Artı Gerçek - Hakkâri’nin Yüksekova ilçesine bağlı Büyükçiftlik beldesinde 18 Temmuz 2016’ yaşamını yitiren Sürmi İnce’ye ilişkin dosya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşındı. Ailenin avukatları, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) yaşam hakkı ihlali iddiasını “kabul edilemez” bulmasının ardından AİHM’e başvurdu.
Olayda tutuksuz yargılanan Uzman Çavuş Ali Dalgıran, “bilinçli taksirle öldürmek” suçundan 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmış, karar istinaf mahkemesi tarafından 22 gün içinde onanmıştı. AYM ise soruşturmanın yapıldığı, faillerin tespit edildiği gerekli cezanın verildiği gerekçesiyle yaşam hakkı ihlali bulunmadığına hükmetmişti.
'SİVİLLER AÇIKÇA GÖRÜLEBİLİYORDU'Sürmi İnce’nin oğlu avukatı Bünyamin İnce avukatlar Emrah Baran Nagehan Avçil tarafından yapılan AİHM başvurusunda, olay sırasında bölgede herhangi çatışma bulunmadığı, Sürmi İnce yanındakilerin silahsız sivil kıyafetli olduğu belirtildi.
Mezopotamya Ajansı'ndan Adnan Bilen'in haberine göre başvuruda, “Yaklaşık 20 metre gibi son derece kısa mesafeden, yüksek çözünürlüklü kamera sistemine sahip zırhlı araç üzerindeki ağır silahla ateş açılmıştır. Olay sırasında maktulün yanında 3 yaşındaki torununun bulunması dahi sivillerin açıkça görülebilecek durumda olduğunu göstermektedir” denildi.
'ÖLÜM TESADÜFİ DEĞİL'Başvuruda, ölümün herhangi çatışma ortamında meydana gelen tesadüfi olay olmadığı savunularak, “Ölümün güvenlik güçleri tarafından açılan ateş sonucu meydana geldiği tartışmasızdır. Olay yerindeki fiziksel koşullar, kullanılan silah sistemi taraflar arasındaki kısa mesafe dikkate alındığında ölüm riskinin son derece öngörülebilir olduğu açıktır” ifadelerine yer verildi.
'İLK YARDIM YAPILMADI'AİHM başvurusunda, Sürmi İnce’nin vurulmasının ardından sağlık hizmetine erişimin sağlanmadığı öne sürüldü. Başvuruda, “İlk yardım yapılmamış, ambulans çağrılmamış yaralının sağlık hizmetine erişimini sağlayacak herhangi girişimde bulunulmamıştır” denildi.
'SORUŞTURMA BAĞIMSIZ YÜRÜTÜLMEDİ'Aile avukatları, soruşturmanın bağımsız tarafsız yürütülmediğini savundu. Başvuruda, olayın emir-komuta boyutunun araştırılması, zırhlı araç kayıtlarının incelenmesi, balistik uzman raporlarının alınması yönündeki taleplerin reddedildiği belirtildi.
Ayrıca, olay yerinde bulunan askeri personelin beyanlarının soruşturmanın temel dayanağı haline getirildiği kapsamlı araştırma yürütülmediği belirtildi.
'AYRIMCI SAİK ARAŞTIRILMADI'Başvuruda, bölgede zırhlı araçlardan açılan ateş sonucu sivillerin yaşamını yitirdiği başka olayların bulunduğu hatırlatılarak, ayrımcı saik ihtimalinin etkili biçimde araştırılmadığı vurgulandı.
Avukatlar, olayın meydana geldiği coğrafi toplumsal bağlam dikkate alındığında, Kürt olmaları nedeniyle AİHS’nin 14. maddesi kapsamında ayrımcılık yasağı yönünden inceleme yapılması gerektiğini ifade.
'CEZASIZLIK POLİTİKALARININ ÖRNEĞİ'Dosyaya ilişkin açıklama yapan avukat Bünyamin İnce, “AYM’nin ihlal kararı vermemesi üzerine dosyayı AİHM’e taşıdık. Yaşam hakkının maddi usul boyutlarının, etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ayrımcı saik iddialarının araştırılmadığını ayrıntılı şekilde ortaya koyduk. Sürmi İnce dosyası bölgede yaşanan yaşam hakkı ihlalleri cezasızlık politikalarının önemli örneklerinden biridir”. (HABER MERKEZİ)