Avustralya' yaşayan çiftçinin peyzaj düzenlemesi sırasında aldığı sıradan taş, paleontoloji dünyasını ayağa kaldıran devasa keşfe dönüştü.
Peyzaj düzenlemesi sırasında taş ocağından temin edilen kum taşını bahçesine yerleştirmeye hazırlanan Mihail Mihailidis, tesadüfen karşılaştığı sıra dışı izler sayesinde antik canlıyı gün yüzüne çıkardı. Avustralya Müzesi uzmanlarının gerçekleştirdiği uzun süreli incelemeler, kaya parçasının içinde gizlenmiş paha biçilemez hazine olduğunu kanıtladı.
Eski Yırtıcının Anatomik SırlarıTriyas dönemine ait olan "Arenaerpeton supinatus" ismiyle tanımlanan fosil, bilim çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Dev semenderi andıran ancak oldukça kaslı yapıya sahip olan canlının, özellikle avlanma sırasında kullandığı keskin diş yapısı dikkat çekiyor. Uzmanlar, fosilin iskelet yapısının yanı sıra deri yumuşak doku kalıntılarının günümüze kadar ulaşmış olmasını, paleontoloji açısından nadir görülen şans olarak nitelendiriyor.
Evrimsel Süreç İçin Kritik Veri KaynağıYaklaşık 1,2 metre boyundaki antik yırtıcı, bölgedeki son 30 yılın en önemli bilimsel bulguları arasında gösteriliyor. Bilim dünyası, canlının iki büyük kitlesel yok oluş sürecini nasıl atlattığını anlamanın, evrim tarihine dair pek çok gizemi aydınlatacağını düşünüyor. Oksijenin bol olduğu organizmaların hızla çürüdüğü ortamda, denli bütüncül iskeletin günümüze kadar korunmuş olması ise araştırmacılar tarafından biyolojik mucize olarak tanımlanıyor.