Artı Gerçek- Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında zorla kaybettirilen katledilen yakınlarının akıbetini öğrenmek faillerin yargılanması talebiyle İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Galatasaray Meydanı’nda araya gelerek eylemlerinin 1127’ncisini gerçekleştirdi.
DARGEÇİT KATLİAMI'NIN 31.p> haftaki eylemde, Mardin'in Dargeçit ilçesinde asker korucular tarafından 1995 yılında yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan ardından katledilen Davut Altunkaynak (12), Seyhan Doğan (13), Nedim Akyön (16), Mehmet Emin Aslan (19), Abdurrahman Olcay (20), Abdurrahman Coşkun (21) Süleyman Seyhan (57) için adalet talep. Eyleme çok sayıda kayıp yakını hak savunucusu katıldı. Eylemde, katledilen kaybettirilenlerin fotoğrafları karanfiller taşındı. 'KUYULARDA BULUNAN KEMİKLERDE AĞIR İŞKENCE İZLERİ TESPİT EDİLDİ'Eylemde basın metnini Berkin Elvan’ın kız kardeşi Gamze Elvan okudu. Gamze Elvan, “Dargeçit’te yaşanan ev baskınlarından sonra ailelerin, yakınlarının akıbetlerini öğrenmek için başvurduğu yetkililer, ailelere ‘Sorgu sonrası serbest bıraktık, dağa gitmişler’ yanıtını verdi. Ailelerin yaptığı suç duyurusunda bulundu ancak takipsizlik kararıyla sonuçlandı. Ailelerin İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) 29 Mayıs 2009 tarihli başvurusu sonucunda Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı yeniden açarak, soruşturma başlattı. soruşturma, yıllardır inkâr edilen gerçeği ortaya çıkardı. Dargeçit’te gözaltına alınan kişiler öldürülmüş kuyulara gömülmüştü. 2012–2015 yılları arasında tanık beyanları doğrultusunda gerçekleştirilen kazılarda, gözaltına alınan kişilere ait kemiklere ulaşıldı. Kemikler, geçmişte sivillerin girişine yasaklanmış özel askeri bölgedeki kuyularda bulundu. Kemiklerde ağır işkence izleri tespit edildi” ifadelerini kullandı.
18 SANIĞA 'DELİL YETERSİZLİĞİ'NDEN BERAAT18 kişiye dava açıldığını ancak “delil yetersizliği” iddiasıyla yargılamaların devam etmediğini söyleyen Gamze Elvan, “Savcılık tarafından hazırlanan iddianamenin mahkemece kabul edilmesi üzerine dava açıldı. Dönemin Mardin Jandarma Komando Tabur Komutanı Hurşit İmren, Dargeçit İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Tire, Dargeçit Merkez Jandarma Karakol Komutanı Mahmut Yılmaz, Karakol Komutan Yardımcısı Haydar Topçam uzman çavuş koruculardan oluşan toplam 18 kişi hakkında ‘taammüden öldürme’ suçlamasıyla yargılama başlatıldı. Bütün bunlara rağmen mahkeme, 4 Temmuz 2022 tarihinde ‘somut, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği’ gerekçesiyle 18 sanığın beratına karar verdi”.
DOSYA ZAMAN AŞIMINDAN KAPATILDIBeraat kararına karşı yapılan başvuruların reddedildiğini dosyanın zaman aşımı kapatıldığını anımsatan Gamze Elvan, “Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, 2026 yılında 30 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın düşmesine karar verdi. Yargının zaman aşımını, failleri korumanın cezasızlığı kalıcılaştırmanın aracı olarak kullanılma geleneği devam. Dargeçit dosyasında adaletin sağlanması; kimin, hangi emirle, hangi sorumlulukla suçlara karıştığının ortaya çıkarılması tüm sorumluların hukuk önünde hesap vermesinin sağlanmasıyla mümkündür” diye konuştu.
AİLELERDEN MEKTUPLAR: ADALET HÂLÂ BULUNAMADIArdından Davut Altunkaynak’ın babası Abdülaziz Altunkaynak eyleme gönderdiği mektup okundu. Mektupta, “31 yıl önce Dargeçit’te çoğu çocuk yaşta 7 insanımız için aradayız. 29 Ekim 1995’ gecede Dargeçit'in ışıkları söndü, sessizlik çöktü. Yedi can, yedi umut karanlıkta kaybedildiler. Oğlum Davut Altınkaynak'ın, küçücük çocuğun gülüşü yarım kaldı. Seyhan Doğan'ın okul defterinin sayfaları boş kaldı. Nedim Akyön Abdurrahman Olcay'ın gençlik hayalleri karanlığa gömüldü. Abdurrahman Coşkun Mehmet Emin Aslan, iki arkadaş, aynı kaderin sessiz yolcusu. Süleyman Seyhan’ın çocuklarına yönelik düşleri yarım kaldı ama adalet hâlâ bulunamadı. Ne yazık ki biz Dargeçitli kayıplarımızın kemiklerini kuyulardan çıkardık. Ama bunların katilleri ellerini kollarını sallayarak geziyorlar devlet onları cezasızlıkla ödüllendiriyor. Kayıplarımızın akıbetini sormaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
MEHMET SEYHAN: DEVLETİ KENDİSİ İLE YÜZLEŞMEYE ÇAĞIRIYORUZSüleyman Seyhan’ın oğlu Mehmet Seyhan’ın ise mektubunda ifadelere yer verdi:
“Kahvaltı sırasında evimize gelen asker köy korucuları tarafından babamız Süleyman Seyhan askeri araçla götürüldü. Çoğu çocuk yaşta olan 6 kişi birlikte kuyulara atılarak hunharca katledildiler kaybedildiler. Biz geride kalan ailelere, ilk günlerde açık net olan devlet politikasını yetkililer gerçeği gizleyerek devam ettirdiler. Yargılamalarda cezasızlık politikası kez daha sevdiklerimizi gözaltında kaybettiklerini itiraf ettiler. Bundan sonra devletten suçluları yargılama cezalandırmalarını bekleme umudumuzu yok ettiler. Biz devletten 90'lı yılların pratiğinden dolayı mağdur ailelerimizden özür dilenmesini bekliyoruz. Devleti kendisi yüzleşmeye çağırıyoruz.”
HAZNİ DOĞAN: ANNEM KARDEŞİMİN DOĞUM GÜNÜNDE ÖLDÜSeyhan Doğan’ın kardeşi Hazni Doğan’ın gönderdiği mektupta, “Bugün kardeşimin doğum günü aynı zamanda annemin ölüm yıldönümü. vesileyle annem şahsında mezar hasretiyle göçüp giden bütün Cumartesi Annelerini saygıyla anıyorum. Sizlere sözümüzdür bize bıraktığınız hakikat adalet mücadelesini sonuna kadar devam ettireceğiz. Yüzlerce insanımız sistematik olarak kaybedildi devlet politikasıydı. Onun için diyoruz ki bizim faillerimiz belli yeter ki devlet bununla yüzleşmek istesin” ifadelerine yer verdi.
Eylem, Galatasaray Meydanı’na karanfillerin bırakılmasıyla sona.