Demir Taht için savaş başladığında, kazanma hırsına kapılan her savaşçının adım adım kendi felaketine doğru yürüyüşünü anlatan "House of the Dragon"; iki yıllık aranın ardından çok daha karanlık tempolu bölümle geri döndü.

HBO Max

"Ejderhalar birbirleriyle savaşmaya başlarsa, kendi sonumuzu çağırmış oluruz."

Rhaenyra Targaryen'in 2. sezonda kurduğu çarpıcı cümle, aslında House of the Dragon’ın uzun süredir anlatmaya çalıştığı hikayenin tam kalbini oluşturuyor. İki yıllık uzun aranın ardından 22 Haziran' ekranlara dönen yapım, açılışını Westeros’u felakete sürükleyen kanlı Boğaz Savaşı'yla yapıyor. Hatırlanacağı üzere sekiz bölüm süren ikinci sezon; durağan yapısı özellikle Harrenhal'daki bitmek bilmeyen rüya sahneleri nedeniyle, dizinin "yerinde saydığı"yla ilgili çok sayıda eleştiri almıştı. Ancak üçüncü sezon daha ilk bölümden itibaren vites yükselterek eleştirileri boşa çıkaracağını kanıtlıyor.

HBO Max

Yeni sezonun açılışını yapan Ryan Condal yönetmen Loni Peristere'in ellerinde tam görsel şölene dönüşen "Boğaz Savaşı" (Battle of the Gullet), televizyon tarihinin en kanlı deniz muharebelerinden biri olarak şimdiden yerini. Rhaenyra’nın deniz ablukasını kırmak isteyen Üçlü Yönetim filosu Corlys Velaryon (Steve Toussaint) komutasındaki güçlerin karşı karşıya geldiği savaş, görsel açıdan ne kadar büyüleyiciyse, hissettirdikleri açısından kadar buruk. Burada Game of Thrones'un meşhur Karasu Savaşı'ndaki gibi yumruğumuzu havaya kaldırıp kutlayacağımız cinsten zafer hissi. Aksine, ejderhalar savaş alanına indiğinde onların kontrol edilemez doğasıyla kez daha yüzleşiyoruz. Binicilerinin sözünü dinlemeyen devasa canavarlar; haklı davanın tarafı olmadıklarını, sadece kaçınılmaz yıkım getirdiklerini kez daha gösteriyorlar.

Ancak sezonun asıl başarısı, devasa görsel efekt bütçelerinden ziyade çok daha kişisel derinlikli sahnelerde saklı. Hikaye ilerledikçe karakterlerin birer birer varoluşsal krizlere girdiğini, "Ne yapıyoruz biz?" sorusunun ağırlığı altında ezildiklerini görüyoruz. Daemon Targaryen’in (Matt Smith) ait olduğu saflara, yani "siyahlara" kesin olarak geri dönmesi kadroya yeni katılan fevri Lord Ormund Hightower'ın (James Norton) Demir Taht'ın geleceğiyle ilgili getirdiği olasılıklar, diziye harika dinamizm katmış. Ser Criston Cole'un (Fabien Frankel) bitmek bilmeyen kasvetli nihilizmi bile bölümün enerjisini düşüremiyor.

HBO Max

Yine dizinin omurgasını, çocukluk arkadaşlığından üvey anne-kız ilişkisine, en son ise iki acımasız düşmana evrilen Rhaenyra Targaryen (Emma D'Arcy) Alicent Hightower (Olivia Cooke) arasındaki muazzam gerilim oluşturuyor. İkinci sezonun sonunda yapılan gizli anlaşmanın ardından, yapılan planlar ansızın bozuluyor. Kral Aegon'un (Tom Glynn-Carney) Lord Larys (Matthew Needham) tarafından kaçırılması; Aemond (Ewan Mitchell) Vhagar'la birlikte Harrenhal'a gittikten sonra sarayın kapılarını Rhaenyra için açacağını söyleyen Alicent'ın tüm heasbını boşa çıkarıyor. Çünkü tahtın yeni sahibi Aemond'un sarayı terk etmek gibi niyeti yok!

Alicent'ın oğlu Aemond'u gitmesi için ikna ederken ikisinin arasında geçen tuhaf aşırı derecede rahatsız edici an, sadece fragmanda gösterildiğinde bile izleyicilerden büyük tepki. Aemond'un psikopatlığını yansıtması için kadar uç sahne yazılmasına gerek var mıydı tartışılır. Özellikle daha önce, öz annesine karşı garip duygusu olabileceğiyle ilgili ima hiç yapılmamışken. Fakat House of the Dragon, sırf izleyicileri konuşturmak için senaryoya eklenen tip gereksiz fiziksel yakınlık sahnelerini seviyor. İzleyiciler benzer romantik sahnenin, hikayeye hiç hizmet etmediği halde Rhaenyra Myseria (Sonoya Mizuno) arasında geçtiğini hatırlayacaktır. George.R. Martin, uyarlamada yapılan bazı değişikliklerden memnun olmadığını açıkça belirtmesine rağmen, dizi ekibinin serzenişleri ciddiye almadığı belli oluyor.

Dördüncü sezonuyla final yapacağı kesinleşen House of the Dragon, yeni sezonuyla bizi kaçınılmaz sona en iyi şekilde hazırlıyor. Kimsenin mutlu ayrılmayacağı, herkesin şeyler kaybedeceği savaşta; bizi ekrana bağlayan şey ejderhaların görkemi değil, karakterlerin kendi elleriyle hazırladığı trajik sonu izlemenin verdiği acımasız seyir zevki oluyor. Sezonun ilk bölümünde - aslında daha savaşın başında sayılırken- siyahlar en büyük kayıplarını verdi. ölümler çok güvenilen, hiç beklemediğimiz ismin elinden geldi üstelik. Geri kalan bölümlerde intikamın şiddetin dozunun nerelere varabileceğini ancak hayal edebiliriz.

“House of the Dragon” dizisinin 3. sezonu 22 Haziran Pazartesi günü HBO Max'te başlıyor. Yeni bölümler, 10 Ağustos'taki sezon finaline kadar haftalık olarak yayınlanacak.

İdil Hazal ACAR

House of the Dragon Vizyon tarihi 2022-08-21 Diziler House of the Dragon beraberinde Matt Smith (XI), Emma D'Arcy, Olivia Cooke Üyeler 3,4