Yirminci yüzyılda felsefeye yön veren filozoflar sayıldığında Ludwig Wittgenstein listenin ilk sıralarında yer alacaktır. Tractatus Logico-Philosophicus Felsefi Soruşturmalar başta olmak üzere, metinlerinde felsefe sorunlarını işleyen Wittgenstein, hem bunların dile getirilişini hem dilin olanak sınırlarını anlatmaya çalışmıştı.
Kurduğu mantıksal akışta, söyleneni söylenmeyeni belirleyen Wittgenstein; anlam, anlamsızlık anlam-dışı üzerine fikirler sıralarken dil-mantık özdeşliğine kafa yormuştu. Tractatus’ta dil için “dünyanın resmi” derken anlam arayışı bunun aktarılışına dikkat çekiyordu.
Dilin imkânları, konuşulabileceklerin sınırı gerçeklik temsil arasındaki bağlantılar kopukluklar hakkında düşünen Wittgenstein, hem susarak hem konuşarak filozofların ilgilendiği ilgilenmediği konulara el atmıştı. yoldayken “büyük sorun” dediği “önermelerin doğasını” açıklamaya çalışırken mantığın, dilin dünyanın doğasını ele almıştı.
Tractatus’un yayımlandıktan sonra felsefeye ara veren 1929’dan itibaren dümeni yeniden sulara kıran Wittgenstein; Felsefi Soruşturmalar’ ilk kitabındaki “hataların” üstesinden gelmeye uğraşmıştı; hem Tractatus’u hem onu yazdığı dönemdeki Wittgenstein’ı eleştirmişti. Dahası, felsefenin yanı sıra bilimlere (özellikle psikolojiye) dair fikir yergilerini sıralamıştı. Bütün bunlar, Wittgenstein’ın mantık mimarisine dâhildi.
Mantık mimari arasında bağ kuran Wittgenstein, yerli yerindelik fazlalık sınırını fark ederek felsefi söylemini yapı gibi oluşturmuştu. “Wittgenstein Evi” diye anılan onun, tasarımından inşasına dek tüm sürecin içinde yer aldığı konut için ablası Hermine’nın sarf ettiği “mantığa dönüşen ev” ifadesini, filozofun felsefesine uyarlamak mümkün elbette: mimari yapıya ya dil mantık mimarisine dönüşen söylem…
Wittgenstein’ın söylemini oluşturan Tractatus’un Felsefi Soruşturmalar’ın yanı sıra Defterler 1914-1916, Kesinlik Üstüne Kültür Değer gibi metinlerine, 1930-1933 arası bulunduğu Cambridge’ verdiği derslerin G.E. Moore’un notlarından derlenen kitap eklenebilir. Cambridge Dersleri başlığıyla yayımlanan kitapta, Wittgenstein’ın felsefi tartışmalarından oluşan seminerlerin birer kaydına rastlıyoruz. Tractatus Felsefi Soruşturmalar arası döneme denk gelen seminerlerinde Wittgenstein; gerek öğrencilerini gerek meslektaşlarını, alışılagelmiş felsefe yapma biçim yöntemlerini yeniden düşünmeye çağırırken kez daha dilin anlamın sınırları problemine yoğunlaşıyor.
‘Ders dinleyerek beceri edinemezsiniz; tek yol tartışmaktır’
Cambridge’ verdiği dersler, Wittgenstein’ın 1936’ Norveç-Bergen’ yaptırdığı kulübeye çekilmeden evvel kayda alınmıştı. Hatta Felsefi Soruşturmalar notların bölümünün Wittgenstein tarafından düzenlenmesiyle ortaya çıkmıştı.
Wittgenstein’ın Cambridge yılları tam ara dönem; Tractatus’ta işlediği konuları ortaya koyduğu fikirleri tartışmaya açtığı, öğrencileri meslektaşları tarafından bunların eleştirildiği zaman dilimi. Hâl böyle olunca düşünür, ilk döneminde dil dünya ilişkisine dair fikirlerini gözden geçirmekle kalmıyor bunların önemli bölümünde değişiklikler yapıyor. Hatta dünya-dil dil-mantık bağlantısında insanı daha ön plana aldığı yeni fikirlerle çıkıyor filozofların öğrencilerinin karşısına.
Neoliberalizmin üniversite katliamıCambridge Dersleri’nin yayımlanmasını sağlayan ders notlarını derleyip toplayan Moore, yalnızca Wittgenstein’ın yüksek lisans hocası değildi, aynı zamanda onun sorgulama düşünme yönteminin açığa çıkmasını sağlayan kişiydi. Dostluğu 1912’ye dayanan ikili, 1930’ların başında Cambridge’ yeniden buluşmuştu. Wittgenstein, 1912’ Moore’un derslerine katılıp yoğun eleştirilerde bulunarak mantık mimarisini kurma yolunda ilk adımlarını atmıştı. Cambridge’e Tractatus’un yazarı olarak döndüğünde, mantık-matematik-dil-felsefe izlekli dersler vermeye başlayan Wittgenstein’ın en önemli takipçisi ise Moore’du.
Daha çok anlık tartışmalarla doğaçlama felsefi soruşturmalarla şekillenen derslerinde Wittgenstein, bugünlerde biraz geri planda bırakılan dil-mantık-dünya bağlantısıyla yol alıyor, zihnindekileri âdeta çılgınca aktarıyor anlık suskunluğun ardından anlatmayı sürdürüyor. 1933’e kadar devam eden süreci kâğıda döken Moore, Wittgenstein’ın havada salınan cümlelerinin ayağının yere basmasını sağlıyor.
Cambridge Dersleri’ni yayına hazırlayan David. Stern, Brian Rogers Gabriel Citron; Moore’un notlarıyla ilgili önemli noktaya dikkat çekiyor:
Moore’un Wittgenstein’ın Cambridge’deki derslerine ilişkin notları, titizlikleri doğrulukları açısından değerli. Ancak Moore, doğru not tutan biri olmaktan çok daha fazlasıydı. Wittgenstein’ın geliştirdiği fikirlere kendi felsefi tepkileri olan meslektaşıydı. Notları aynı zamanda Moore’un Wittgenstein’ın derslerinin içeriğine verdiği birçok yorumu içerir. Moore’un yorumları, birçok yerde kaydedilmiş çoğu zaman notların kendisiyle iç içe geçmiştir. (…) Moore, ders notlarını çoğunlukla defterlerinin sağ tarafındaki sayfalara yazmıştır. Sol sayfayı boş bırakarak ara sıra kendi yorumlarına yer vermiştir. Bazen Wittgenstein’ın belirli sözle ne demek istediği hakkında spekülasyon yapmış ya onun daha soyut noktasına somut örnek vermeye çalışmıştı. Bazen Wittgenstein’ın hata ya yanlış yaptığını düşündüğü yerleri not etmişti. yorumlar işaretler, Moore’un Witgenstein’ın geç dönem düşüncesine gelişiminin ilk aşamalarında verdiği tepkilerin kaydını sağlar.
“Felsefe beceri meselesine indirgenmiştir, gelgelelim beceri edinmek çok zor iştir, ders dinleyerek beceri edinemezsiniz; tek yol tartışmaktır” diyen Wittgenstein, derslerinde ne anlatmıştı?
Yaşamak, yolda olmak yazmakDüşünürün mantık mimarisi
1930’ başlayıp 1933’te sonlandırdığı derslerinde Wittgenstein; öğrencilere öğretim üyelerine çözmesi için felsefi, mantıksal matematiksel bulmacalar sunuyor. Mesela bilgi-dil ya bilgi-aktarım bağlamında “birer resim” dediği önermelerin yapısını inceliyor. Daha doğrusu, tartışıyor tartışmayı dallandırıp budaklandırmak için öğrencilerini “kışkırtıyor.” Dilin dünyayı temsil etmesi üzerine kafa yoruyor örneğin; dilin sınırları dil içindeki sınırları yine mantık mimarisi düzleminde inceleyip temellendirmeye çalışıyor.
Wittgenstein, oyun gerçeklik arasındaki ilintiyi gramer matematik bağlantısıyla kurarken sembol anlatım (veya anlam) ilişkisine odaklanıyor. Bunu derdini aktarabilmek için önermeler şeklinde sunuyor öğrencilere. Böylece müzik parçasının nota nota kuruluşu gibi dil-felsefe-anlam-anlatım bağlantısına ulaşıyor sürekli yeni tartışma kapıları açıyor. Örneğin tanesi şöyle:
Dünya hakkında ne söylenebileceğine dair kavramları sıraya koymak; felsefenin parçasıdır: odayı düzenlemek aynı zamanda düzenlemenin ne olduğuna dair net fikir edinmek.
Düşünmenin, düşünce hâline getirilme sürecine dair önermeler sıralayan bunu mantık mimarisine dâhil eden Wittgenstein, düşüncelerin ifadesi olarak önermelerin önemini ortaya koyuyor. Buradan hareketle ilk döneminin yansıması olan Tractatus’ta gözüne çarpan yanlışların üzerine gidiyor.
“Cambridge Dersleri’nin yayımlanmasını sağlayan ders notlarını derleyip toplayan.E. Moore, yalnızca Wittgenstein’ın yüksek lisans hocası değildi, aynı zamanda onun sorgulama düşünme yönteminin açığa çıkmasını sağlayan kişiydi.”
Wittgenstein’ın Cambridge’ verdiği derslerin önemli özelliği dilin anlamın matematiğini oluşturması. Bunu yaparken hareket noktası hâline getirdiği önermelerle kast ettiği şeyi “dilediği gibi çok dar şekilde tanımlayabileceğini” söylüyor. Başka deyişle sınırlama yapabileceğine dikkat çekiyor. Ardından ne amaçladığına derslerin gidişatına dair birkaç belirleme geliyor:
anda ne tür soruşturma yürütüyoruz? Örnekler veriyoruz bunu yaparken ne yapıyoruz? Bunun olup olmadığını sormuyoruz. Örnek size yalnızca neyin olanaklı olduğunu gösterir: Yani şunu ya bunu demenin anlam taşıyacağını veya bunun ya soruya abes cevap olacağını söyler. Dolayısıyla hep gramer sorusu soruyoruz: Söylediğim şey anlam taşıyor ?
Daha antropolojik anlatım
Wittgenstein’ın üzerine gittiği şeylerden biri “felsefi sıkıntı”nın dil ifade yoluyla nasıl anlatılıp çözüleceği. Ona göre böyle sıkıntı deneyimle çözülemez; yolda yine sözcüklere yönelmek gerekiyor:
Felsefi sıkıntı özünde şudur: sistem görür gibi olursunuz, yine gerçekler ona oturmuyor gibidir hangisinden vazgeçeceğinizi bilemezsiniz. Yakınınızdaki şey kütüğe benzer, sonra insana, sonra yine kütüğe. şöyle olur: Sözcüklerin etkisi çok güçlüdür. Örneğin ‘sayı’, nicel olması gerektiğini düşündürür. Kuralları önce hatırlar, sonra unutursunuz. Sistem, dilde somutlaşmış görünür, ne var ki kurallara yakından baktığınızda, öyle olmadığını görürsünüz. Bazen size gerçeğin söylenmesiyle sakinleşebilirsiniz. Diyelim ki gerçeği benzersiz kabul ediyorsunuz. bakıma tatmin edici, bakıma rahatsız edicidir. Şüpheyi, ya bunun benzersiz olmadığını göstererek giderebilirsiniz: İnsanlara bildiği gerçekleri hatırlatmak yatıştırıcı etkiye sahiptir -benzersiz görünen gerçeğe benzer gerçekleri hatırlatmak. Size gerçeğin dünya sistemiyle hiçbir ilgisi olmadığını gösterir.
Wittgenstein, derslerinde ilk dönemine göre biraz daha antropolojik anlatım biçimi geliştirirken psikoloji eleştirisini yine mantık mimarisi içinde dillendiriyor. sırada estetik ahlak dil bağlantısına ilişkin temellendirmeler geliştiriyor. Buradan baktığımızda Wittgenstein’ın Eski Yunan felsefesinden yirminci yüzyıla uzanan temel meselelerden biriyle ilgili tartışmalar açtığını görüyoruz: Sözcüklerin ( önermelerin) mantıksal formlarının anlam bağlantısının dünya ( yaşam) ilişkisi… Dilin anlatımın, sözcüklerin anlamanın sınırlarının kavranması…
Yeni ‘anlam’ dünyasında insanın hâlipürmelaliWittgenstein’ı yazdıklarını anlamak hayli. Daha doğrusu bunun için çok yoğun emek düşünürün kalem oynattığı, fikirlerini sunduğu problem edindiği şeyleri sıraladığı döneme ilişkin bilgi sahibi olmak gerekiyor. Felsefe bilimler arasında bilgiyi ortaya koyma ifade etme bağlamında ayrımların yaşandığı zaman diliminde felsefe sahnesine çıkıp dil-dünya-mantık-anlam üzerine düşünen bunları gerek kâğıda dökerek gerek verdiği derslerde anlatarak adından söz ettiren Wittgenstein; Tractatus Felsefi Soruşturmalar arası dönemdeki ders seminerlerinin toplamı olan Cambridge Dersleri’nde büyük denizin içine atıyor konuya meraklı olan herkesi. Kendine özgü mantık mimarisinin önemli parçası olan dersler, Wittgenstein’ın Tractatus’tan Felsefi Soruşturmalar’a uzanan söyleminin önemli duraklarından. Hayli dağınık görünmesine takibi yoğun dikkat isteyen geçişlerine rağmen ders notları, düşünürün iki dönemini birbirine bağlamamızı, daha doğrusu dönemlerini anlamlandırmamızı sağlıyor.
Cambridge Dersleri, Ludwig Wittgenstein, Çeviren: Aysun Babacan, Can Yayınları, 600.