma hali var, donma hali var devletten kaynaklı. Öyle ifade edebiliriz.
Mehmet Uçum çözümsüzlükte ısrar eden, savaş politikalarında, inkarda ısrar eden eğilimin, çizginin devlet içerisindeki temsilcisidir. Gerçekten tam özel savaş elemanıdır. Savaştan, çözümsüzlükten beslenen epey çevre var Türkiye' devlet içerisinde çok ciddi kanatlar. Mehmet Uçum bunların temsilini, sözcülüğünü yapıyor.
Önder Apo özgürleşmeden statüsü resmileşmeden, Önder Apo süreci özgürce yürütmeden, bundan sonra gerillanın tek adım atmayacağı açıktır, nettir. Çünkü turnusol kağıdıdır. Önderliğimize yaklaşım, Kürtlere yaklaşımdır.
Mehmet Uçum'un Önder Apo'ya dönük tür değerlendirmeleri Kürtlere yaklaşımını ortaya koyuyor, Kürt sorununa yaklaşımını ortaya koyuyor. Ne kadar gayriciddi yaklaşım içerisinde olunduğunu ortaya koyuyor. Onun temsil ettiği çizgi, kanat, kesim; eğer devlet adına konuştuğunu iddia ediyor, ısrarla bunu şey yapıyorsa zaman devlet nezdinde çözümsüzlükte ısrar. Böyle olursa elbette süreç gelişmez. süreç ilerlemez. sürecin ilerlemesi için, başarıyla yürümesi için Önderliğimizin statüsünün resmileşmesi gerekiyor. Yoksa sürecin başarıyla yürümesi mümkün değildir.
'CEZAEVLERİNDE DÜŞMAN HUKUKU UYGULANIYOR'İşte sürecin böyle zindanlar boyutuyla tarzda devam etmesi, biraz önce değerlendirdiğimiz gibi Mehmet Uçum gibi zihniyetin etkili olmasından kaynaklıdır.
Türk kanunlarına göre, devlet kanunlarına göre cezasını çekmiş, 30 yıl bitmiş. Fakat ısrarla ona rağmen infazı yakılıyor, içeride tutuluyor. Hastadır, çok ağır hastalıkları. Kanserdir, kalptir. Daha birçok böyle hastalığı. Ölümcül hastalıklardır. Ciddi yaş almış. Ona rağmen ısrarla içeride tutuluyor, infazları yakılıyor. düşmanlık hukuku uygulanıyor. Kendi kanunlarını bile uygulamıyor. Kanun dışı, hukuk dışı, ahlak dışı, siyaset.
'MUHALEFETE BASKI SÜRECİN TOPLUMSALLAŞMASINI ENGELLİYOR'Kürdistan'ı değerlendirdik ya, sürecin toplumsallaşmaması için devlet ne yapıyor? Zindanlarda zulüm düşmanlık politikası uyguluyor. Önder Apo'nun koşullarında hiçbir değişiklik yok mevcut durumda. Tecrit devam ediyor. Yanına basıncılar gidecekti, basıncılar gitmedi. Kurul gidecekti, kurul işleyecekti, çalışacaktı; olmadı. Statüsü resmileşecekti, olmadı. Danışmanlar olacaktı, akademisyenler, siyasetçiler gidecekti. Önderliğimizin istediği şeylerin hiçbiri olmadı.
Türkiye' sürecin toplumsallaşmaması için, Türkiye cephesinde muhalefet üzerinde baskıları yoğunlaştırıyor. Basına saldırıyor. Özellikle böyle muhalif basına çok yoğun saldırılar. Onlarca gazeteci gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, tehdit ediliyor. Dün çok iyi yürüyüş yapmışlardı. Sanıyorum on kentte gazeteciler yürümüş, tepkilerini ortaya koymuşlardı. Ben selamlıyorum. Gerçekten çok anlamlı. Bunların elbette daha gelişmesi gerekiyor. Muhalif basın üzerinde muhalefet üzerinde emekçiler üzerinde yoğun baskı. Türkiye'deki iktidarı eleştiren, rahatsızlık duyan tüm kesimler üzerinde çok yoğun baskı söz konusudur.
'FON KRİZİ SONRASI MUHALİF BASINA SALDIRI FURYASI BAŞLADI' sürecin Türkiye cephesi açısından toplumsallaşmasının önüne geçiyor. Çok yoğun baskı zulüm var anda Türkiye cephesinde. Tüm muhalif demokratik, muhalif liberal, muhalif kesimler üzerinde yoğun baskı politikası. Tabii ki gerçeklerin topluma yansımasını istemiyor.
Muhalif basın üzerinde kadar baskıları yoğunlaştırmasının sebebi. Gerçeklerin toplum tarafından bilinmesini istemiyor. Özellikle fon krizi gündeme girdi. Muhalif basın yoğun işledi. Şimdi yoğun saldırı furyası başlatıldı. iktidarın sürece dönük eleştirilmesini, gerçeklerin görülmesini istemiyor.
Türkiye'nin demokratik sürece girmesi gerekiyor. anlamda iktidarın demokratik adım atması gerekiyor. Hukuki, siyasi, toplumsal her alanda çok ciddi demokratikleşmeye gitmesi gerekiyor.
Daha otoriterleşme, daha yoğun baskı zulüm politikası tüm toplumsal muhalif kesimler üzerinde doludizgin gidiyor. süreç tarzda ne toplumsallaşır ne gelişir. sürecin gelişmesi Türkiye'nin demokratikleşmesine bağlıdır. anda emareleri yoktur.”