Artı Gerçek- Halkların Eşitlik Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Balgat’ta bulunan genel merkezindeki Parti Meclisi (PM) toplantısının açılışında konuştu.

Bakırhan, konuşmasına Etlik Şehir Hastanesi'nde tedavi gören sabah yaşamını yitiren hasta mahpus Tuncer Sağlam'ın durumuna dikkat çekerek, "Bugün tutsak arkadaşımız daha yaşamını yitirdi. İnandırıcı olamayaşımızın sebeplerinden biri budur”.

HASTA MAHPUSLAR İÇİN İKTİDARA ÇAĞRI: SON OLSUN

Sağlam'ın ailesi yakınlarına başsağlığında bulunan Bakırhan, "Yetkililere sesleniyorum. son olsun. Hasta tutsaklar neden halâ içeride? Parti Meclis üyemiz Nesrin Aslan'ı kaybettik. Yol arkadaşlarımız, değerli Parti Meclisi üyelerimize başsağlığı diliyorum" diye konuştu.

İKTİDARA MUHALEFETE SÜREÇ ÇAĞRISI

Kürt meselesinin çözümüne yönelik sürece ilişkin konuşan Bakırhan, "Süreç kadar önemliyken önemine denk düşen yaklaşım ağırlık henüz ortada. Bunu sadece iktidar için söylemiyorum. Hepimiz için söylüyorum. Yani iktidar için böyledir. Kendisine muhalefetim diyen, toplumsal zeminde mücadele ediyorum diyen bütün zeminlere buradan çağrı yapmak istiyorum. süreç hepimizindir. Başarıya ulaşması biraz az önce söylediğim gibi demokrasiden ekonomiye, barınmadan ulaşıma, emekçiden asgari ücretliye kadar hepimizin yaşamını düzenleyecekse meselede ortak sorumluluk almamız gerektiğini belirtmek istiyorum. sürecin ağırlığına uygun pratik içerisinde olmamız gerektiğini belirtmek istiyorum".

'SÜREÇ TIKANDI FALAN DEĞİL, BİR BİÇİMİYLE İLERLİYOR'

'Süreç tıkandı' tespitine ilişkin konuşan Bakırhan, "Yani süreç tıkandı falan değil. Onu söyleyeyim. Süreç biçimiyle ilerliyor. Biz ağırlığa uygun hızda ilerlemesi gerektiğini belirtmek istiyoruz. Çünkü adımlar atılmadıkça, adımlar bekledikçe sürece ilişkin umutlar yerini kaygılara bırakıyor. Bunu siz sahadan test ediyorsunuz. Dolayısıyla somut, toplumu rahatlatan, sürece güveni desteği arttıran adımların artık iktidar tarafından atılması gerektiğini belirtmek istiyorum" ifadeleri kullandı.

'SÜRECİN AĞIRLIĞINA UYGUN ADIMLAR ATILMALI'

İktidarın, sürecin ağırlığına uygun adımlar atması gerektiğini belirten Tuncer Bakırhan, açıklamalarına şöyle devam etti:

"İktidar devlet meseleye sadece güvenlik penceresinden yaklaşmamalı. Kürt meselesi güvenlik dosyası değil. Demokratikleşme meselesi güvenlik dosyası olarak görülmemelidir. Gerçekten bunun demokratikleşmemenin sonucu olduğunu görmelidir. süreç ekonomiden hukuka kadar, sağlıktan siyasete kadar Türkiye için çok önemli çıkış yoludur. Yani bunu samimi şekilde dile getiriyorum. fırsat değerlendirilmelidir, bekletilmemelidir. sürecin ağırlığına uygun adımlar atılmalıdır. Toplumsal dinamikler sürecin ilerlemesi için sorumluluk almalıdır. Yani sürecin pedalını sadece Kürtlere tarafını iktidara bırakmamak gerekiyor. Aksi halde böyle işte yürütülüp götürülüyor. Kimse sonuçlarından yararlanamıyor."

'SÜRECİN BAŞARIYA ULAŞMASI HALİNDE DAHA RAHAT NEFES ALABİLECEĞİZ'

Sürecin görünmeyen kazançları olduğunu, bunu en çok DEM Parti'nin yaşadığını vurgulayan Tuncer Bakırhan, sürecin başarıya ulaşmasının bütün toplum kesimlerini rahatlatacağını iktidarın demokratik adımlar atmak zorunda kalacağını söyledi:

"Çatışma sürdükçe siyaset daralıyor. İktidar zora başvuruyor. Yargı sopaya dönüştürülüyor. Hukuk ortadan kaldırılıyor siyasi alan gittikçe daraltılıyor. sürecin başarıya ulaşması halinde siyasi partilerin, toplumsal kesimlerin daha demokratik, daha rahat siyaset yapmasının zemini ortaya çıkabilir. Yine insanlar düşüncelerini süreç başlamadan önce dile getiremiyordu. Cezaevleri siyasetçilerle. Düşüncelerini ifade eden insanlarla. Cezaevi neredeyse Türkiye'nin en nitelikli, en entelektüel insanlarıyla seçilmişleriyle anda tıklım tıklım. sürecin başarıya ulaşmasının biraz zemini rahatlatacağını belirtmek istiyorum. Niye bunları söylüyorum? mesele sadece Kürtlerle, DEM Parti'yle devlet iktidar arasında yürüyen süreç olarak görüldüğü müddetçe kazanımları yerine getirme konusunda güçlükler yaşıyoruz. süreç hepimizin sürecidir. sürecin başarıya ulaşması halinde emin olun hepimiz daha rahat nefes alabileceğiz. Daha rahat kendimizi ifade edebileceğiz sürecin ilerlemesi, başarıya ulaşması halinde iktidar mecburen adım atmak, biraz önce bahsettiğim zeminlere daha demokratik akıl pratikle yaklaşmak durumunda kalacak."