Kazdağları’nda Ayvacık ilçesine bağlı Kocaköy civarında yaşamlarını sürdüren Yılkı atları zeytinleri tarlaları talan ettiği trafiği kitlediği iddiasıyla “başıboş” “istila” “sorun”olarak etiketlenip hedef gösterildi.
Yerel gazetelerde yayımlanan haberlerde Yılkı atlarının "kriz" yarattığı öne sürüldü. çiftçinin şikayeti üzerine Kocaköy Muhtarı çiftçiyle görüştü. görüşmenin ardından muhtar Kaymakam görüşmek istedi. Atların geleceği belirsizliğini korurken hayvan hakları savunucuları ekolojistler atların özgürce yaşamını savunuyor.
Yılkı atları bölgede uzun zamandır özgürce koşturup yaşıyor. zaman dek hiçbir negatif söylem şikayet kamuoyuna yansımamıştı. Yılkı atlarını hedef gösteren haberlerden sonra sosyal medya platformlarında atların yaşam hakları aleyhinde yorumlar yapıldı. Bazı kişiler, atların “kasaplık" olduklarını iddia etti, farklı işlerde kullanılarak sömürülmesini gerektiğini savundu.
Gelişmeler üzerine Kuzey Ege Ortak Yaşam Derneği’nden Feryal Baran bölgedeki izlenimlerini görüşlerini aktardı. Baran atların hedef gösterilmesine neden olacak herhangi olumsuzluk yaşanmadığını sözlerle anlattı:
"Bunlar terk edilmiş atlar"
“Yılkı atlarını görmek aslında çok. Çünkü, tarladan,ekinlerden insan yerleşiminden çok uzaklarda yaşıyorlar. nedenle toz bulutu halinde sürüyü görebiliyoruz. yandan atlar çok ürkek canlılar poşet sesinden bile ürküyorlar.
atlar anda gökten inmedi. Köylerdeki tarımla, çiftçilikle uğraşanların kullandığı, fakat kışın yemek vermek istemediği, yüzden saldığı, terk ettiği atlar bunlar. Eşeklere aynısı yapılıyor köy yerlerinde. Sonra atlar atıldığı için kendileri ekolojik sistem oluşturmuşlar. Kendi sistemleri içinde zararsız sakince yaşam sürüyorlar. yandan giderek su kaynakları azalmaya başladı, zorluk çekiyor olabilirler. Biz Yılkı atlarını hedef gösteren haberlerin inandırıcı olduğunu düşünmüyoruz. Çünkü kanıt."
Köylülerle görüşecekler
Baran Yılkı atlarının geleceği konusunda endişeli: "Atların hayvan kesim ya ilaç sektöründe kullanılabileceğine yönelik kaygılarımız. Kazdağları’nda artık eko turizm adı altında her yer yapılaşma tehdidi altında. Hayvanların yaşam alanı daralıyor olabilir.Ama yine biz iki taraflı dinlemek için hafta sonu Atlar için Yeni Hayat Derneği birlikte muhtardan randevu aldık bölgeye gideceğiz. Hem köylülerle görüşeceğiz. Hem konuyla ilgili sahadan bilgi edineceğiz.”
Bölgede avcılıkla hayvan öldürülüyor
Bölgede domuz, sülün, tavşan, kuşlar çeşitli havvan türlerinin avcılıkla öldürüldüğü, yaralandığı hadiseler sık yaşanıyor. En son Ayvacık İlçe Tarım Orman Müdürlüğünün dağıtım yerlerine gönderdiği yazısında 14.06.2026 pazar günü Kocaköy Bademli mevkiilerinde Çanakkale DKMP(Doğa Koruma Milli Parklar Müdürlüğü) izniyle avcılar tarafından “Mücadele Amaçlı Yaban Domuzu Sürek Avı”gerçekleştirildiği görülüyor.
“Biz Kuzey Ege Ortak Yaşam Derneği olarak çok fazla av köpeği buluyoruz kurtarıyoruz. Yine avcılar veya bölgediki bazı yerliler setterler,pointerler gibi av köpeklerini kullanıp yaşlanınca,hastalanınca terk ediyorlar. Biz bütün hayvanlarla arada özgürce yaşamak istiyoruz zaten derneğimizin ismi yüzden Ortak Yaşam.”
Ayrıca av konusuyla ilgili Türkiye Vegan Derneği’nin internet sitesinde veriler yer alıyor:
“2020-2023 yılları arasında Türkiye Vegan Derneği (TVD) olarak hayvan hakları örgütleriyle beraber açtığımız av karşıtı davaların neredeyse tamamında mahkemeler, Tarım Orman Bakanlığı Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün (DKMP) yaban hayvanlarını ‘ava açarak’ öldürme gerekçelerinin ‘bilimsel olarak yetersiz’ olduğunu ortaya koymuştu. Yani bakanlık DKMP raporlarına güven olmadığı defalarca kanıtlandı.”
Change.org kampanyası başlatıldı
Konuyla ilgili change.org kampanyası başlatıldı. Kampanyada atların zorlu yaşam mücadeleleri özetlenmiş:
“ atlar kendi kendilerine ortaya çıkmadılar. Birçoğu yıllarca ulaşımda, yük taşımacılığında, tarımsal faaliyetlerde çeşitli ekonomik işlerde kullanıldı, ihtiyaç kalmadığında doğaya bırakıldı. Şimdi ise insan eliyle yaratılmış durumun bedeli yine hayvanlara ödetilmek isteniyor.
Yılkı atları, Kazdağları'ndaki doğal yaşama uyumlanarak özgürce yaşayan canlılar. atları tehdit veya zarar unsuru olarak gösterme çabası bilimsel etik temel içermiyor. Çünkü yılkılar, yerleşim yerlerinden uzakta yaşamaya eğilimli, ürkek kaçınmacı hayvanlar. Yabani sınıfında olmayan ama yaban hayatına uyumlanmış olan atların sayılarının her geçen yıl azaldığı biliniyor.
Yılkı atları yıllardır bölgenin doğal güzelliklerinin tanıtım çalışmalarının parçası olarak sunulmaktadır. Aynı hayvanların bugün yalnızca ekonomik etkiler üzerinden değerlendirilerek sorun gibi gösterilmesi büyük çelişkidir. Hayvanlar ne turistik dekor ne koşullar değiştiğinde gözden çıkarılabilecek araçlardır. Onlar kendi yaşamlarına sahip hissedebilen bireylerdir.
Bizler yaşamı savunuyoruz. Dün insan faydası için kullanılan, bugün ise turistik simge olarak pazarlanan atların; ekonomik sorun olarak görüldükleri anda yaşam haklarının tartışmaya açılmasını kabul etmiyoruz. Ayvacık’ta yaşayan “yılkı atları” nın hedef gösterilmesine karşı çıkıyor; kamuoyunu, sorunun gerçek nedenlerini görmeye, adil şiddetsiz çözüm yollarını desteklemeye çağırıyoruz.
Kazdağları'nın yılkı atlarına dokunmayın. Özgür yaşayan hayvanların yaşam hakkına saygı gösterin.”