Artı Gerçek- Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) Kürt siyasetine yönelik 4 Kasım 2016 operasyonunun 10’uncu yıldönümünde eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ için Kandıra Cezaevi önünde açıklama gerçekleştirildi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan beraberindeki heyetin Figen Yüksekdağ’ı ziyaret ettikten sonra açıklama yaptı. Açıklamaya çok sayıda siyasi parti temsilcisi yurttaş katıldı. “Barış Demokrasi için siyasi tutsaklara özgürlük" pankartının açıldığı açıklamada, "Siyasi tutsaklara özgürlük", “Siyasi tutsaklar onurumuzdur" "Yaşasın zindan direnişi" (Bijî berxwedana zîndanan) sloganları atıldı.

BAKIRHAN: GÜN YAPILAN KÖTÜLÜK BUGÜN TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDA

DEM Parti Genel Eş Genel başkanı Tuncer Bakırhan, Barış Demokratik Toplum Süreci devam ederken, siyasetçilerin cezaevinde tutulmasının kabul edilemeyeceğini vurgulayarak, iktidara Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanması çağrısında bulundu. 10 yılda hukuksuzlukların toplumun bütün kesimlerine yayıldığını belirten Bakırhan, “4 Kasım önemli 20 Mayıs 2016' aslında Türkiye'nin siyasi tarihinde büyük yara açıldı. Dokunulmazlıkların kaldırılması sağlandı. Maalesef dönem muhalefet buna eşlik. Ama işte gün yapılan kötülük bugün Türkiye'nin dört yanındadır. Sadece DEM Partililere değil, muhalefetin bütün kurumlarına, muhalefet yapan bütün kişilere uzanmış durumda. 4 Kasım' darbe yapıldı. siyasi darbeydi. Eş genel başkanlarımızın içinde olduğu 12 milletvekilimiz gözaltına alındı. Eş genel başkanlarımız Figen Yüksekdağ Selahattin Demirtaş'ın içinde olduğu 10 milletvekilimiz tutuklandı. gün kara gündür”.

'SÜREÇ SADECE BARIŞ DEĞİL, DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİ'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi kutuplaşmanın sona ermesine yönelik açıklamalarına değinen Bakırhan, bunun için geçmişteki hukuksuzlukların giderilmesi gerektiğini ifade. Bakırhan, “10 yıldır cezaevlerinin kapılarında dolaşıyoruz. 10 yıldır açıklamalar yapıyoruz. Yetmedi artık? 11'inci yılda artık arkadaşlarımız bizimle birlikte demokratik siyaset yapmalılar. Figen Yüksekdağ barış konusunda ortaya koymuş olduğu iradeyi artık dışarıda göstermeli. Selahattin Demirtaş artık kendi halkıyla, yoldaşlarıyla birlikte siyaset yapabilmelidir. sadece barış süreci değil. aynı zamanda demokratikleşme sürecidir. Cezaevlerinin boşalması, Türkiye'nin demokratikleşmesi için dün olduğu gibi bugün Kandıra Cezaevi'nin önünde söz veriyoruz. Daha demokratik Türkiye için hep birlikte mücadele ederek Türkiye'nin hukuka, adalete, demokrasiye kavuşması için elimizden gelen bütün çabayı ortaya koyacağımızı söylüyoruz. Figen'lerin, Selahattin'lerin, Can'ların, Selçuk'ların, Kavala'ların, Bekir Kayaların, Ayşe'lerin, Gökhan'ların, Leyla Güven'lerin yeri artık cezaevleri değil; halkının, toplumunun, yoldaşlarının yanıdır” diye konuştu.

UÇAR: KOBANİ GEZİ TUTSAKLARINA ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ

Ardından Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Yardımcısı Sezin Uçar ise şöyle konuştu:

“Bugün Kocaeli Cezaevi’nin önünden sesleniyoruz: Geride kalan 10 yıl içerisinde kimi zaman cezaevi önlerinden, kimi zaman cezaevlerinin içerisinden seslendik. Ancak 10 yıl boyunca faşizme karşı yürüttüğümüz mücadele siyasi tutsakların özgürlüğü için verdiğimiz mücadele asla son bulmadı. Bugün bunun için aradayız. Kobani tutsaklarına özgürlük istiyoruz. Gezi tutsaklarına özgürlük istiyoruz. eylem örgütlenme özgürlüğümüzü kazanmadan barışı kazanamayız, demokrasiyi inşa edemeyiz. nedenle tüm siyasi tutsakların serbest bırakılmasını, Terörle Mücadele Kanunu'nun kaldırılmasını söz, eylem örgütlenme özgürlüğünün önündeki tüm engellerin ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Tüm siyasi dava tutsaklarının özgürlüğü için mücadele etmeye devam edeceğiz."

TÜZEL: SÜRECİN ALTINDA YATAN EŞİT ÖZGÜR YAŞAMA DİLEĞİDİR

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, barış özgürlük çağrılarını yinelediklerini ifade ederek, “Kobani davası siyasi davaydı. 2014 yılında Kobani kuşatmasına karşı halkların direnişine çağrı yapan HDP, haklıydı. Demokratik protesto tutumu sergiledi. Ancak demokratik eylemler takım paramiliter güçler tarafından manipüle edildi 50 yaşındaki yurttaşımız yaşanan saldırılarda hayatını kaybetti. Tamamen devlet organizasyonu olmasına rağmen suçlar HDP yöneticilerine mal edildi ağır hapis cezaları verildi. siyasi yargılamaları günden bugüne eleştiriyoruz. demokrasi, barış özgürlük güçleri olarak, Tuncer Başkan’ın ifade ettiği gibi, bugün özellikle iki yıldır süren adına silahsızlanma ‘terörün sonlanması’ süreci denilen sürecin altında yatan temel mesele halklarımızın eşit özgür yaşama dileğidir”.

ÖZTÜRK: SÜREÇTE SOMUT ADIMLAR ATILMALI

Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk şöyle konuştu:

“Mademki süreç başladı, mademki ilk adımlar atıldı, bunun devamı getirilmelidir. ateşkes söz konusu oldu, ardından rapor hazırlandı. Meclis’te toplantılar yapıldı yasa çıkarıldı. Artık bundan sonra yapılanların gereği yerine getirilmelidir. Eğer hazırlanan raporlar verilen sözler suya yazılmadıysa bunların gereği yerine getirilmelidir. Aksi halde ciddiyet güven ortadan kalkar. nedenle somut adımların atılması gerekiyor. konuda Kürt halkı, Kürt hareketi Abdullah Öcalan bütün çabalarını ortaya koydu. Buna bağlı olarak koşullar siyasi iklim değişti. Eğer Öcalan'ın açıklamalarıyla iklim koşullar değiştiyse onun koşulları konumu değiştirilmelidir. kuruldan söz ediliyor. Barış Siyaset Kurulu ya koordinatörlük olarak ifade edilen mekanizma artık hayata geçirilmelidir. Biz bugün cezaevinin önündeyiz. Arkadaşlarımız mahkeme kararı sonucunda buradaki cezaevine konuldular. Ancak haksız yere içerideler serbest bırakılmalılar."