The Thirteenth Floor, bilimkurgu sinemasının en büyük talihsizliklerinden. yanda simülasyon teorisini katman katman işleyen zeki senaryo; yanda ise potansiyeli taşıyamayan, süresine göre fazlasıyla sarkık yer yer epey sıkıcı anlatı yatıyor.
Fikir. Uygulama: Katmanlı Ama YorucuFilm, simülasyon katmanlarıyla kağıt üzerinde gayet zeki kafa açıcı yapıya sahip. Ancak derinlik, ne yazık ki filmin temposuna yansıtılamamış. Hikaye ilerledikçe merak unsurunu diri tutmak yerine kendi içinde tekrara düşüyor; filmi senaryosuna kıyasla gereksiz derecede uzun eziyetli deneyime dönüştürüyor. “Gerçeklik nedir?” sorusunu kurcalayan zeki altyapı, hantal yönetmenlik akmayan tempo yüzünden ne yazık ki yarı yolda nefessiz kalıyor.
Kurtarıcı Cast: İstisnai BaşarıNormalde oyunculuk övmeyi pek tercih etmeyen birisi olarak, filmin en büyük belki tek gerçek kurtarıcısının kusursuz cast seçimi olduğunu teslim etmek gerekiyor. Craig Bierko belki biraz düz hat izlese Armin Mueller-Stahl’ın ağırlığı özellikle Vincent D’Onofrio’nun karakterlerine kattığı hava, trajik hava filmi sırtlayan yegane detay. Oyuncu kadrosunun denli tatlı nokta atışı seçilmiş olması, senaryonun kuraklığını nebze olsun yumuşatıyor.
The Thirteenth Floor, zeki fikirleri harika oyuncu kadrosuna rağmen temposuzluğu sıkıcılığıyla malul yarım kalmış deneme. Bilimkurgu meraklıları için katmanların zekası dereceye kadar tatmin edici olabilir, ancak genel sinematografik seyir anlamında büyük sabır testine dönüşmekten kurtulamıyor.