Artı Gerçek- Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Karar gazetesi yazarı İbrahim Kahveci'ye gönderdiği mektupta İmamoğlu, "Türkiye’nin yaşadığı en ağır soygun iktisadi kriz olan fon vurgunu tek başına mesele değildir. vurgunun içinde çeteleşme. Erdoğan’ın kurduğu tek adam düzeni kurumları yozlaştırdı. Yargı düzene ortak oldu".
'ASRIN SOYGUNU: FON VURGUNU'Ekrem İmamoğlu'nun açıklamaları şöyle:
"Son iki yıl, tarihimizin en ağır yargı saldırılarının, hukuksuz operasyonların tutukluluk süreçlerinin yaşandığı dönem. Ülkemiz son dönemde birçok açıdan sarsıldı. Bana göre Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin devletin bütün kurumlarını getirdiği noktanın turnusol kâğıdı 'Asrın Soygunu: Fon Vurgunu' sürecidir.
Fon vurgunu İBB operasyonları arasındaki eşzamanlılık: Savunmamda ayrıntılı analizle ortaya koyduğum iddiamı size kez daha hatırlatmak isterim. Türkiye’nin yaşadığı en ağır soygun iktisadi kriz olan fon vurgunu tek başına mesele değildir. vurgunun içinde çeteleşme. Erdoğan’ın kurduğu tek adam düzeni kurumları yozlaştırdı. Yargı düzene ortak.
'FON VURGUNU İBB OPERASYONLARIYLA EŞGÜDÜMLÜ SOMUT BİR İLİŞKİ İÇİNDE'Fon vurgunu, İBB operasyonlarıyla eşgüdümlü somut ilişki içindedir. tarafta İBB, tarafta borsa vardı. İki süreç aynı tarihlerde başladı. Borsaya SPK’ya hiçbir müdahale yapılmadı.
Aynı dönemde bana İBB’ye ise nefes aldırılmadı; belgesiz, delilsiz ispatsız operasyonlarla tutuklamalar art arda geldi.
Bugünkü Adalet Bakanı tarihte İstanbul Cumhuriyet Başsavcısıydı. 24 Şubat 2025'te İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne yazı yazarak diplomamın derhal iptal edilmesini istedi. Yalnızca iki gün sonra, 26 Şubat 2025'te, fon vurgununun ilk günlerinde, borsa soruşturması kapsamında SPK’ya müzekkere gönderdi. Sonrasını ise herkes gördü. Diplomam için tehdit yazıları yazıldı anamın ak sütü gibi helal diplomam iptal edildi. Ardından 19 Mart operasyonu geldi. Yüzlerce kişi gözaltına alındı tutuklandı. Yalnızca İstanbul’ İBB’ye dokuz dalga operasyon yapıldı. İşkenceler, tehditler iftiracı yaratan uygulamalar herkesin gözü önünde yaşandı.
Aynı dönemde borsada neler olduğuna bakın.
19 Mart operasyonunun ardından borsa iki günde yüzde 16,3 değer kaybetti. Piyasa çökerken TERA’nın ağırlık verdiği hisse sepeti zirve yaptı. Butlan kararı açıklandığında borsa yine çöktü. TERA ise sırada 1 milyar 870 milyon dolarlık alım yapıyordu.
İlginçtir ki borsayı SPK’yı uyaran eski MASAK Başkan Yardımcısı bazı uzmanlar “Sen nasıl uyarırsın?” denilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltına alındı. Kasım 2025'te Hazine Maliye Bakanı adeta ihbarda bulunurcasına manipülasyon uyarıları yaptı. Başsavcılık buna rağmen hiçbir adım atmadı.
Bugünkü Adalet Bakanı SPK’ya müzekkere yazdıktan sonra yıl daha İstanbul Başsavcısı olarak, altı ay bakan olarak görev yaptı. Ancak dönemde bütün uyarılara rağmen hiçbir adli işlem yapılmaması dikkat çekicidir.
Fon vurgunu ancak Eylül 2026' ortaya çıkabildi. soygunun siyasi yargı ayağı açığa çıkmadıkça gerçek failler hesap vermiş olmayacaktır."