Artı Gerçek- Kürt meselesinin çözümüne yönelik Barış Demokratik Toplum Süreci beraber gözlerin çevrildiği Meclis'in, yeni yasama yılı hazırlıkları tamamlandı. Barış Demokratik Toplum Süreci kapsamında yürütülecek çalışmaların yanı sıra 13’üncü Yargı Paketi bütçe görüşmeleri, Meclis’in yeni dönemdeki başlıca gündemleri arasında yer alacak.
Halkların Eşitlik Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Meclis’in yeni dönemde gündemine alacağı çalışmalar partisinin yasama dönemine ilişkin hazırlıklarını değerlendirdi.
'ÖNEMLİ BİR YASAMA DÖNEMİ BAŞLIYOR'Temelli, “Önemli yasama dönemi başlıyor. Çünkü her şeyden önce negatif barış süreci dedik silahların bırakılma süreci. 2025 yılı boyunca komisyon çalışmalarıyla geçti. 2026’ya geldiğimizde ise artık pozitif barış süreci dedik. Sayın Öcalan’ın hem 2025 hem 2026 Şubat’ında yapmış olduğu açıklamalar, manifesto deklarasyonlar çerçevesinde önemli gelişmeler yaşadı Türkiye. Nihayet Meclis kapanmadan, bildiğiniz gibi, 10 Ağustos günü yasa çıktı”.
'MGK KARARI GEÇ KALMAKSIZIN HAYATA GEÇİRİLMELİ'Temelli, önümüzdeki yasama döneminde yasanın gereklerinin yerine getirilmesi etkin biçimde yürürlüğe konulmasının en önemli başlıklardan biri olacağını kaydederek, " Evet komisyonlar bağlamda alt komisyonlar kuruluyor, yine atılması gereken bazı adımlar atılıyor atılacak. Ancak nihayetinde MGK kararına bağlı olarak yasa yürürlüğe girecek. İşte MGK kararının çok geç kalmaksızın hayata geçmesini sağlamak öncelik olmalı. Meclis konuda komisyon oluşturacak bildiğiniz. Meclis, komisyonu oluşturarak hem yasanın hızlı hayata geçmesi uygulamasının sağlıklı şekilde ilerlemesini sağlamalı. Bunların yanı sıra Meclis komisyonu tabii ki yasanın eksiklerini, yasayı takip edecek yasaların an önce hayata geçmesini toplumun özellikle Kürt meselesinin demokratik çözümü adına beklentilerini karşılayacak yasama faaliyetini yürütmeli. Meclis'in önceliği çalışmalar olmalıdır" diye konuştu.
'BÜTÜN PARTİLERİ BİR ARAYA GETİRMEYİ HEDEFLİYORUZ'Partisinin yeni yasama dönemi için yaz boyu önemli araştırmalar faaliyetler yürüttüğünü söyleyen Temelli, yeni döneme hazır olduklarına işaret. Meclis'in samimi sahici çalışma iklimine kavuşmasını beklediklerini ifade eden Temelli, "Bütün partileri süreç Kürt meselesi etrafında araya getirmeyi amaçlıyoruz umarım konuda hızla adımlar atılır. Yasama döneminin en önemli faaliyeti İkinci olarak yasanın yürürlüğe girip çalışmasının ötesinde belli yasalarda önemli değişikliklerin düzenlemelerin yapılmasına ihtiyaç. Her şeyden önce infaz kanunu, terörle mücadele kanunu, Türk Ceza Kanunu gibi birçok kanunda yapılması gereken, atılması gereken adımlar. adımlar sadece silah bırakma meselesine indirgenecek, bununla sınırlandırılacak adımlar olmamalı. adımlar her şeyden önce hukuk devleti demokrasi perspektifine sahip olacak yerden düşünülmeli böyle gerçekleşmeli. Türkiye'nin çünkü en önemli ihtiyacı, en önemli meselesi budur" ifadelerini kullandı.
'ÇÖZÜM DEMOKRASİ İKLİMİNİ BİRİNCİ ELDEN ETKİLEYECEK'Temelli, "Sayın Öcalan'ın dediği gibi; ' adım uzun yolculuğun ilk adımıdır.' Madem ilk adım 10 Ağustos'ta atıldı, şimdi adımları çok zaman kaybetmeden atmak nasıl gerçekleşir, ona yoğunlaşmamız gerekiyor. Yine kanunlardaki düzenlemeler sadece bizlerin beklentisini değil, geniş kapsamda bütün Türkiye kamuoyunun beklentisini karşılayacaktır. İnsanlar bekliyor, yasalardaki değişiklikleri bekliyor. Buna göre artık hem cezaevleri hem sürgündekilerin hem dağdakilerin meselesinin çözümünün arada sağlanması gerekir. meselelerin çözülmesi Türkiye'deki demokrasi iklimini, demokratikleşme iklimini birinci elden etkileyecektir. Sadece silah bıraktık, geldik, yasadan yararlanıyoruz değil. Silah bıraktık, geldik, demokratik hayatın içinde yer almak istiyoruz. Türkiye'nin demokratikleşmesi adına mücadelede, seferde biz olmak istiyoruz diyor insanlar. Bunun sağlanması için işte hem yasalarda değişiklikler hem zihniyette önemli değişikliklere ihtiyaç duyuyoruz" diye konuştu.
'KAYYIM MESELESİ TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNDEN ÇIKARILMALI, AİHM KARARLARI UYGULANMALI'Meclis'in gündeminin ise demokratikleşme olduğunu belirten Temelli, Türkiye'nin kayyım politikaları hak ihlallerinden kurtulması gerektiğini söyledi. Temelli, "Meclis bunun yasasını yapmalı artık kayyım denen meselenin Türkiye'nin gündeminden tamamıyla çıkartılması gerekir. konuda adım atılmalı. Siyasi tutsaklık meselesi yine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması, Anayasa Mahkemesi'nin kararlarının uygulanması, ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması grev hakkından tutun her türlü hakkın sağlanması dönem önceliğimiz olacaktır. kere artık yasaklar ülkesi değil, yasakları bertaraf etmiş ülke haline dönmek için çabamız sürecektir".
'İKTİDARDAN KAYNAKLARI HALK YARARINA AYRIACAK BİR BÜTÇE BEKLİYORUZ'Temelli, Meclis'in bütçeyi savaşa değil halkın ihtiyaçlarına göre hazırlaması gerektiğini belirtti. "Kaynakların halka, emekçiye, kadınlara, yoksullara, işçilere, işsizlere, çocuklara yönelmesi lazım" diyen Temelli, topyekün iyileşmenin olması gerektiğinin altını çizdi. Temelli, "Artık çatışmadan savaştan çıkmak toplumsal barışı istiyorsak, ekonomi meselesini hal etmemiz gerekiyor. Bunun için belki yapacağımız ilk bütçe. İktidardan kaynakları halk yararına ayrılacak şekilde bütçe tasarısıyla gelmesini bekliyoruz. Umarım böyle. Olmazsa konuda mücadele edeceğiz. konuda hazırlıklarımız, çalışmalarımız var" değerlendirmelerinde bulundu.
'TÜRKİYE 12-16 AYLIK BİR SÜRE İÇİNDE SEÇİME GİDECEK'Kısa zaman içerisinde seçim gündeminin başlayacağına işaret eden Temelli, "12 ay 15 ya 16 aylık süre içinde Türkiye seçime gidecek. seçimin demokratik seçim olabilmesi için seçim kanunu, siyasi partiler kanunu, anayasa gibi konularda çalışmalar yapılabilir. önümüzdeki döneme dair özetle bunları söyleyeyim".
'DEMOKRATİKLEŞME ADIMLARI ATILMALI''Meclis Komisyonu'nun süreci sadece izleyen veya takip eden kurul olmaması gerektiğini ifade eden Temelli, "Sürecin takibi elbette önemli. Ancak bunun yanında komisyonun esas yapması gerekenler şunlardır; birincisi, silahların bırakılmasından sonra hem silah bırakan hem bugüne kadar meseleden dolayı yargılanmış siyaset dışına itilmiş olanların, yine hakkında soruşturma, kovuşturma ya herhangi mahkeme kararı olan herkesin demokratik siyasete katılımı çalışmaları. komisyonun olmazsa olmaz çalışmalarından olmalıdır. İkincisi, demokratik siyasi yaşamın artık gerçek anlamda demokratikleşmeye muhtaç olduğunu bilmemiz gerekiyor. Dolayısıyla bütün siyasi partiler komisyon öncülüğünde önümüzdeki dönemde Türkiye'nin demokratikleşmesi adına ne yapmalı, hangi adımları öncelikle atmalı? Buna yoğunlaşması gerekiyor" diye konuştu.
'MECLİS ÖCALAN'I GERÇEK ANLAMDA BİR MÜZAKERECİ SİYASİ AKTÖR OLARAK GÖRMELİ'Demokratik siyaset alanının geliştirilmesini parti çalışmalarının merkezine aldıklarını belirten Temelli, kapsamda siyasi partiler Türkiye'deki çeşitli toplumsal kesimlerle görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade. Temelli, "Çünkü sadece bugünkü iktidarın anladığı anlama sıkıştırılacak süreçte değiliz. kere artık iktidar şunu anlamalı; mesele geçiştirilecek ya tane yasayla ya herhangi iki düzenlemeyle halledecek mesele değildir. artık topyekün demokratikleşmenin ilk adımıdır. Artık buradan dönüş yoktur. İktidar bunu idrak etmelidir, anlamalıdır. Hâlâ iktidar geçmişin kodlarıyla meseleye yaklaşamaz. Meclis'te iktidar partilerinin çoğunluğu olabilir ama mesele artık çoğunluk meselesi değil. Mesele artık konsensüs ortaklaşma müzakere meselesidir. Dolayısıyla müzakere Sayın Öcalan İle sürdürüldüğüne göre Meclis Öcalan'ı gerçek anlamda müzakereci siyasi aktör olarak görmeli. Siyasi özne olarak muhatap almalı artık dönüşüm sürecinde muhataplığa bağlı olarak gerekli adımları atmalıdır" ifadelerini kullandı.
YENİ ANAYASA TARTIŞMALARITemelli, Meclis'in önemli gündeminin demokratik Anayasa çalışması olduğunu belirterek, "İktidar mensupları söylüyorlar; biz hâlâ 12 Eylül Anayasası'yla yönetiliyoruz. Öyleyse şimdi artık gerçek anlamda demokratik anayasayı yapabiliriz. Demokratik kanunlar çıkartabiliriz. Eğer önümüzde seçim olacaksa, demokratik iklimde seçime gidebiliriz. Bakın biz, Demokratik Cumhuriyet diyoruz. Demokratik Cumhuriyet hedefine hizmet edecek her konuda sorumluluk aldık konuda öncülük ediyoruz. Meclis'i konuda inisiyatif almaya çağırıyoruz. Biliyoruz zorluklar. İnsanların geçmişin anlayışıyla hareket ettikleri dolayısıyla kötü niyetle hareket ettikleri, süreci enfekte etmeye çalıştıklarını biliyoruz. Ancak Türkiye halkları artık kararlı olduğunu çok net ortaya koymuştur. Halklar demokrasi istiyor. Önümüzdeki dönemin mücadele hattı bizim için budur".
STK'LERE, SENDİKALARA, DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİNE HALKA ÇAĞRITemelli değerlendirmelerine devamla şunları ekledi:
“Eğer gerçekten arzuladığımız demokratik cumhuriyet kulvarına yerleştirmek istiyorsak Meclis'i Meclis baş başa bırakmamak lazım. Meclis'i kuşatmak gerekir. Dolayısıyla ben tüm toplumsal dinamiklere, tüm toplumsal muhalefete, Türkiye'deki sivil toplum örgütlerine, sendikalara, demokratik kitle örgütlerine, halka çağrı yapıyorum; Meclis sizin Meclis'iniz, halkların Meclis'idir. Halkların Meclisi, halklar lehine halkların beklentilerine cevap verecek çalışmayı ortaya koymuyorsa, Meclis'ten hesap soracak gücü kendinizde bulmalısınız. Dolayısıyla artık Meclis, ‘Ben yaptım, oldu’ diyerek, ‘Çoğunluk bende’ diyerek hareket edemez. Şimdi bunu ileriye taşımak ancak halklarla, toplumla, emekçilerle, kadınlarla birlikte mümkün olabilir. Dolayısıyla herkesi inisiyatif almaya, herkesi siyasete katılmaya davet ediyorum.”