Artı Gerçek - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raporuna Avrupa'nın Türkiye'ye yönelik tutumuna sert eleştiriler yöneltti.
Fransa' düzenlenen G7 Zirvesi'ne değinen Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump'ın zirvede kullandığı "Patron benim" ifadesinin Batı dünyasındaki güç ilişkilerini açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Trump'ın sözlerinin tesadüfi olmadığını belirten Bahçeli, " söz gelişi güzel söylenmiş cümle değil, G7 masasındaki güç dengesini, Avrupa'nın güvenlik bağımlılığını transatlantik ilişkilerin gerçek mahiyetini gösteren ibretlik itiraftır".
'AVRUPA WASHINGTON'UN GÖLGESİNDEN ÇIKAMADI'Avrupa'nın yıllardır stratejik özerklik söylemini dillendirdiğini ancak bunu hayata geçiremediğini savunan Bahçeli, Avrupa'nın savunma, siyaset ekonomi alanlarında hâlâ ABD'nin etkisinden kurtulamadığını ifade.
Bahçeli, "Aynı Avrupa kendi güvenlik boşluğunu nasıl dolduracağını kara kara düşünmektedir. Avrupa Türkiye'ye demokrasi, hukuk dış politika dersi vermeye kalkmakta; rapor kılıfına sokulmuş ithamları tehditlerini ısrarla sürdürmektedir" diye konuştu.
'TÜRK MİLLETİNE BİÇİM VERECEK TERZİ DOĞMAMIŞTIR'Avrupa'nın kendi sorunlarını görmezden geldiğini öne süren Bahçeli, Türkiye'ye yönelik eleştirileri "çifte standart" olarak nitelendirdi.
"Avrupa kendi evinin duvarındaki çatlağı görmüş fakat hâlâ Türkiye'nin kapısına rapor çivileme hevesinden vazgeçmemiştir" diyen Bahçeli, ifadeleri kullandı:
"Gaflet uykusundan hülyalara dalanlar iyi duysun, kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın işitsin; Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır."
'YARGIMIZA YÖNELİK VESAYET HEVESİ'Bahçeli, Avrupa Parlamentosu raporunun en sorunlu bölümlerinden birinin Türkiye'nin yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmeler olduğunu savundu.
Raporda yer alan eleştirilerin bağımsız yargıya müdahale anlamı taşıdığını belirten Bahçeli, "Devam eden yargı süreçlerini siyasi saiklerle yorumlamak, bağımsız Türk mahkemelerini yönlendirmeye kalkmak vesayet hevesidir. Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez".
Türkiye'nin dış baskılarla yönlendirilemeyeceğini vurgulayan Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti dış aktörlerin tehdit, telkin terbiye imalarıyla yüzü Batı'ya çevrilip hizaya getirilemez. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek, yerini iyi belleyecektir" ifadelerini kullandı.
'KIBRIS MAVİ VATAN KONUSUNDAKİ TUTUM KABUL EDİLEMEZ'Avrupa Parlamentosu raporunda Kıbrıs Mavi Vatan'a ilişkin değerlendirmelere tepki gösteren Bahçeli, yaklaşımın Türkiye karşıtı politikaların devamı niteliğinde olduğunu savundu.
"AP raporunun Kıbrıs Mavi Vatan başlıklarında takındığı tavır eski hesabın denizlere uzanan yeni perdesidir" diyen Bahçeli, Türkiye'nin egemenlik haklarından taviz vermeyeceğini belirtti.
Bahçeli devamla şunları söyledi:
"G7 masasındaki Hürmüz gündemi Amerika Birleşik Devletleri'ndeki İran mutabakatı, büyük tabloyu tamamlamaktadır. ABD İran arasında varılan mutabakat, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, deniz ablukasının kaldırılması, İran'ın nükleer stoklarına ilişkin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gözetiminde yürütülecek seyreltme bertaraf süreci, dondurulmuş fonlar, Lübnan dâhil çeşitli cephelerde askerî operasyonların durdurulması nihai anlaşma için takvim belirlenmesi gibi başlıkları kapsamaktadır. Ancak ABD Kongresinde mutabakata yönelen itirazlar göstermektedir ki ABD siyasetinin kendi içinde bile netleşmemiş, çalkantılı sancılı zemini vardır. Uluslararası dünyanın tüm keşmekeşine rağmen ABD İran arasında müzakere kapısının açık tutulması İsviçre'nin ev sahipliğinde mutabakat görüşmelerine başlanması, Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçişin, deniz ablukasının kaldırılmasının Lübnan sahasında ateşin durdurulmasının konuşulmasını dikkatle izliyoruz.
Biz dünyaya Ankara'dan bakar, dünyayı Türkçe okur, yarınımızı dünün ışığında Türkçe tayin ederiz. Ukrayna Savaşı'nda İstanbul görüşmelerine ev sahipliği yapan, Karadeniz' dengeleri gözeten, Montrö rejiminin hassasiyetini koruyan, Ukrayna'nın savunma kapasitesine katkı sunarken bölgesel savaşın yayılmaması için diplomatik kanalları açık tutan Türkiye'dir. Suriye' sınır güvenliğini sağlamak, terör koridorunu parçalamak, milyonlarca sığınmacının geri dönüşünü mümkün kılacak zemini oluşturmak için sahada bedel ödeyen Türkiye'dir. Turan Koridoru'ndan hayat bulacak Avrupa-Asya bağlantısına kadar yeni jeopolitik sayfayı okuyan Türkiye'dir. Doğu Akdeniz' enerji denklemlerinin dışında bırakılmak istenen fakat sahada masada varlığını kabul ettiren Türkiye'dir. Son sözü söylemeden ne Adalar Denizi'nde ne Doğu Akdeniz' kalem oynatılmayan ülke Türkiye'dir. Bütün bunları görmeden Türkiye'ye rapor yazanlar haritaya bakıyor ama bizi göremiyorlar. Bizi tanımıyorlar. Sonraki adımımızı kestiremiyorlar.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne, Milliyetçi Hareket Partisi'ne, Ülkü Ocaklarına, Mavi Vatan davamıza yavru vatanımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üzerindeki politikalarımıza çamur atmaya kalkıp Ankara'dan stratejik iş birliği bekleme devri çoktan kapanmıştır. Brüksel istediği kadar kalem oynatsın. Ankara'dan duyulan sadece izansızlığın yankısıdır.
Şimdi Amerika-Siyonist iş birliği için "Ben patronum." diyenlere sesleniyorum. Dağa serçe konsa dağ ne kazanır? Dağdan serçe kalksa dağ ne kaybeder? Amerika dağ isen, serçeleri kov gitsin!" (POLİTİKA SERVİSİ)
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda Türkiye'nin dünyanın gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulunuyor.
MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin açıklamasından satırbaşları şöyle:
"Fransa' G7 liderleri araya gelmiştir. Zirvenin gündem başlıkları kâğıt üzerinde hayli kabarıktır. Küresel ekonominin atılan bombalar imzalanan mutabakatlar arasında sıkışmış kırılgan seyri, Ukrayna Savaşı'nın Avrupa güvenliğinde açtığı derinleşen gedik, Hürmüz Boğazı üzerinde enerji yolları dünya ticaret hayatının seyir güzergâhı üzerine çöken belirsizlik, siyasi ekonomik gelişmelere bağlı olan düzensiz göç endişeleri aynı fotoğraf karesine sıkışmıştır.
Fakat bütün ağır gündemlerin üstüne Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump'ın çalışma toplantısına girerken söylediği 'Patron benim' sözü damga vurmuştur. söz gelişi güzel söylenmiş cümle değil, G7 masasındaki güç dengesini, İkinci Dünya Savaşı'ndan yana Avrupa'nın omzuna çöken tüm ışıltılı Batı güzellemelerinin saklayamadığı güvenlik bağımlılığını transatlantik ilişkilerin gerçek mahiyetini gösteren ibretlik itiraftır.
'AVRUPA HALA WASHİNGTON'UN GÖLGESİNDEN ÇIKAMADI'Avrupa yıllardır stratejik özerklikten bahsetmektedir. Fakat aynı Avrupa, kendi savunma, siyasi iktisadi mimarisini hâlâ Washington'un gölgesinden çıkaramamıştır.
Aynı Avrupa kendi güvenlik boşluğunu nasıl dolduracağını kara kara düşünmektedir. Avrupa Türkiye'ye demokrasi hukuk dış politika dersi vermeye kalkmakta rapor kılıfına sokmuş ithamları tehditlerini ısrarla sürdürmektedir.
Avrupa kendi evinin duvarındaki çatlağı görmüş fakat hala Türkiye'nin kapısına rapor çivileme hevesinden vazgeçmemiştir. Kendi zaaf basiretsizliklerini örtmek için rapor kumaşından yanlışlarına perde biçmeye, itham ipliğinden tazyik nakışı işlemeye çalışmaktadır. Ne var ki yamalı bohçadan ne hakikat, ne hakkaniyet ne Türkiye'ye istikamet çizecek irade çıkar.
Gaflet uykusundan hülyalara dalanlar iyi duysun, kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın işitsin, Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır.
Avrupa başkentlerinde yıllarca Türk askerine namlusunu doğrultan hain terör örgütlerinin paçavralarını dalgalandırdılar, FETÖ artıklarına seve seve kucak açtılar.
Türk düşmanlığının zehirli diline göz yumanların, Türk milliyetçiliği hakkında hüküm cümlesi kurmaya yüzü var mıdır?
Türkiye’ye reform hukuk iyi komşuluk dersi vermektedir. nasıl körlük nasıl hukuksuzluktur.
Camilerimize saldırı olduğunda susanlara, Kuran-ı Kerim’e yönelik alçak provokasyonları ifade özgürlüğü adı altında pazarlayanlara Avrupa şehirlerinde yükselen İslam düşmanlığını keyifle seyreden bozgunculara nasıl anlatacağız sözün namus olduğunu!
Avrupa Parlamentosu raporu bağlayıcı olmayabilir fakat taşıdığı siyasi niyet bakımından üzerinde dikkatle durulması gereken belgedir. Raporun en vahim bölümlerinden biri yargı gücümüzü abluka altına alma teşebbüsüdür. Türkiye’nin yargı erkine uzatılmış arzı, sapkın umarsız delalet dili sıradan eleştiri kapsamında yorumlanamaz. Devam eden yargı süreçlerini siyasi saiklerle yorumlamak, bağımsız Türk mahkemelerini yönlendirmeye kalkmak vesayet hevesidir. Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez. Türkiye Cumhuriyeti dış aktörlerin tehdit, telkin terbiye imalarıyla yüzü Batı’ya çevrilip hizaya getirilemez. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek, yerini iyi belleyecektir. Bize ayar vermeye kalkan her kim varsa Türkiye Cumhuriyeti'nin hürriyet egemenliğine yan gözle bakmamayı öyle ya böyle öğrenecektir.
Avrupa Parlamentosu'nun işi ortadadır. Dillerinde özgürlük demokrasi yalanı, satırlarında hukuk kılıfına sokulmuş dayatma, işin esasında ise Türk Türkiye karşıtlığı vardır. yalan pazarın kepengi er ya geç indirilecektir.
AP raporunun Kıbrıs Mavi Vatan başlıklarında takındığı tavır ise eski hesabın denizlere uzanan yeni perdesidir."
Güncelleniyor.