EMR Mimarlık Restorasyon'un kurucusu Ali Emrah Ünlü İstanbul Hilton Oteli'nin restorasyon süreci hakkında konuştuk.

Ada Umay Cansız: İstanbul’un turizm tarihinde kırılma noktası oluşturan Hilton’un restorasyonunu 2024’te tamamladınız. İstanbul’un kimliği gelişimi açısından büyük önem taşıyan Hilton projesine dahil olma sürecinizi anlatır mısınız? Hilton yollarınız nasıl kesişti?

Ali Emrah Ünlü: Hilton hikayesi bizim için 2020 yılında başladı. 2026’ yeniden kullanıma açılan yapıda, dolu dolu 5 sene geçirdik.

Hilton, 1955’ ilk açıldığı yıllarda.C. Emekli Sandığı mülkiyeti altındaydı. Sonrasında el değiştirerek özelleşti Doğan Holding bünyesinde şirket tarafından satın alındı. Çok işlek popüler yapı olduğundan, uzun yıllar onarım yapılamadı.

Hilton İstanbul, hem Hilton’un Avrupa’daki ilk otellerinden biri hem Türkiye’nin ilk beş yıldızlı oteli. Görkemli konaklama tesisi, restoranları, barları, havuzu, tenis kortları zamanki sosyal hayatın çekim merkezi olmasıyla İstanbul’a birçok ilki getirdi.

2020 yılına kadar şey yapılmamasının sebeplerinden biri izin statüsünün değişmiş olmasıydı. Önceden modern mimarlık örneği olarak kayıt altına alınmamıştı; 2007 yılında korunması gerekli kültür valığı olarak tescillendi izin statüsü tamamen değişti. Hilton Oteli’nin yanı sıra Kongre Vadisi dediğimiz Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Cemal Reşit Rey Konser Salonu Harbiye Radyoevi’nin bulunduğu alan, tarihi kentsel sit alanına dönüştü; imar planları değişerek koruma amaçlı imar planı hazırlandı.

Bugün Hilton Oteli’nin ana binası Sedad Hakkı Eldem’in eklediği ön taraftaki iki katlı yapı (102 odalar) dahil olmak üzere yüzlerde odası. Odaların kısmı kullanılamaz haldeydi verim düşmüştü. 2020 yılında otelin giderek eskimesi müşteri şikayetlerinin artmasıyla onarım yeniden gündeme geldi.

Ardından İşveren (Doğan grubu Hilton International) tarafından mimari proje ihalesine davet edilmemizle işe dahil olduk. Birçok başka mimarlık firmanın bulunduğu ihaleye bizim davet edilme sebeplerimizden biri yapının modern mimarlık alanında kültür varlığı olarak tescilli eser olması izin sürecinin hem belediye üzerinden hem koruma kurulu üzerinden ilerleyecek olmasıydı. Böylece 2020 yılında işe başladık.

…biz işlere başlayana kadar ömrü vefa etmeyebilirdi Ada Umay Cansız: Restitüsyon sürecinde kapsamlı çalışma yürüttünüz. Yaptığınız araştırma incelemelere göre Hilton günümüze nasıl taşınmış, yıllar içerisinde yapılan müdahaleler yapıyı nasıl etkilemiş?

Ali Emrah Ünlü: Hem izin açısından hem yapıyı ayıklama açısından en zorlandığımız konu Çünkü yaklaşık 82 bin metrekarelik, manevi ağırlığı olan yapıdan söz ediyoruz.

İlk olarak Kongre Merkezi, giriş binaları, Sedad Hakkı Bey’in eklediği 102 Odalar denilen kısım, tenis kortları, squash binası spa alanının rölövelerini alarak belgeledik. deprem gerçeğiyle baş başa olduğumuzdan, yapıların statik açıdan çok titiz biçimde incelenmesi gerekiyordu. Beklenen İstanbul depreminden Hilton Oteli’nin kötü etkilenmesi çok muhtemeldi. 1955 yılında iyi mühendislik projesiyle yapılmamış olsa, biz işlere başlayana kadar ömrü vefa etmeyebilirdi.

Restitüsyon aşamalarında üç dönem üzerinde çalıştık. Otel çok rağbet gördüğünden ciddi çekim merkezine dönüştüğünden 1960’lı yıllarda ek yapı inşa edilmiş. ek anki kütlenin üçte birlik kısmına denk geliyor. Otelin yapımından ek inşa edilene kadarki dönemde inşaat teknolojisinin gelişmesinden dolayı, buraya kadarki dönemi birinci dönem restitüsyon olarak belgeledik.

buçuk yıl süren çalışmanın ardından yapının kronolojisi çıkmış oldu

Konuya çok kapsamlı biçimde eğildik, çünkü Hilton’ daha önce hiç böyle çalışma yürütülmemişti bizden sonraki yapılacak işlere hem arşiv taraması hem yapısal kararlar olarak nitelikli çalışma bırakmak istiyorduk. Birinci dönem restitüsyonu şekilde tamamladık.

Ek yapının ilave edildiği dönemi ise ikinci dönem restitüsyon olarak adlandırdık. Fakat yapı 1970’li yıllardan günümüze çok fazla değiştiği için, üçüncü dönem restitüsyonu yapmak durumunda kaldık. Nüfus teknolojinin gelişmesi sonucu insan yaşantısının değişmesiyle iç mekan kullanımları farklılaşmıştı. Yine aynı dönem Sedad Hakkı Bey takım eklentilerle binayı büyütmüştü. 1985’li yıllarda 102 Odalar dediğimiz kısmın eklendiği dönem üçüncü dönem restitüsyonu tamamladık.

buçuk yıl süren çalışmanın ardından yapının kronolojisi çıkmış. Yapıldığı günden bizim ilk işe başladığımız güne kadarki süreç hakkında kronolojik analiz yapmış olduk, koruma kuruluna teslim ettik onaylarını aldık.

…binayı soydukça taşıyıcı sistemin tasarlandığı gibi yapılmadığı yerler ortaya çıktı Ada Umay Cansız: Restorasyon sürecinde yapının özgün niteliklerini korurken, güncel yönetmelikleri otelcilik ihtiyaçlarını karşılayabilmek için ciddi müdahaleler yaptınız. kapsamda, projeyi ele alırken benimsediğiniz tasarım yaklaşımından söz edebilir misiniz?

Ali Emrah Ünlü: İyi restorasyon yapabilmek için çok iyi rölöve belgelemesi yapmamız gerekiyordu. İkinci aşamada, yapının geçirdiği bütün evreler üzerinde kronolojik olarak çalıştık koruma kurulundan onaylattık. Dolayısıyla yaptığımız çalışma tescillenmiş oldu kabul edildi. Geriye “doğru” restorasyonu bunun üzerine kurmak kaldı en zorlu işimiz buydu.

Restorasyon sürecine girdikten sonra işin ne kadar zor olduğu ortaya çıktı. İç mekan projesinin yanı sıra ciddi düzenleme iyileştirme yaptık. Yapıda insan barındıracaksak öncelikli olarak güvenli olması gerekiyordu.

Yapı belgelendikten modellendikten sonra deprem konusunda ciddi eksiklerin olduğu ortaya çıktı. Çünkü yapı güne kadarki mevcut yönetmelikleri karşılasa büyük tadilat yaptığınızda yeni yönetmeliklere tabi oluyorsunuz. İki ayrı alana yangın merdiveni ilave etmemiz gerekti, bütün yangın kaçışları yeniden tasarlandı. kapsamda profesyonel ekiplerle çalıştık. Kendileri hem uzmanlıklarıyla hem süreç içerisindeki aktif rolleriyle projemizin paydaşları oldular. Sadece Türkiye’deki yangın yönetmeliğini değil, aynı zamanda -Hilton otel zinciri olduğundan- Amerika’daki yangın yönetmeliklerini kapsayan projelendirme yaptık. Örneğin açık hava tiyatrosu tarafında yer alan dokuz kattaki odaların hepsini feda edip yangın merdiveni yaptık; çok ciddi müdahaleydi ama yapının bundan sonraki hayatını sağlıklı sürdürebilmesi için gerekliydi.

zorlayıcı konu ise statik müdahalelerdi. Restorasyon projesini tamamlamadan önce koruma kuruluna başvurduk; binanın birçok noktasından karot almak parselin içinde farklı yerlerde zemin etüt çalışmaları yapmak için izin aldık, aynı zamanda muayene çukurları açtık. Dolayısıyla konuyla ilgili çalışan mühendisler, yapıyı fiziksel olarak görme, ölçme malzemesini gözlemleme fırsatı buldu. Süreçteki bütün kararlar bunun üzerine alındı. İyi ki öyle. Çünkü elimizde 1990’lardan önce yapılan müdahalelere dair miktar bilgi olmasına rağmen, as-built projesi yoktu. Dolayısıyla kirişlerin yerleri, temellerdeki bağlantı noktaları farklı çıktı. Kabukları alıp binayı soydukça taşıyıcı sistemin tasarlandığı gibi yapılmadığı yerler ortaya çıktı. Eğer çalışmayı yapmayıp elimizdeki mevcut verileri kabul etseydik, deprem performansında sapmalar olacaktı.

Hiçbir ekibin diğerinin önüne geçmediği kolektif çalışma yürüttük

Üçüncü kısma geldiğimizde ise oteli yeniden yaşayacak bina olarak ele aldık. Teknolojinin gelişmesiyle insan alışkanlıkları değiştiği için bütün sistemi yeniden analiz etmemiz gerekti. Süreç boyunca çok sayıda mimarlık mühendislik ekibiyle çalıştık. Projenin üçüncü yılına doğru iç mimari tasarım ekipleri projeye dahil. Binanın ana kararları ise tarihe kadar alınmıştı.

Güçlendirmeden dolayı mimarinin farklılaşacağı noktalar, yangınla ilgili ilaveler, yalıtım ilgili konular netleşmişti.

İç mekanda binanın karakterine uygun yeni tasarım yapılması hedeflendi. Tüm paydaşlar için çok değerli yapı olduğundan tasarım ayağı oldukça zorlu tartışmalı geçti.

Biz projenin müellifi iş veren temsilcisi olarak yapının belgelenmesi (rölöve), restitüsyonu, restorasyonu tüm uygulama sürecini, Doğan Grubu Hilton International tarafından bire olarak uzman ekip birlikte başından sonuna yürüttük. Uygulama projesinde has+koen mimarlk birlikte, kongre merkezi iç mimari tasarımında Toner Mimarlık ana binanın iç mekan tasarımında Autoban peyzaj proje uygulamalarında DS Mimarlık birlikte çalıştık. Hiçbir ekibin diğerinin önüne geçmediği kolektif çalışma yürüttük. Kongre Merkezinda SİSKA, ana binada Tekyol Berko iş ortaklığı inşaat yüklenciliğini üstlendi.

1955 yılı tasarımına hem mekansal hem hacimsel olarak yaklaştık Ada Umay Cansız: Sedad Hakkı Eldem tasarımı çini duvar kaplamaları ilgili restorasyon çalışması yürüterek çinileri yeniden ortaya çıkardınız. Çinilerin güncel durumunu tespit etme, üretim uygulama sürecinizden bahsedebilir misiniz?

Ali Emrah Ünlü: Bizi çok heyecanlandıran uğruna mücadele etmemiz gereken konuydu.

1955 yılındaki Sedad Hakkı Eldem’in ilk tasarımını hem restitüsyon hem restorasyon sürecinde çok detaylı inceledik. Yapının ayrılmaz parçaları olan çintemani motifli duvar kaplamaları dikkat çekiyordu.

Maalesef bunların kısmı kapatılmış durumdaydı, kısmı ise yapı tescillenmeden önce yapılan güçlendirmeden dolayı kullanılamaz duruma gelmişti. Restorasyon projesinin onayını almadan evvel sökümlere başlamıştık, restorasyon projemizin onayını aldıktan sonra binayı topyekün soyduk. sürü tavan duvar katmanı çıktı. Yıllar içinde yapılan katmanlar çok eleştirdiğim yapılmaması gereken şekilde yapılmıştı. Kutu profil üzerine alçıpan veya betopan şeklinde ana duvarlardan uzaklaşarak, hem yapıyı küçülten hem orijinal katmanları nevi reddeden müdahalelerdi. yüzden projemiz sonucunda çok daha ferah geniş alanlar elde ettik. 1955 yılı tasarımına hem mekansal hem hacimsel olarak yaklaştık.

noktada dikkatimizi çeken en önemli husus, Sedad Hakkı Bey’in el çizimleriyle yapılan çinilerdi. Hilton Oteli’nin yapımı sırasında yerel mimar olarak Sedad Hakkı Bey çalışılmış iyi ki öyle olmuş. Çünkü Sedad Hakkı Bey, yapıyı Türk Anadolu motifleriyle süslemiş. Girişteki uçan halı Sedad Hakkı Bey’in kendi tasarımı binaya müthiş biçimde dahil oluyor. Aynı zamanda şadırvan kendisinin tasarımı; oraya çinilerle süslediği çok hoş balo salonu tasarlıyor.

60 yıllık emektar Hilton, kendi kendini restore ederek bugüne gelmiş

Bunların yanında yapının lobisi çinilerle süsleniyor. Birkaç farklı renk biçimde motifler. En dikkat çekeni ise çintemani desenli üçgen formlar. Çinilerin büyük kısmını çok hasarlı olarak tespit ettik. Durumlarını tam olarak anlamak için belgelemelerini, çizimlerini üç boyutlu taramalarını yaptık. Önceliğimiz; oldukları yerde, oldukları şekilde muhafaza etmekti. Eksik ya zarar görmüş olanların yeniden üretilmesini istedik yeniden üretilenlerde aynı renk, aynı doku aynı deseni tutturmaya çalıştık. Epey deneme yapmak durumunda kaldık. Çünkü birebir olması mümkün değildi, zamanın getirdiği patina vardı.

Sökülmesi gerekenleri, arkalarındaki harç tabakasını almadan ayıkladık. Daha sonra aşağıda atölye kurduk. 60 yıllık emektar Hilton, kendi kendini restore ederek bugüne gelmiş. yüzden alt katlarda birçok atölye. Biz onlardan rica ettik; 40 yıldır burada çalışan ustalar bize yardım ettiler. Yüzlerce çinliyi tek tek ayıkladık, arkalarını söktük tekrar kullanılır hale getirdik. Kırıklar çatlakların restorasyonları yapıldı. Dolayısıyla orijinal çinli miktarımız arttı. Eksik olan parçaları yine aynı koşullarda ürettirdik. şekilde üç aşamalı proje uygulama yaparak süreci tamamladık.

9. Kat Güçlendirme Çalışmaları

Yapı bize çok şey öğretti Ada Umay Cansız: Hilton, erken Cumhuriyet dönemi modernizminin uluslararası mimarlıkla kesiştiği özgün dilde yapı üzerinde uzun süre çalışmak, mesleki pratiğinizi yapıya bakışınızı nasıl etkiledi?

Ali Emrah Ünlü: Öğrencilik yıllarından beri Hilton beni çok etkileyen yapılardan. Benim okuduğum İstanbul Teknik Üniversitesi Taşkışla Binası’nın manzara alanında kalıyor; dersliklerden, koridorlardan, teraslardan baktığımda her zaman Hilton Oteli’ni görürdüm.

Yine çok etkilendiğim ikinci modernizm yapısı ise Nevzat Erol tarafından yine 1950’li yıllarda yapılan Saraçhane’deki İstanbul Büyükşehir Belediye Binası’dır. iki binayı işleyiş açısından form açısından çok benzer bulurum. Modernizmin Türkiye’deki İstanbul’daki önemli iki örneği olarak değerlendiririm.

Ama Hilton Oteli’nin gerek popülaritesi, gerek konumu, gerek benim okuduğum okula olan yakınlığı nedeniyle mesleki hayatımda önemli yere oturdu. Öğrenciyken dönem Hilton Oteli’nde çalışma fırsatı bulmuştum. Yıllar sonra mimar olarak, yapının yeniden hayat bulmasının merkezinde yer aldım. benim tüm ekibim için çok gurur verici

Yapı bize çok şey öğretti. Mimarlık eğitimi, mimarın bütün hayatı boyunca devam ediyor. Okuldaki öğrenimimizin devamında yaparak, görerek, dokunarak çok fazla şey öğreniyoruz. Hilton Oteli bütün ekip için yeni eğitmen. Sedad Hakkı Bey’in ne yapmak istediğini, yapıyı kafasında nasıl konumlandırdığını, Türkiye mimarlığının gitmesini istediği yerin kafasında çok net olduğunu bunu neredeyse birebir olarak uyguladığını gördük hayranlığımız arttı.

Çünkü biz mimarlık pratiği yapan insanlarız. Çok fazla proje yapsak çok inansak bazen projelerin gerçekleşmesi için yeterli kararlılığı -dış mekanizmalar nedeniyle- ortaya koymakta çok güçlükler yaşıyoruz. dönemde Sedad Hakkı Bey’in bunu çok kuvvetli şekilde ortaya koyduğunu, buna herkesin inandığını sevdiğini gördük.

Türkiye’ tarihi yapıları maalesef iyi kullanmıyoruz

Bunun yanı sıra Hilton Oteli, yapısal olarak iyi mühendislik örneği. Beni üzen konu ise zaman içinde çok hor kullanılmış olması. Türkiye’ tarihi yapıları maalesef iyi kullanmıyoruz. Yapı sanki sonsuz ömrü olan, hiçbir zaman bozulmayacak, hiçbir zaman zarar görmeyecek hacim gibi düşünülüyor. Halbuki yapılar insanlar gibi kırılgan, zayıflıkları olan, zamanın getirdiği etkilerle geriye giden veya yanlış müdahalelerle hem çirkinleşen hem yapısal bozulmaya gidebilen varlıklar. Bunların hepsini Hilton Oteli’nde gördük.

Yani 60 yıllık binayı soyduğumuzda yapının üzülerek çok değiştiğini gördük. Çinlilerle ilgili konuda yine bizi üzen manzaralar vardı ama onların hepsini olabilecek en iyi seviyeye çıkarttık. Bizim için öğretici yapıydı, açıldıktan sonra bile bize öğretmeye devam ediyor.


Ben çalıştığım bütün binaların, insanlar gibi yaşayan varlıklar olduklarına inanıyorum Ada Umay Cansız: Yapının kullanıma açılmasının ardından, kullanıcıların mekanla kurduğu ilişkide sizi şaşırtan ya tasarım kararlarınızı farklı gözle değerlendirmenizi sağlayan şey oldu ?

Ali Emrah Ünlü: 5 yıllık uzun süreç geçirdik. 2 yıldan fazlası proje izinlerle, geri kalan uygulamayla geçti. Bütün işlerimizde olduğu gibi, onayladığımız projeye birebir uyarak hareket edildi. projeyi hazırlarken elimizde çok büyük bilgi birikimi vardı.

40 yıldır otelde çalışan emektarlar. Onlardan toplanan bilgiler Hilton’un hafızasında, bilgi dağarcığı olarak biriktirildi. Sonra bize proje paydaşlarımıza aktarıldı. Dolayısıyla biz ilk başta ne yapıldığı ne yapılması gerektiğini çok iyi şekilde analiz ederek proje oluşturduk.

Mevcut sistemin aksak noktaları belliydi. Otellerde şikayet ölçme mekanizmaları. sayede elimizde müşteri şikayetlerinin istatistik haline getirildiği büyük veri havuzu vardı.

önemli konu, ticari yapı olmasından dolayı gelirlerinin belirli oranda artarak devam etmesi gerekmesiydi. Dolayısıyla konu bazında işlemeyen konular tespit edildi.

Mesela eskiden balo salonları olarak kullanılan bodrumdaki alan, all day dining alanına çevrildi. Önceden orası sadece kiralamalarla işleyen atıl mekandı. Şimdi ise bahçesiyle birlikte renklendi, kullanımı arttı mekanın canlandığını gözlemliyoruz. Toplantı odalarında değişiklikler yapıldı; mekansal olarak küçültüldü ama çeşitlendirildi. Executive lounge alanının alt kata alınmasına karar verildi. müşteri geri bildirimlerinden dolayı ilgilendiğimiz konuydu. Yapının açık hava tiyatrosu tarafındaki bölümü, tamamen executive lounge bununla bağlantılı yeme-içme alanlarına dönüştü. Lalezar olarak adlandırılan alan, Autoban tarafından mekanın hafızası korunarak yeniden tasarlandı. gibi düzeltmelerin etkisi, bina yaşadıkça ortaya çıkacak.

Ben çalıştığım bütün binaların, insanlar gibi yaşayan varlıklar olduklarına ilk fonksiyonlarının mümkün olduğunca korunması gerektiğine inanıyorum.

Hafızayı yerde tutmak lazım. Ama Hilton Oteli için gerçek ki ilk yapıldığı dönemden sonra yaşanan uzun dönem. dönem kıymetli, çünkü her dönemin kullanım alışkanlıkları değişim gösteriyor. Aynı zamanda Hilton Oteli turistler tarafından yoğun olarak kullanılan yapı, yüzden döneme, zevke ya üsluba göre yenilemek mümkün değil.

Dolayısıyla yaşayan varlık olduğunu düşünürsek, zaman içinde yine doğrultuda geri dönüşler toplanacak. İşlemeyen yerler mutlaka olacak. Belki ileriye dönük revizyonlar olacak. Ama eninde sonunda Hilton Oteli, bizimle birlikte yaşamaya devam edecek…