ABD’ yayımlanan yeni araştırma, Microsoft’un yazılım lisanslama politikalarının işletmelerin bulut sağlayıcısı seçimini kısıtladığını Azure kullanımını mali yaptırımlardan kaçınma kaygısıyla artırdığını ortaya koyuyor. Adil Yazılım Lisanslaması Koalisyonu (CFSL) tarafından gerçekleştirilen ankete katılan karar vericilerin yüzde 83’ü, Microsoft’un kurallarının değerlendirebilecekleri bulut sağlayıcılarını önemli ölçüde sınırladığını belirtiyor. Katılımcıların büyük bölümü lisanslama maliyetlerinin yapay zekâ projelerini, buluta geçiş kararlarını müşterilere sunulan hizmetlerin fiyatlarını etkilediğini ifade ediyor.

Microsoft Lisanslama Politikaları Bulut Sağlayıcısı Seçimini Kısıtlıyor

CFSL araştırmasına göre Microsoft’un lisanslama uygulamaları, işletmelerin bulut bilişim pazarındaki alternatifleri değerlendirmesini zorlaştıran temel etkenlerden biri olarak öne çıkıyor. Ankete katılan yazılım bulut teknolojileri karar vericilerinin yüzde 83’ü, söz konusu kuralların kuruluşlarının tercih edebileceği sağlayıcıları önemli ölçüde sınırladığını bildiriyor.

Alternatif bulut hizmetlerini değerlendiren katılımcıların yüzde 61’i, Azure’u daha iyi ürün olduğu için değil, ek ücretlerden kaçınmak amacıyla seçtiğini belirtiyor. Araştırmada yer alan kuruluşların neredeyse tamamı Microsoft’un lisanslama politikalarından kaynaklanan en az somut olumsuzluk yaşadığını aktarırken, yüzde 65’i üç veya daha fazla sorunla karşılaştığını söylüyor.

Katılımcılara maliyetin belirleyici olmadığı varsayımsal senaryo yöneltiliyor. Microsoft’un lisanslama kısıtlamaları kaldırılırsa katılımcıların yaklaşık yüzde 80’i iş yüklerini Azure dışına taşımayı tercih edeceğini ifade ediyor. Araştırma, lisanslama koşullarının yalnızca maliyetleri değil, işletmelerin bulut altyapısı tercihlerindeki esnekliği etkilediği iddiasını gündeme taşıyor.

CFSL araştırması, Microsoft’un lisanslama uygulamalarının bazı kuruluşların buluta geçiş planlarını ertelemesine yol açtığını belirtiyor. Ankete katılan kuruluşların yaklaşık üçte ikisi, belirli iş yüklerini bulut altyapısına taşımak yerine kendi sunucularında tutmayı tercih ettiğini bildiriyor.

Şirketler açısından lisanslama maliyetleri, yalnızca doğrudan yazılım harcamalarından ibaret kalmıyor. Bulut sağlayıcısı değiştirme, mevcut yazılımları farklı altyapılarda çalıştırma alternatif platformlara geçiş gibi kararlar ek maliyetlerle karşılaşma endişesinden etkilenebiliyor. söz konusu koşulların işletmelerin teknoloji tercihlerini daralttığını savunuyor.

Koalisyonun yönetici direktörü Ryan Triplette, şirketlerin Azure’u teknik üstünlük nedeniyle değil, mali yaptırımlardan kaçınmak için tercih etmeye yönlendirildiğini ileri sürüyor. Triplette’e göre lisanslama maliyetleri bazı kuruluşların kendi müşterilerine daha yüksek fiyatlar uygulamasına, bazılarının ise buluta geçişten tamamen vazgeçmesine neden oluyor.

Araştırmaya göre yapay zekâ projeleri bulunan kuruluşların yüzde 82’si, Microsoft’un lisanslama politikalarının kullanabilecekleri yapay zekâ platformlarını etkilediğini belirtiyor. Katılımcıların yüzde 52’si ise söz konusu koşullar nedeniyle en az projeyi ertelediğini, kapsamını küçülttüğünü veya iptal ettiğini bildiriyor.

Lisanslama maliyetlerindeki artış, işletmelerin bütçe kararlarına yansıyor. Ankete katılan kuruluşların yüzde 56’sı artan giderleri kendi müşterilerine uyguladıkları fiyatlara yansıttığını belirtirken, tüm katılımcıların yüzde 42’si maliyet artışının büyük bölümünü veya tamamını müşterilerine aktardığını söylüyor.

Katılımcıların yarısından fazlası artan maliyetleri dengelemek için harcamalarını azalttığını ifade ediyor. Araştırmaya göre kuruluşların yaklaşık üçte biri işe alımları yavaşlatıyor veya çalışan sayısını düşürüyor. bulgular, yazılım lisanslama koşullarının işletmelerin yapay zekâ yatırımları kadar personel bütçe planlamaları üzerinde etkili olabileceğini gösteriyor.

CFSL anketine katılanların üçte ikisinden fazlası, önceki üç yıl içinde Microsoft tarafından yazılım lisanslama denetimine tabi tutulduğunu bildiriyor. Katılımcıların dörtte biri ise süreçlerde beklenmedik ek maliyetlerle karşılaştığını belirtiyor.

Araştırmada rakip sağlayıcıyı değerlendiren kuruluşların denetimle karşılaşma olasılığının diğerlerine kıyasla 2,2 kat daha yüksek olduğu aktarılıyor. Ancak ılan bulgular, ilişkinin tek başına denetimlerin alternatif sağlayıcıları değerlendirme kararı nedeniyle başlatıldığını kanıtlamıyor.

Katılımcıların yüzde 94’ü, işletmelerin daha önce satın aldıkları yazılımları ek ücret ödemeden istedikleri bulut sağlayıcısında çalıştırabilmesini destekliyor. Yüzde 86’sı ise federal düzenleyici kurumların işletmelerin bulut sağlayıcısı seçimini sınırlayan yazılım lisanslama uygulamalarını incelemesini istiyor.

Triplette, düzenleyicilerin işletmelerden gelen şikâyetleri dikkate alması gerektiğini savunuyor. mevcut lisanslama koşullarının işletmelerin maliyetlerini artırdığı rekabeti sınırladığı görüşünü dile getirirken, söz konusu iddialar araştırmayı yürüten kuruluşun değerlendirmelerini yansıtıyor.

Microsoft’un yazılım lisanslama politikaları, Birleşik Krallık Rekabet Piyasalar Kurumu’nun (CMA) inceleme gündeminde yer alıyor. Kurum, Microsoft 365 lisanslama yaklaşımına yönelik soruşturma yürütürken ürün paketleme uygulamalarını müşterilerin alternatifler arasında etkili seçim yapıp yapamadığını değerlendirmeyi planlıyor.

CMA’nın incelemesi, Microsoft’un lisanslama koşullarının işletmelerin farklı teknoloji sağlayıcılarını tercih etme özgürlüğü üzerindeki etkisine odaklanıyor. ABD’deki CFSL araştırması benzer endişeleri gündeme getiriyor; ancak anket sonuçları Birleşik Krallık’taki düzenleyici inceleme birbirinden ayrı süreçler olarak değerlendirilmelidir.

ITPro, konu hakkında yorum almakiçin Microsoft’a başvurdu ancak haberin yayımlandığı sırada şirketten yanıt alamadı. Lisanslama uygulamalarına ilişkin tartışmanın bundan sonraki aşaması, düzenleyici kurumların elde edeceği bulgulara işletmelerin farklı bulut altyapılarında yazılım çalıştırma maliyetlerine ilişkin değerlendirmelere bağlı olacak.