Ağustos günlerinde ufka bakmak alışkanlığa dönüştü. Rüzgârın yönünü kolluyoruz, gökyüzünde helikopter sesi arıyoruz, haberlerde hangi ilçenin adının geçtiğine bakıyoruz. Yanan alanın hesabı tutuluyor, hektar veriliyor, hasar tespiti yapılıyor. Çoğumuzun aklından geçen ama nadiren yüksek sesle sorduğumuz şey ise başka. Geride, yangının içinde kimler kaldı?

30 Temmuz günü öğleden sonra Aydın'ın Çine ilçesinde, Kavşit Mahallesi'ndeki ormanda yangın çıktı. Akşam rüzgârla birlikte alevler Mutaflar Mahallesi'ne kadar ilerledi. gece mahallede halı saha barınma alanına dönüştü. Tahliye edilen büyükbaş küçükbaş hayvanlar oraya getirildi, sabaha kadar orada tutuldu. Dört mahalleden çıkarılanlar Çine Canlı Hayvan Pazarı'na götürüldü. Hayvan satışı için kurulmuş pazar yeri, geceliğine hayvanlara sığınak.

Mahalle sakinlerinden biri geceyi anlatırken hayvanlarının yarısını araca yüklediğini, kalanını damdan çıkarıp saldığını söyledi. Tavukların kapısını açıp serbest bırakmışlar. birkaç cümlede aslında afet yönetiminin bütün mantığı saklı. Araca sığarsa kurtarılır, sığmayan geride bırakılır. Salıvermek burada özgürleştirme değil, imkânsızlığın.

Afet müdahale planında hayvanlar nerede?

Türkiye Afet Müdahale Planı'nda hayvanların adı geçiyor. Afet Tahliye Yerleştirme Planlama Grubu'nun görevleri sayılırken, taşınabilir milli servetin, kıymetli evrakın eşyaların ardından, cümlenin en sonunda, gerektiğinde hayvan tahliyesi yapmak ifadesi yer alıyor.

metnin sözdizimi bazen bütün yönetim anlayışını ele veriyor. Hayvanlar, afet yönetim planında evrakla eşya arasında yerde duruyor, tahliyesi yükümlülük değil takdire bağlı ihtimal olarak yazılıyor. Çine' yangın yerinde, halı sahanın kapısını açan şey tam boşluk. Planın bıraktığı yeri mahalleli, itfaiyeci, veteriner hekim, muhtar dolduruyor. Kurtarma işini fiilen yürüten, çoğu zaman can havliyle kaçısan hayvanı son anda kamyonete yükleyen kişi oluyor.

Küpe numarası karkas ağırlığı

Peki kurtulan hayvanlara ne oluyor? kayda giriyorlar ? Giriyorlar, ama tek şekilde Devlet destekli hayvan hayat sigortası yangını teminat kapsamında sayıyor. Tazminat için hayvanın TÜRKVET ya küçükbaş kayıt sistemine kayıtlı olması, kimliğinin küpe numarasıyla doğrulanması gerekiyor. Küpesi düşmüş, kimliği doğrulanamayan hayvan için ödeme yapılmıyor. Ödenecek bedel canlı ağırlık karkas ağırlığı üzerinden hesaplanıyor.

hayvanın yangında ölmesi böylece ancak üretimden düşen değer olarak kayda geçiyor. Kaybın ölçüsü ete çevriliyor. sigortayı gereksiz kılmıyor, yetiştiricinin ayakta kalması için gerekli. Ama hayvanın felaket içindeki varlığının hukukun gözünde mülk kaybı olduğunu, yaşam kaybı olmadığını görünür kılıyor. Kurtarılan hayvan çoğunlukla ahıra, üretime, sonunda kesime dönüyor. İhtimam şiddet burada birbirinin karşıtı değil, aynı hareketin iki.

Ormanın sakinleri

kapıdan hiç geçmeyenler. Salıverilen tavuklar var mesela. Yaylada kaybolan köpek var; seksen yaşında kadın onu günlerce arıyor, gördüğü herkese köpeğine nasıl kuzu gibi baktığın anlatıyor. Fethiye yakınlarında ağaçların arasında bulunan, gövdesi ayakları yanmış kaplumbağa. Hiçbiri hektar hesabına, hasar tespitine, tazminat dosyasına girmiyor.

Yaban hayvanları için durum daha korkunç. Onlar kayıtsız değil. Sayılıyor, türlere ayrılıyor, kotalara bağlanıyor. Geçen yıl yanan alanlarda av yasağı getirilmişti, ama yasak yalnızca yanan sahaları kapsadığı için alevden kaçıp komşu ormanlara sığınan hayvanlar avın serbest olduğu yerlerde kaldı. yaz yangınlar sürerken yeni dönemin av turizmi programı açıklandı, yangın bölgelerindeki ihalelerin iptali için çağrılar yapıldı.

Demek ki mesele kaydın tutulmaması değil. Yaban hayvanı devletin defterine giriyor, av konusu olarak giriyor. canlının hangi kayıtlara tabi kılındığı, ona ne yapılabileceğini belirliyor.

gece halı sahada

Yine gece halı sahada olan şey, öyle kuvvetli an. Kimse yangın yerine yönerge ya görevlendirme gereği gitmedi. futbol sahasının kapısı açıldı, inekler koyunlar içeri alındı, sabaha kadar komşular, korkmuş, üşümüş, sakinleşmeye çalışan hayvanların başında durdu. Afet anında hayvanlar için ne yapılacağını tam bilemese yaşatmanın aciliyetiyle yardım etmek isteyen sayısız insan.  Eksik olan Türkiye’ duyguyu tanıyan geliştirebilecek Tahliye güzergâhlarında hayvan taşıma araçlarının, geçici barınma alanlarının, su yem stoklarının, sokakta doğada yaşayanlar için müdahale ekiplerinin baştan tanımlanması teknik olarak zor değil. Zor olan, hayvanı eşya listesinin sonundan çıkarıp planın başına yazmak.

Ağustos ayı daha bitmedi, bazılarımız ufka bakmayı sürdüreceğiz. dahaki sefere, ani olarak sığınağa dönüşecek halı sahanın, pazar yerinin, otoparkın, garajın, belki kilitli dükkanın kapısını yine içimizden birileri açacak. Bazılarımız kaçışan hayvanları alevlere doğru salıverdiğini anlatırken, bazılarımız hiç kullanmadıkları yeri hayatı koruyan sığınağa dönüştürecek. Ne olursa olsun, şunu biliyoruz: Afetlerde hayvanları kurtarmak için çabalar kuvvetlenerek devam ediyor gün mutlaka hayvanlar afet planlarına dahil edilecek. İşte zaman afetlere karşı dayanıklılığı konuşabileceğiz.

*Hayvan Günlükleri, resmî arşivlerde yer verilmeyen, yaşamı ölümü kayıtlara geçmeyen, sessiz bırakılan hayvanların izini takip ediyor. Onları kuşatan şiddet, ihtimam, adalet sermaye ilişkilerine, açtıkları sorularına onlarla kurduğumuz bağlara kulak veriyor. Sesli katmanı, Dört Ayaklı Şehir Radyosu'ndaki Sesli Fragmanlar' yaşıyor.