Çoğu şehir kurma yönetme oyununun aksine, Town to City stresten uzak oynanışa sahip. Trafikle veya enerji üretmekle falan değil, halkın giyeceği kıyafetlerin şıklığı marketteki gıdaların lezzeti ilgilenmek isteyenlere birebir.
Zevkler renkler tartışılmaz. Hele ki söz konusu zevk şehir kurma faktörü içeren oyunlarla ilgili zevkse. Aramızda Roller Coaster veya SimCity büyümüş, türden oyunları yalayıp yutmuş çocuklar vardır. Sizi bilmem ama ben yönetim oyunlarında çok kötüyümdür. Güzel güzel parklar, okullar, şehirler tasarlayayım isterim. Fakat günün sonunda genelde iflas eder, oyunu siler giderim. Hevesim hep kursağımda kalır. Dinozor heykelleri fışkiyelere duyduğum sevgi beni oyuna döndürmeye yetmez. Başarısız belediye başkanı olduğumu kabullenir, Cities: Skylines oynayabilenleri imrenek seyrederim.
Town to City işte tam böyle, hevesi kursağında kalmış oyuncuların derdine deva oluyor. Bize öyle halk veriyor ki ne haklarından haberleri var ne temel ihtiyaçlarından. İflas etmek ya beceriksizliğimizle halka zulüm etmek mümkün değil. Gerçekçilikten stresten son derece uzak şehir kurma oyunu. Yalnızca insanın içini açan şehir kurmaya zaten mutlu olan halkımızı daha memnun etmeye çalışıyoruz.
oyun bize hiç görev vermiyor değil ha, yanlış anlamayın. Küçük köyün muhtarı olarak başladığımız oyun, köyümüz gelişip kalabalıklaştıkça oraya göç eden sakinlerin talepleri doğrultusunda ilerliyor. “Başkanım, bize kırmızı ayakkabılar yapacak esnaf bulsan olur ?” diyorlar. “Başkanım, çam ağacı koysak etrafa her mevsim yeşil kalsa?” diye mektup yazıyorlar. Bizim isteklerden kimini karşılayabilmemiz için köyümüzü kasabaya, kasabamızı şehre çevirmemiz gerekebiliyor.
GüzelliklerStressiz oynanışına ek olarak grafikleriyle iç açan oyun Town To. Görsel olarak üç boyutlu küp pikseller (voxeller) kullanmışlar. Kurduğumuz şehrin mimarisi iklimi Akdeniz esintileri taşıyor. Dolayısıyla kendimizi tuğla duvarlar üzerine saksıda çiçekler yerleştirirken, uçurum kenarına bank yerleştirip yanına çiçekler dikerken buluyoruz. “Of, burada ne kitap okunur haaa!” dediğim parklar yapmaya bayıldım ben mesela.
Oyunda şehre yerleştirebileceğimiz her bina dekorasyonun oyunun başından itibaren açık olmaması güzel. Çünkü işin sadece dekorasyon yönüne odaklanan oyunlar var, belki görmüşsünüzdür. Onlar bana hayli sıkıcı geliyor. Town to City ise şehir kurma işini kademeli olarak yaptırmasıyla oyuncusuna amaç uğruna ilerleme hissini veriyor. açıdan yönetim oyunları dekorasyon oyunları arasında yerde duruyor.
Dekorasyonları neden yerleştirmemiz gerektiğine dair hikaye veriyor oyun bize. Öğreniyoruz ki mezarlığımız olmadığı için hayaletler halkımıza musallat olmuş! Hemen cadılar bayramı dekorasyon paketinden gelen nesneleri yerlere koyup halkımızı korumamız gerek!
Eh İşteliklerTown to City şimdiye dek Steam’ 4000’e yakın oyuncudan %97 oranında olumlu yorum aldı. Hatta ödül adaylıkları mevcut. Demem ki, oyunun öyle pek tavsiye edilmeyecek yanı. Fakat ille söyle şey derseniz birkaç şey bulup bahsedeyim.
Benim dizüstü bilgisayarım 2019 için iyi, 2026 için eski model. Town to City yıl çıkan oyun kimi zaman saniyeden kısa süren takılmalar yaşadım. Oyun hiçbir zaman kapanmadı ya çökmedi. İlk yarım saatte su gibi akıp gitti. Fakat sıcak havanın etkisiyle bilgisayar biraz ısındı çok az performans sorunu yaşayabiliyor.
Yönetim oyunlarında yaşadığımız “hızlı sarma tuşuna basıp bekliyorum” hali oyunda mevcut. Kimi zaman yapacak iş gerçekten kalmayabiliyor.
E tabii ki, eğer ki güzel görünen şehir yapayım aman çok şirin olsun falan gibi dertleriniz yoksa oyun sizlik değil. yazıyı neden okudunuz ki zaten? Derdiniz ne sizin? Gidin başka oyun oynayın.
Ha, son olarak, oyunun Türkçe dil desteği. Controller desteği sonbaharda gelecek.
Haydi benden kadar, işim gücüm. Çoluk çocuk çimlerin üstünde oturabileceği piknik örtüleri bekliyor.
Oynanış - 7.5
Grafikler - 9.5
Hikaye - 7.5
Rahatlatıcılık - 10
8.6internethabercisi Puanı
Sessiz sakin, telaşsız şehir kurmak isteyenlere birebir