Artı Gerçek- AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Van' 'Türkiye Yüzyılı Buluşmaları' etkinliği kapsamında basın mensuplarıyla araya geldi.

'KÜRT SORUNU AKP ÇÖZDÜ, ERDOĞAN ÇÖZDÜ'

1990'lı yıllarda Van'a geldiğini anlatan Yayman," Van'ın çıkışında kontrol noktasında bizi dakikalarca beklettiler kimlik kontrolü yapmışlardı. Van'dan Hakkari'ye gidene kadar tam 6 tane benim hatırladığım kontrol noktası vardı. Yaylalara çıkmak yasaktı. Çocuklarımızın adını Rojda, Berfin koymak yasaktı. İnsanların Şivan Perver'in kaseti dinlemesi yasaktı. Ana dillerinde siyasi propaganda yapması yasaktı. Kürtçe seçmeli ders olması hayal dahi edilemezdi. Ama Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, daha iktidara gelmeden 2001 yılında partimizin programını yazdığında 'bunun adına her ne dersek diyelim biz meseleyi çözeceğiz'. 'Gerekirse baldıran zehri içerim'. 'Vanlı anne Hataylı anne evladının mezarı başında aynı aynı Fatiha'yı okuyorsa, aynı duayı ediyorsa burada sorun var'. 'Sultan Alparslan'ın çocuklarıyla Selahaddin Eyyubi'nin çocukları düşman olamaz' dedi doğrultuda geçen 25 yılda sessiz devrimler yaptı. TRT Kürdi diye 24 saat yayın yapan televizyon. Kürtçe, seçmeli ders olarak okulların müfredatına girdi. Dolayısıyla 2002' bölgedeki en büyük talep yol kontrollerinin azaltılması, yayla yasaklarının kaldırılması DGM'lerin kaldırılmasıydı. AK Parti bunları kaldırmakla kalmadı. Sessiz devrim gerçekleştirdi. Dolayısıyla geçen 25 yılda Kürt sorununu AK Parti çözdü. Recep Tayyip Erdoğan çözdü".

SÜREÇ MESAJI: YA BAŞARACAĞIZ YA BAŞARACAĞIZ

Kürt meselesinin çözümüne yönelik devam eden sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yayman, " meseledeki bütün süreçleri en yakından takip eden kardeşiniz olarak, defa başaracağız. defa inşallah silahlar bırakılacak. Türkiye, yepyeni döneme adım atacak. Türkiye küresel güç olacak. Sorunları, problemleri biliyoruz. Örgütün içinde silah bırakmaya direnenlerin, ayak sürüyenlerin olduğunu biliyoruz. Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlüdür. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın 'iç cepheyi güçlendirelim' sözü Sayın Devlet Bahçeli'nin verdiği büyük destek sürecin sigortası. 467 evet oyu sürecin sigortasıdır. Dolayısıyla ya başaracağız ya başaracağız. Biz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a güveniyoruz. Sayın Devlet Bahçeli'ye güveniyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne güveniyoruz. Meclis Başkanımıza güveniyoruz İbrahim Kalın Bey'e güveniyoruz" diye konuştu.

'ÇOK YAKINDA ÇOK GÜZEL GELİŞMELER OLACAK'

Yayman, "Türkiye'nin artık terörü geride bırakması lazım, kardeş kavgasını geride bırakması lazım. 2,3 trilyon dolar faturayı bizim vatandaşlarımız için harcadığımızda Türkiye' kişi başına düşen milli gelir 30 bin dolar olacaktı. Ama maalesef emperyalistlerin böl, parçala, yönet stratejisine bağlı olarak bölgemizi ateş çemberine çevirdiler, kan gölüne döndürdüler. süreçlerden farklı olarak birkaç sebep. Birincisi Sayın Devlet Bahçeli'nin süreçte elini değil gövdesini taşın altına koymasıdır. Van'dan Sayın Devlet Bahçeli'ye teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun. İkincisi bölgesel gelişmeler. 2009' Arap Baharı meseleyi başka noktaya evriltti maalesef süreç ilerlemedi. Oslo süreci skandalı patladı. Süreç hedefine varmadı. 2013'te Suriye' yaşanan gelişmeler süreci olumsuz etkiledi. Üçüncüsü en birincisi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın konudaki kararlı tavrı, tutumu tecrübesidir. İnşallah artık 467 kabul oyuyla beraber süreç daha ileri noktaya gelmiştir. Şunu ifade edeyim. Çok yakında çok güzel gelişmeler olacaktır. Bütün Türkiye'nin beklediği, hepimizin 'evet, biz bunu istiyoruz' dediğimiz gelişmeler olacaktır. Zaten olmuştur. YPG'nin Suriye devletine entegrasyonu bölgede yaşanan huzur iklimi çok çok önemlidir. İşte Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin küresel güç haline gelmesi, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sonraki seçimde tekrar Cumhur İttifakı'nın devam etmesine milletimizin ihtiyacı vardır. Sadece 86 milyonun değil, aynı zamanda dünya mazlumlarının Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a ihtiyacı vardır".

'SEÇİMDEN KORKMUYORUZ, YENİ ANAYASA DİYORUZ'

Seçimden korkmadıklarını ifade eden Yayman, "İşte tam noktada Türkiye'yi küresel güç haline getirmek, Türkiye'nin önünü açmak, Türkiye'yi Türkiye Yüzyılı'na hazırlamak için yeni anayasa diyoruz. Devletin yazılımını güncellememiz lazım. Siyasetin yazılımını güncellememiz lazım. Kamu yönetiminin yazılımını güncellememiz lazım. Çünkü dijitalleşme çağında, yapay zeka çağında dünkü geleneksel yöntemler geride kalmıştır. Dolayısıyla sürekli reform diyen AK Parti olarak biz hem devletin yazılımını, hem siyasetin yazılımını, hem idarenin yazılımını güncellemek istiyoruz. Bunun birinci şartı yeni anayasa yapmaktır. Her toplantıda söylüyorum. Türkiye'nin ekmek gibi, su gibi, hava gibi yeni anayasaya ihtiyacı vardır. Sivil, çağdaş, demokratik Türkiye'yi küresel hedeflerine taşıyacak anayasa sürecin taçlandırılması anlamına gelecektir. Dolayısıyla herkes tüm konuşmalarında yeni anayasa vurgusu yapmaktadır" diye konuştu.