Artı Gerçek- İstanbul'un Beşiktaş ilçesine bağlı Gayrettepe semtinde Masquerade Gece Kulübü’nde 1'i çocuk 29 işçinin yanarak yaşamını yitirdiği davanın 16’ncı duruşması İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
4’ü tutuklu 22 sanığın “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak" suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşmasında taraflar avukatları hazır bulunurken sendika temsilcileri yurttaşlar duruşmayı takip.
Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada, yeni mahkeme heyeti, önceki duruşmada talep edilen bilirkişi raporunun sabah saatlerinde kendilerine ulaştığını söyledi. Heyet, Aralık ayında dosyayı karara bağlayacaklarını bildirdi.
Duruşma yaşamını yitiren işçilerin aile müdafi avukatlarının savunmalarıyla devam.
Yangında hayatını kaybeden işçilerden Şivan Dolu'nun ablası Fatma Getizmen, “Konuşuyoruz ancak ciddiye alınmıyoruz. Kağıt üzerinde 2 kulüp sahibi. 1'i tutuklu 1'i serbest. Kağıt üzerinde sahibi olan insan sözleşme imzalayabilir ? Yasa neye göre belirleniyor? 4 kişi kusurlu deniyor. Olay günü olay inceleme, ambulans, mezarlık itfaiye raporlarının incelenmesi gerekiyordu. Ancak her şey muğlak. Geniş çaplı araştırma yapılsın istiyoruz. 2 senedir hiçbir şey yapılmadı”.
'SORUMLU OLANLAR ÇAĞIRILMADI'Yangında eşi Özkan Baş’ı kaybeden Emine Kaya, mahkeme heyetinin Aralık'ta davayı sonuçlandırması açıklamasına tepki gösterdi. "Olaya hakim olmadan mahkemeyi bitireceksiniz? dört kişi bilinçli taksirden yargılanacak, 5 buçuk yıl yatıp çıkacak ? Biz yalana dolana doyduk. Doğru düzgün sorumlu çağırılmadı. dört kişiyle bitecekse dava, 29 kişinin hakkını kimseye helal etmiyorum. Bilinçli taksirden davayı bitiremezsiniz. Biz ne gece ne gündüz uyuyabiliyoruz. 2 ay sonra mahkeme şekilde bitemez. 5 dakikada 29 insanımızı katlettiler. Kimsenin sorumluluğu. zaman kim suçlu? Her seferinde buraya geliyorum, bunlar ceza almıyorlar” ifadelerini kullandı.
'HESAP SORMAK NEDEN KADAR ZOR'Yangında yaşamını yitiren Ahmet Uzun’un ablası Kader Uzun Kaçmaz, “Kardeşim daha eve dönmedi, evimizde hiçbir şey eskisi gibi değil. Yalnızca kardeşimi değil anılarımı, hayatımı güzel günlerimi kaybettim. Artık yaralıyım, gözlerim onu arıyor. Benim kardeşim neden yangından çıkamadı? 29 insanın neden yangından çıkamadığını öğrenmek büyük talep ? Kimler sorumluluklarını yerine getirmedi? Hesap sormak neden kadar zor? Bütün sorumluların ortaya çıkmasını istemek neden yıllar süren mücadeleye dönüşüyor? Sizden acıma, teselli beklemiyorum. Kardeşimin yaşam hakkının elinden alınmasının hesabı sorulsun istiyorum. Herkes hukuk önünde hesap versin. Ömrümün sonuna kadar kardeşimin eksikliğini hissedeceğim. eksikliğin üstüne adaletsizliğin yükünü bırakmayın” diye konuştu.
'29 KİŞİNİN ÖLÜMÜNÜN YÜKÜNÜ NASIL KALDIRIYORLAR?'Yaşamını yitirenlerden Mehmet Okumuş’un kardeşi Tuğba Okumuş, “29 kişinin hayatını kaybeden sorumluların avukatları, sanıklarının 30 aydır cezaevinde bulunmalarını dile getirmesi utandırıcıdır. 29 kişinin yükünü nasıl kaldırıyorlar? Sanık İbrahim Bildirici’nin savunmasında asgari ücretle geçinen basit elektrik tamircisi denilerek savunma yapılıyor. Tadilatın esas mimarisini yapan işveren kişi. Nasıl basit elektrikçi oluyor? Burada Uğur Türkyılmaz, bilirkişi raporu yeni gelmişken bilirkişi raporuna hazırlıklı savunma yaptı. Önden bilgi sahibi. Nasıl savunma yapabiliyor? Burada 6 aile var, ailelere bakın. Birçoğu evladını kaybetti. Ercan Erkan buraya gelip kez daha anlatsın. 'Yangını ben söndürdüm' demiş ama görüntülerde Senelerdir orada bulunan insanlar kaçamadı nasıl kaçtı? Gelsin anlatsın".
'RAPOR NEDEN SON DAKİKA GELİYOR?'Aile avukatlarından Naim Eminoğlu, “Dosya kapsamında keşfe gittiğimizde sanık sanık müdafileri gece kulübünde 3 çıkış olduğunu iddia ettiler. Ama orası çok dar, küçük yer oradan dışarı çıkılmıyor. Zemin dükkana çıkıyor. hiçbir şekilde mevzuata uymuyor. Sadece bile sanıklardan olası kast yönünden ek savunma gerektirir”.
Aile avukatlarından Onur Fırat Kaynun, “Mahkeme heyetinin doğrudan keşif yapması oradaki rezaleti görmesi gerektiği kanaatindeyiz. Aylardır beklediğimiz rapor son dakikada geliyor. Ailelere açıklama yapamıyoruz. Birçok isme yer verilmiş. Mesela raporda ismi geçen Uğur Türkyılmaz’ın ruhsatlarda imzası. Buradaki savunması geçersizdir. Rapora göre tutuklama şartları oluşmuş. aşamada tutuklanmalarını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyeti, savunmalar ardından duruşmaya ara verdi. Ara ardından kararını açıklayan heyet, duruşmayı 2 Aralık'a erteledi.