Artı Gerçek - Cumhurbaşkanı AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasında muhalefete yönelik eleştirilerde bulunan Erdoğan, muhalefeti Meclis çalışmalarını engellemeye çalışmakla suçladı. Erdoğan, “Ana muhalefet partisi içindeki tartışmalar TBMM’nin saygınlığına zarar veriyor” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının önemli bölümünü sürece ayıran Erdoğan, Cumhur İttifakı MHP başlatılan sürecin devlet politikası haline geldiğini önemli mesafe kaydedildiğini dile getirdi.

TUSAŞ saldırısı başta olmak üzere süreç boyunca çeşitli “sabotaj girişimleriyle” karşılaşıldığını belirten Erdoğan, buna rağmen çalışmaların sürdüğünü ifade. Suriye’deki gelişmelere değinen Erdoğan, kuzey Suriye’deki sorunların büyük ölçüde çözüme kavuştuğunu Suriyelilerin geri dönüş sürecinin başladığını söyledi.

Erdoğan, bölgedeki gelişmelerin Türkiye açısından kritik olduğuna dikkat çekerek, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak yasal çerçeve üzerinde çalışıldığını düzenlemenin Meclis’e sunulacağını açıkladı.

'ANA MUHALEFET TÜRKİYE SİYASETİNİ PARALİZE EDİYOR'

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Biz millete karşı görevimizi yerine getirmek için samimiyetle çalışırken maalesef muhalefet Meclis'i tıkama çalışkanlığından türlü vazgeçmiyor. İş yapmak, milletin derdine derman olmak varken ellerinde telefonlarla şov peşinde koşanları artık hepimiz tanıyoruz. Üzülerek görüyoruz ki şimdi bunlara şahsi kavgalarını gazi Meclis'e taşıyanlar eklenmiştir.

Kuşkusuz her siyasi parti kendinden sorumludur. Biz başka siyasi partilerin ne yaptığıyla, neleri tartıştığıyla ilgilenmeyiz. Tartışmayı sokaklara Meclis koridorlarına taşımadıkları sürece biz yaşananları sadece üzüntüyle izlemekle yetiniriz. Ama partinin iç meselesi yüce çatının demokrasimizin meselesi haline getirilmeye çalışılırsa elbette kayıtsız kalamayız. Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaları son günlerde aynen buna evrilmiştir. TBMM'nin saygınlığına gölge düşürülmekte, siyaset kurumu yıpratılmaktadır. Paralel yönetim modeli sadece ana muhalefet partisinin kendisini değil, Türkiye siyasetini paralize ediyor.

'ÇOK BAŞLILIK DEMOKRASİMİZE ZARAR VERİYOR'

Çok başlılık, muhalefetle birlikte demokratik siyasete zarar veriyor. Açık söyleyeyim, biz durumun sürdürülebilir olmadığına inanıyoruz. Vesayet altındaki muhalefet demokrasimiz için ne kadar tehlikeliyse toplumdan kopuk, tamamen kendi iç gündemine sıkışmış, politika değer üretemeyen muhalefet aynı ölçüde risklidir.

'SÜREÇTE ÖNEMLİ AŞAMALAR KAYDETTİK'

Terörsüz Türkiye sürecine dair bazı önemli değerlendirmelerimi mak istiyorum. Şunu kez daha ifade etmek durumundayım. Cumhur İttifakı ortağımız MHP başlattığımız, akabinde devlet politikasına dönüştürerek bugünlere getirdiğimiz terörsüz Türkiye sürecimizde hamdolsun önemli aşamalar katettik. 23 Ekim' yaşanan TUSAŞ saldırısı başta olmak üzere süreç boyunca karşılaşılan sabotajlara rağmen sabırla çalışmaları yönettik. Terörsüz Türkiye süreci geride bıraktığımız 22 yıllık zaman diliminde ciddi direnç testlerinden başarıyla geçti.

'SURİYE'NİN KUZEYİNDEKİ SORUN ÇÖZÜME KAVUŞTU'

Sürecin önündeki en önemli engellerden biri olan Suriye'nin kuzeyindeki sorun, Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara'nın kuşatıcı yaklaşımıyla büyük ölçüde çözüme kavuştu. Entegrasyon süreci çeşitli güçlerle karşılaşmasına rağmen hamdolsun başarıyla hayata geçirdiler. Biz süreci yakından takip ediyoruz.

'İRAN KRİZİ KÜRT KARDEŞLERİMİZ İÇİN HAYATİ ÖNEMDE'

İran krizi, sürecin sadece ülkemiz bölgemiz için değil Kürt kardeşlerimiz için hayati önemde olduğunu tescil etmiştir. Sürecin sağladığı atmosfer diyalog kanalları sayesinde Kürt kardeşlerimizin zarar göreceği daha büyük fitnelerin önüne geçilmiştir. Türkler, Kürtler, Araplar, Persler olarak ne kadar kanlı, ne kadar sinsi oyunu bozduğumuz ileride daha net görünecektir. Bölgemizin nasıl uçurumun kıyısından döndüğü daha net anlaşılacaktır.

'GÖNÜL İSTER Kİ SORUNU SÜRATLE ÇÖZELİM'

Terör miadını doldurmuştur. Terör aynı zamanda her türlü gelişmenin, ekonomik kalkınmanın, refahın, siyasi demokratik atılımın önündeki en büyük engeldir. Terörün gölgesi çekildikçe turizmden istihdama, güvenlikten tarıma her alanda nasıl bahar havasının estiğini hep birlikte görüyoruz. Diyarbakır'ın sokakları, kahvehaneleri bugün cıvıl cıvıl. Hakkari'nin dağlarında ülkemizin dört yanından turistler geziyor.

Gönül ister ki 50 yıllık sorunu süratle çözelim geride bırakalım. Maalesef bölgemizin içinden geçtiği dinamik, jeopolitik, aynı anda pek çok krize vaziyet etmemizi çok hassas olmamızı elzem kılıyor.

'YASAL DÜZENLEMEYİ MECLİS'İN TAKDİRİNE SUNACAĞIZ'

Gelinen noktada örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Gerekli istişareleri yaptıktan sonra fazla uzatmadan söz konusu düzenlemeyi Meclis'in takdirine sunacağız. "