Artı Gerçek - Borsa İstanbul’ 17 Eylül’ ortaya çıkan fon krizine ilişkin soruşturmalar sürerken hükümet, tasfiye sürecine yönelik hazırlıklarını sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanan Dördüncü Fon Koordinasyon Kurulu’nda ara ödemeler olağan dışı kazançların iadesi ele alındı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının açıklamasına göre toplantıda, tasfiye sürecindeki fonlara ilişkin gelişmeler değerlendirildi. TBMM’nin takdirine sunulacak kanun teklifi kapsamında 1 milyon TL’ye kadar yapılması planlanan ara ödemelerin teknik hazırlıkları gözden geçirildi. Fahiş kazançların iadesi için açılan hesaplar konusunda kurumlar arası eş güdüm görüşüldü.
Açıklamada, ilgili kurumların kendi alanlarında çalışmalarını sürdüreceği aldıkları kararları kamuoyuyla acağı belirtildi.
AKP’NİN KANUN TEKLİFİ 9 MADDEDEN OLUŞUYORarada AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, fonların tasfiyesine ilişkin 9 maddelik kanun teklifinin hazırlandığını açıkladı.
Teklifte, tasfiyedeki fonların varlıklarının değer kaybına yol açmadan nakde çevrilmesi, hukuka aykırı biçimde çıkarılan varlıkların geri kazanılması yatırımcıların haklarının korunması amaçlanıyor.
Güler, ödemelerde kamu kaynağı kullanılmayacağını belirterek, “Fon ödemesinde kamu kaynağı kullanılmayacak. 1 milyon TL’lik ara ödeme sağlanacak. Nakit yetmezse oransal dağıtım yapılacak”.
Teklife göre, yatırımcıların fiilî nakit giriş çıkışları esas alınarak hesaplanacak net yatırım tutarı üzerinden kişi başına en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek. tutarın koşulsuz veya peşin ödenecek meblağ ya nihai tazminat olmadığı vurgulandı.
Tasfiye işlemlerinin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) gözetiminde yürütülmesi, hukuka aykırı kazançların geri alınması soruşturmalar kapsamında el konulan ya müsadere edilen, ilgili fonlarla bağlantısı hukuken belirlenen varlıkların fonlara iadesi teklifin maddeleri arasında yer alıyor.
85’İN ÜZERİNDE GÖZALTIGüler, fon işlemlerine ilişkin soruşturmalar kapsamında bugüne kadar 85’in üzerinde gözaltı işlemi yapıldığını söyledi. Sürece ilişkin incelemelerin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Fon İzleme Koordinasyon Kurulu tarafından koordine edildiğini belirten Güler, Devlet Denetleme Kurulunun inceleme yürüttüğünü kaydetti.
Kanun teklifinin önümüzdeki hafta TBMM Plan Bütçe Komisyonunda görüşülmesi, ardından Genel Kurul gündemine gelmesi bekleniyor.
9 maddeden oluşan kanun teklifine ilişkin detayları AKP Grup Başkanı Abdullah Güler şöyle açıkladı:
"Makroekonomik istikrarımızın finansal sistemimizin direncinin nedenle en üst seviyede olduğunu ifade ederim. Geçtiğimiz hafta açıklanan verilere göre ihracatta yılbaşından yana yüzde 5,2 artışla 311 milyar dolar seviyesine ulaşarak yeni rekor kırıldı. Eylül ayında 26 milyar dolarlık ihracat yaparak Cumhuriyet tarihimizin en yüksek eylül ayı ihracatına ulaşmış olduk. Böylelikle 2026 yılının 5 ayında ihracat rekoru kırarak tarihi başarıya imza atılmış. Yıllıklandırılmış ihracatımız ise 287,3 milyar dolarla bugüne kadarki en yüksek seviyesine çıkmış. Bölgemizdeki savaş ortamı küresel enerji fiyatlarındaki baskılara rağmen cari açığımızın millî gelire oranı yüzde 2,6 seviyesinde dengelenmiştir. Asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerinin meydana getirdiği olumsuzluklar bunun neticesinde bugüne kadar harcadığımız 100 milyar dolar civarındaki harcama dikkate alındığında, 2026 yılı itibarıyla harcamalara rağmen bütçe açığımızın millî gelire oranı yüzde 3 civarındadır. Merkez Bankamızın rezervleri dış şoklara karşı tam emniyet sağlarken bankacılık sektörümüz yüksek sermaye yeterlilik oranlarıyla dünya standartlarında son derece güvenli güçlü yapıyı sergilemektedir. Dolayısıyla finans piyasalarımızın güçlü yapısı nedeniyle sermaye piyasalarında herhangi olumsuz durum söz konusu olmamaktadır.
' VİRÜSÜ SÖKÜP ATACAĞIZ'Kıymetli basın mensupları, sermaye piyasalarımızın güvenilirliği, yatırımcılarımızın haklarının korunması mülkiyet hakkıyla beraber hukukun üstünlüğü temel önceliklerimiz arasındadır. Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarında yaşanan olağan dışı durumun, yatırımcıların ortak menfaatini gözeten adil şeffaf yöntemle çözüme kavuşturulması amacıyla özel kanuni düzenleme hazırlamış olduk. Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihinde müdahalede bulunduğu fonlar, piyasalarımızın genel resmini asla göstermemektedir. Nitekim rakamlar bunu açıkça ortaya koymaktadır. Tasfiyedeki fonların toplam portföy büyüklüğü, hane halkımızın finansal varlıklarının yalnızca yüzde 2,4'üne tekabül etmektedir. Yine tasfiye hâlindeki 131 fon, sistemimizdeki toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6'sını oluşturmaktadır. Yani sorun, fon piyasasının belirli sınırlı alanında yaşanmıştır. Ama buna sessiz kalacağımız, görmezden geleceğimiz veya sessizce izleyeceğimiz anlamına asla gelmemektedir. Tam tersine, üstüne gideceğiz, kararlılıkla mücadele edeceğiz, virüsü bünyeden söküp atacağız. İşte teklifimizle tam bunu gerçekleştirmek istiyoruz. hastalıklı unsurların sermaye piyasası üzerindeki olumsuz etkisini ortadan kaldırmak bunları tasfiye etmek için önemli adım olacaktır.
Meclis Başkanlığına sunduğumuz kanun teklifimizle piyasalarımızın sağlam gövdesini korumak, sermaye piyasalarımızı her türlü riskten arındırarak yoluna çok daha güvenli çok daha olumlu havada devam etmesini arzu ediyoruz. Biliyoruz ki Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen fonlarda yaşanan olağan dışı gelişmeler, klasik tasfiye usullerinin ötesinde, hak sahiplerini gözeten adil şeffaf özel hukuki çerçeveyi zorunlu kılmıştır. Burada hususu özellikle vurgulamak isterim. Hazırladığımız kanun teklifi, sermaye piyasalarımız için genel veya sürekli tasfiye rejimi getirmemektedir. Yalnızca Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından, kanunun yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış olan fonlara özgü geçici istisnai düzenlemedir.
'KAMU KAYNAĞI KULLANILMAYACAK'Aziz milletimize kamuoyuna şunu ifade etmek isterim ki 9 maddeden oluşan kanun teklifimiz kapsamında, Fon İzleme Koordinasyon Kurulunun kurumların sermaye piyasasına ilişkin alacağı kararlarda asla hiçbir şekilde kamu kaynağı kullanılmayacaktır bundan sonra kullanılmasına izin verilmeyecektir. Bunu açık yüreklilikle ifade ediyoruz. Gerek kanun teklifimizde gerekse daha sonra sermaye piyasasına ilişkin alınacak kararlarda ne Hazineden katkı ne başka kamu kaynağı süreçte kullanılacaktır. Fonların mevcut teminatları, gerek menkul gerek gayrimenkul varlıkları veya hisse senedi tahvil gibi varlıklarıyla beraber, tasfiye süreci tamamen kendi varlıkları içerisinden yürütülecek sonuçlandırılacaktır.
KANUN TEKLİFİ MADDELERİDeğerli basın mensupları, kanun teklifimizin birinci maddesiyle amaç, kapsam tanımlar bölümünde bunların ne anlama geldiği hedefin ne olduğu çok açık şekilde yazılmıştır. Geçici nitelik taşıdığı Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül tarihinde almış olduğu kararlar çerçevesinde tasfiye sürecinin yürütüleceği ifade edilmiştir. Tanımlar bölümünde belli başlı kavramlar kullandık. kavramlarla beraber uygulamayı gerçekleştireceğiz.
Özellikle üçüncü madde kapsamında tasfiye iş işlemlerinin Sermaye Piyasası Kurulumuzun sıkı gözetim denetimi altında olmasını arzu ediyoruz. Merkezi Kayıt Kuruluşu, Takasbank, saklama dağıtım kurumlarının kayıtlarını birbiriyle mutabık hâle getirerek her fonun gerçek mal varlığını gerçek hak sahiplerini tek tek şeffaf şekilde belirliyoruz. Fonların portföyündeki varlıkların aceleyle değer kaybına yol açacak şekilde elden çıkarılması yerine mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi hedeflenmiştir. Gerekli hâllerde Kurulun kararı denetimi altında hâkim ortağa satma hakkı, toptan satış, özel emir, geçici farklı fiyat marjı borsa dışı satış imkânlarından yararlanılmasının önü açılmaktadır.
Dördüncü maddemizde açıkça ifade edildiği gibi yatırımcılarımızın mağduriyetini önlemek amacıyla 1 milyon TL ara ödeme imkânı sağlıyoruz. önemli düzenlemeyle fon varlıklarının tamamı henüz nakde dönüştürülmemişken yatırımcılarımıza ara ödeme yapılabilmesinin önünü açıyoruz. Teklifte, fon pay sahibinin fiilî nakit giriş çıkışlarını esas alan net yatırım tutarı üzerinden belirlenen koşullarla kişi başına en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilmesi öngörülmektedir. tutar, herkese koşulsuz veya peşin ödenecek meblağ ya nihai tazminat vaadi değildir. Dağıtılabilir nakdin yeterli olmaması hâlinde mevcut nakdin fon pay sahipleri arasında dağıtılması en fazla sayıda fon pay sahibine ödeme yapılmasını temin eden yöntem için Kurula yetki verilmesini hedefliyoruz.
Beşinci maddemizde hukuka aykırı işlemlerde şahsi sorumluluk teminatlar aracılığıyla cebri tahsilat imkânı getiriyoruz. Teklifimizle gerçeğe aykırı değerler üzerinden fonlardan çıkış yaparak olağan piyasa koşullarının üzerinde getiri elde edenlerin fiyatı gerçeğe aykırı oluşmuş paylardan olağan dışı kazanç sağlayanların, objektif emsal getiriyi aşan tutarları gönüllülük esasına göre iade edebilmelerine imkân tanıyoruz. Fon varlığından hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerlerin geri kazanılması için özel hükümler öngörüyoruz. Fonun kurucusu portföy yönetim şirketinin sorumluluğu esas alınmakta, tahsilatın ondan sağlanamadığı durumlarda ise sorumluluğu belirlenen gerçek tüzel kişilere başvurma imkânı getiriyoruz. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tespit edilen tutarların takibi tahsili, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülecek amme alacaklarına 6183 sayılı Kanun'un hükümleri uygulanacaktır.
Altıncı maddemizde, el konulan müsadere edilen mal varlıklarının doğrudan fonlara iadesi imkânını getiriyoruz. Ceza soruşturmaları kapsamında el konulan veya yargılama sonucunda müsadere edilen ilgili fonla bağlantısı hukuken belirlenen mal varlıklarının değerlerinin fon pay sahiplerinin yararına geri kazanılması amaçlanmaktadır. Geri kazanılan tutarlar, TMSF nezdinde her fon için ayrı hesaplarda izlenecek yalnızca ilgili fonun tasfiyesi kapsamında fon pay sahiplerine yapılacak ödemelerde kullanılacaktır. Tasfiye tamamlandıktan sonra elde edilen tutarlar belirlenen usulle yatırımcılara ulaştırılacaktır. Gerçeğe aykırı değerler üzerinden fonlardan çıkış yaparak veya suni fiyatlandırılmış paylardan piyasa koşullarının üzerinde olağan dışı kazanç sağlayanlar için net çerçeve getiriyoruz. kişilerin objektif emsal getiriyi aşan tutarlarını iade etmeleri için özel hesaplara gönüllü olarak ödeme yapmalarının yasal zeminini oluşturuyoruz. Sermaye Piyasası Kanunu'nda yer alan piyasa dolandırıcılığı veya bilgi suistimali gibi fiilleri işleyen ya fiilleri işleyenlerle birlikte hareket ettiği tespit edilen kişi kurumları mekanizmanın tamamen dışında tutuyoruz. Suç işleyenin, suistimal yapanın kanunun sağladığı ödeme imkânlarından faydalanması asla kata mümkün değildir.
Değerli basın mensupları, amacımız yandan yatırımcıların meşru menfaatlerini korurken yandan hukuka aykırı işlemlerden doğan sorumluluğun ilgililerine yöneltilmesini sermaye piyasasına duyulan güvenin güçlendirilmesini sağlamaktır. Kanun teklifimizle mevcut sermaye piyasalarımıza, ekonomimize hak sahibi olan vatandaşlarımıza güvence oluşturmuş oluyoruz. Dolayısıyla mevcut kanun teklifimizle beraber son dönemlerde yaşanan durumları en azından belli süre için kanuni güvenceye kavuşturmuş oluyoruz. Ben kanun teklifimizin hayırlı olmasını diliyorum.
İnşallah önümüzdeki hafta öncelikli olarak Plan Bütçe Komisyonumuzda görüşmeler tamamlanacak. Çarşamba günü veya perşembe günü olabilir. Plan Bütçe Komisyonu Başkanlığımız gerekli planlamayı yapacaktır. Daha sonraki haftalarda inşallah Genel Kurul gündemine gelmek suretiyle süreci tamamlamış olacağız.
Değerli basın mensupları, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesinde piyasa bozucu eylemler, 106. maddesinde bilgi suistimali, özellikle iş, meslek görevlerin icrası nedeniyle bilgilere sahip olan kişilerin veya bilgileri suç işlemek suretiyle elde eden kişilerin eylemleri düzenlenmektedir. Yine 107. maddede piyasa dolandırıcılığı ele alınmaktadır. Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz taleplerine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapanlar, emir verenler, emir iptal edenler, emir değiştirenler veya hesap hareketlerini gerçekleştirenlerle ilgili mevcut soruşturmalar, gözaltılar tutuklamalar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor. Bugüne kadar 85'in üzerinde gözaltı işlemiyle birlikte süreçlerde tutuklamalar
Yine Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesi, eylemlerin örgüt hâlinde işlenmesi durumuyla ilgilidir. Türk Ceza Kanunu'nun 157. 158. maddelerinde dolandırıcılık nitelikli dolandırıcılık, 168. maddesinde ise etkin pişmanlık düzenlenmektedir. kapsamda katalog suçlar bulunmaktadır. süreç içerisinde soruşturmalarda yargı, görevini ciddi şekilde yerine getiriyor. Dolayısıyla 16-17 Eylül'den itibaren meydana gelen olaylarla ilgili Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında, ilgili Hazine Maliye Bakanımızın, Adalet Bakanımızın ilgili kurul başkanlıkların katılımıyla Fon İzleme Koordinasyon Kurulu oluşturulmuştur. kurul süreç içerisinde ortaya çıkan farklı durumlara yönelik kararlar alıyor. bütünlük koordinasyon içerisinde süreci ciddi, kararlı piyasalara güven verecek şekilde devam ettiriyor. çok önemli husus. Bugüne kadar alınan kararlar, yapılan işlemler sürecin hâlihazırda hangi aşamada olduğuna ilişkin olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde, İç Tüzük'ün 59. maddesi bağlamında genel görüşme çerçevesinde Cumhurbaşkanı Yardımcımız Meclisimize geldi Genel Kurulu süreçte bilgilendirdi.
'GEREĞİ SONUNA KADAR YAPILACAK'Tabii siyasi partilerin orada parti grupları adına konuşmaları. Yine dediğim gibi, biraz önce bahsettiğim 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104, 106 107. maddeleri Türk Ceza Kanunu'nun 220, 157, 158 168. maddeleri bağlamında etkin, caydırıcı nitelikli soruşturma yürütülüyor. Bunun yanında, yine süreçle ilgili olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın görevlendirmesiyle Anayasa'mızın 108. maddesi kapsamında Devlet Denetleme Kurulu, görevlendirildiği ilk günden itibaren ciddi inceleme, denetleme konuyla ilgili araştırma yürütüyor. Kimin ihmali varsa, kimin anlamda herhangi olumsuz kararı varsa sürece ilişkin ne varsa, Devlet Denetleme Kurulunun raporuyla ortaya çıkacaktır. Ben şundan eminim. süreçte Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlılığı ortadadır. Bunun sonucunun kime dayanacağının, kime ulaşacağının hiçbir önemi. Bunu açık yüreklilikle söyleyelim arkadaşlar. Bunun gereğini hem parti olarak hem kurumsal anlamda yaptığımızı açıkça söylemek isterim. Kim olaylara karışmışsa eylemleriyle gerek Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104, 106 107. maddeleri gerekse Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında suç işlemişse gereği sonuna kadar yapılacaktır. Hiç kimse merak etmesin. Aziz milletimiz müsterih olsun. AK Parti kadroları olarak bizler, aziz milletimizin bize emanet ettiği sorumluluğun bilincindeyiz. Elbette konuda yanlış yapanlar olabilir. Biz büyük partiyiz, büyük camiayız. Kim ne yapmışsa asla yanına kâr kalmayacaktır. Bundan herkes emin olsun. Biz birilerine benzemeyiz.
Açıkça, bütün kamuoyunun gözleri önünde otel odalarında basılan, baklava kutularında rüşvet paraları ortaya çıkan insanların utanmazlığını bizler asla gösteremeyiz. Bizler, kardeşimiz olsa, arkadaşımız olsa, partimizde görevli arkadaşımız olsa bundan üzüntü duyarız. Mahcubiyet duyarız. Üzülürüz, kırılırız. Ama gereğini sonuna kadar yaparız. Sayın Cumhurbaşkanımızın bize öğrettiği, bize anlattığı bizden beklediği budur. Gereğini yapıyoruz. Ama lakin, 8 Ekim Çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisinin kürsüsünde yaşananlara gerçekten üzüldüm. Meclis çatısı altında milletvekili, Yeni Parti milletvekili, ismini söyleyelim, Ümit Özlale. Benim kendisini tanıdığım kadarıyla başkasının hukukuna girmeyecek, başkasının hukukunu zedelemeyecek, nezaket sahibi biri olarak görmüştüm ama maalesef yanılmışım. Kendisini aparat olarak kullanan bazı yapıların, buna terör örgütleri dâhildir, yalan yanlış bilgiler vererek özellikle iki bakanımız hakkında ortaya attığı iftiraları yalanları buradan açıkça lanetliyorum. Kendisini kınıyorum, ayıplıyorum.
Peki, olaylar çıktığında arkadaşımızın ismi karışmıştı, değil ? Ümit Özlale. Onun fon piyasalarında manipülasyon yaptığına dair isminin geçtiği yönünde bilgiler ortaya çıkmıştı. Hemen açıklama yaptı Ümit. "Benim adıma attığınız yalanı kenara bırakalım. yatırımcının kimlik bilgilerine, hangi fonda ne kadar parası kaldığını gösteren kayda nasıl ulaştınız? bilgiler size kimden geldi?" diye sosyal medya hesabından sormuştu. "Burada açığa çıkan şey trolün beceriksizliği değil, fon mağdurları için ciddi tehlikedir. Birikimleri düzende eriyen insanların bilgileri şimdi sosyal medya hesaplarının elinde dolaşıyor. Yarın kapılarını 'Paranızı geri alacağız' diyerek çalıp dolandırıcılık yapacaklara karşı insanları kim koruyacak? Adalet Bakanlığı kayıtlarının kaynağını kayıtlara kimlerin ulaştığını derhâl ortaya çıkarmalıdır. İktidarın dilinden güvenlik düşmüyor. Siz ortalıkta dolaşan durumlara bakın" diye tweet. Kendisinin isminin karıştırılmasıyla ilgili tepki gösterdi bunu kınadı. haberi yayımlayan ilgili haber sitesi özür dileyerek haberi kaldırdı. Güzel. İsim benzerliğinden dolayı kişi yanlışlıkla başka biriyle karıştırılmışsa Ümit Bey buna tepki gösterdi. Çok güzel.
Ardından eşi, gazeteci Serap Hanım, isim benzerliği nedeniyle eşinin olayla ilişkilendirilmesine haklı olarak tepki gösterdi. "İspat etmeyen şerefsizdir” şeklinde tweet. "Benim kocamı isim benzerliğinden dolayı buraya karıştırıyorsanız şerefsizsiniz.". doğal tepki. İnsanları neden birbirine karıştırıyorsunuz? İnsanların onuruyla şerefiyle neden oynuyorsunuz?
Ne yaptı Ümit Bey sonra? 8 Ekim tarihinde geldi, partisinde basın açıklaması yaptı. Aile Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş'la ilgili olarak babanız Hasan Özdemir'in bazı numaralarını tı, tekrardan söyledi. Bununla ilgili olarak 830 milyon liralık işlem gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği noktasında iddiada bulundu. Meğer Türkiye' yaklaşık 4.000 kişi arasında bulunan Hasan Özdemir isimlerini karıştırmış. Şimdi biz Ümit Özlale'nin kendisinin sosyal medya ımında sorduğu soruları soruyoruz. yalanı iftirayı kenara bırakalım Sayın Ümit Özlale. yatırımcının kimlik bilgilerini, hangi fonda ne kadar parası kaldığını gösteren kayda nasıl ulaştınız? bilgiler size kimden geldi? Sizin sorduğunuz soruları ben size soruyorum. bilgiler kimden geldi? Peki, ne ortaya çıktı? Başka Hasan Özdemir'le karıştırılmış. Bakan Hanım açıkça, “İddialarınızı somut delillerle ispatlayın, görevimi derhâl bırakacağım.”. iddiaların yalan iftira olduğu ortaya çıktığında siz görevlerinizi bırakacak mısınız? "Ben sözümün arkasındayım. iftirayı atanlardan aynı durumu bekliyorum".
Aynı şekilde Ömer Bolat Bey açıklamalarını yaptı. kadar yalan iftiradan sonra insandan ne beklersiniz? Değerli basın mensupları, özür dilemesini beklersiniz. "Kusura bakmayın, ben Hasan Özdemir isimlerini karıştırmışım. Özür diliyorum." dersiniz, değil ? Eşiniz iftirayı atanlara “şerefsiz”. Ben size öyle şey demiyorum.
Ne dedi biliyor musunuz Ümit Özlale? Hayretler içinde kaldım. "Efendim, iki senedir çirkin iftiralarla tutukladığınız arkadaşlarımıza onların ailelerine yaşattığınız zulmün, mağduriyetin yanında Sayın Bakan'a fırsat doğdu. Yaşadığı günlük incinmenin esamesi okunmaz. Sayın Bakan çok iyi bildiği gibi, Yunus Emre'nin sözünü okuyor. Bizden özür mü bekliyorsunuz? zaman ilk önce gerçekten mağdur ettiğiniz hak sahiplerinden, sonra yıllardır hak mahrumiyeti yaşattığınız, zulmettiğiniz arkadaşlarımızdan özür dileyin, gerisi kolay. Ben yıldan beri fon vurgununu çalışıyorum halkımı dolandıranları, nasıl dolandırdıklarını ifşa ediyorum. Vicdanım rahat, vermeyeceğim hesabım. Partimle, çalışan arkadaşımla konudaki hassasiyetimize gurur duyuyorum."
Evet, Ümit Özlale yalan iftirayı kabul ediyor, özür dilemeyeceğini söylüyor. zaman ben Ümit Bey, yalan iftiranızla hem Ömer Bolat Bey'in hem Mahinur Bakanımızın ismini karıştırdığınız açıkça yalan iftira olmasına rağmen özür bile dilemiyorsanız size eşinizin tweetini okutacağım. Eşiniz, sizin isminiz karıştırıldığında nasıl tepki verdiyse anda size aynı tepkiyi veriyor. Ne demişti eşiniz? “Eşime yalan iftirayı atanlar şerefsiz kere şerefsizdir.” Bakın, ben kendisine hiçbir şey demiyorum. Eşinin sözleriyle cevap veriyorum. İnşallah utanır.
Maalesef utanmıyor. Yalan iftiralarını aparat olarak kendilerine kullandırdıkları. Kimin kullandırdığını bilmiyorum. bilgiler, kendisinin sorduğu gibi, nereden gelmiştir? numaraları nereden öğrenmiştir? Pazartesiden itibaren liste yayımlanmaya devam edecekmiş. Ümit Bey, siz yalancı iftiracısınız. Size kimse inanmaz. Siz kurgulanmış yapısınız. Lütfen özür dileyin köşenize çekilin. Mevcut yargının işini yapmasını engellemeyin. yaptığınız yalan iftira niteliğindeki bilgilerle insanların üzerinde töhmet bırakıyorsunuz. Namuslu, onurlu, şerefli insanları maalesef lekeliyorsunuz. Yapmayın."