Time to Access Roel van der Zeeuw Architecten iş birliğiyle Amsterdam’ tasarlanan Nieuwe Meent, ortak yaşam, sürdürülebilirlik kolektif üretim ilkeleri doğrultusunda kullanıcı katılımıyla şekillenen sosyal konut projesi olarak öne çıkıyor.
Fotoğraf: Rubén Dario Kleimeer
Amsterdam Science Park istasyonunun yanında konumlanan yapı, konut kooperatifi tarafından tasarlanıp geliştirilen finanse edilen sosyal konut projesi olarak dikkat çekiyor.
Fotoğraf: Rubén Dario Kleimeer
Proje, radikal katılım demokratikleşme süreçlerine dayanan uzun soluklu üretim modelinin sonucu olarak öne çıkıyor. İlk günden itibaren kiracılar, Time to Access Roel van der Zeeuw Architecten birlikte gelecekteki yaşam alanlarının tasarım sürecine doğrudan dahil.
yaklaşım, kentlerin konut kooperatiflerine duyduğu ihtiyacı görünür kılarken, ahşap taşıyıcı sistemlerle sosyal konut üretiminin mümkün olduğunu ortaya koyuyor.
Fotoğraf: Rubén Dario Kleimeer
Bireysel mülkiyetin, kâr odaklı yaklaşımın emlak spekülasyonunun dışında konumlanan Nieuwe Meent, mevcut konut modellerinden farklı yaşam biçimi öneriyor.
Proje, Hollandaca’ “Meent” olarak adlandırılan ortak kullanım anlayışına dayanan tarihsel ortaklık kavramı üzerine kurgulanmış. kendi kendini organize eden yaşam grupları için tasarlanmış 40 adet bağımsız ortak sosyal konut biriminden oluşuyor.
Fotoğraf: Rubén Dario Kleimeer
model, özel konut piyasasına erişim sağlayamayan kullanıcıların yaşam alanlarını birlikte tasarlayıp hayata geçirmesine olanak tanıyor. Konutlar satılamıyor yapılar kalıcı olarak piyasa sisteminin dışında tutuluyor. Aylık kira bedelleri ise 450€ 900€ arasında değişiklik gösteriyor.
Yoğun katılım süreçleri sayesinde tasarım, karar alma geliştirme aşamaları arasındaki sınırlar giderek belirsizleşirken, mimarlık daha demokratik üretim pratiğine dönüşüyor.
Fotoğraf: Rubén Dario Kleimeer
Yapının zemin birinci katında bağımsız aile birimleri tüm bina sakinlerinin kullandığı ortak oturma alanı bulunuyor. Nane yeşili balkonlarıyla öne çıkan üstteki beş katta ise, her biri kendi yaşam düzenini ortak alan kullanım oranını birlikte belirleyen farklı yaşam grupları yer alıyor.
Bina dört temel ilke doğrultusunda tasarlanmış: ortak yaşamı destekleyen kooperatif konut modeli oluşturmak, bakım dayanışma odaklı topluluk kurmak, sürdürülebilir üretim yaşam biçimlerini teşvik etmek çeşitlilik içeren ekosistem geliştirmek.
Fotoğraf: Mira Nekova
Sakinler, iç avlu, gıda üretimine ayrılmış yeşil çatı, atölye çamaşır alanı, etkinlik mekânı geniş ortak mutfak gibi birçok alanı birlikte kullanıyor.
Yapıda özel ortak kullanım alanları sırasıyla %55 %45 oranında kurgulanmış. Cephelerde ise kuşlar, yarasalar böcekler için tasarlanan yuva elemanlarına yer verilmiş.
Fotoğraf: Rubén Dario Kleimeer
Nieuwe Meent, güneş panelleri, jeotermal sistemle desteklenen ısı pompaları yüksek performanslı yalıtım katmanları sayesinde enerji pozitif yapı olarak tasarlanmış.
Dairesel CLT paneller prefabrik ahşap çerçeve sistemlerden oluşan taşıyıcı yapı ise 450 bin kilogramdan fazla karbon depolama kapasitesine sahip.
Fotoğraf: Rubén Dario Kleimeer
Yapının köşesinde konumlanan kafe, sakinler mahalle kullanıcılarını araya getiren sosyal buluşma noktası oluşturuyor.
Film gösterimleri, mahalle etkinlikleri ortak buluşmalar gibi etkinlikler mekânda gerçekleştiriliyor. Tüm programlar ortak kullanım kararları, kooperatif üyelerinin yoğun katılımıyla kolektif biçimde şekillendirilmiş.
Fotoğraf: Rubén Dario Kleimeer
Sonuç olarak proje, parlak kırmızı pencere çerçeveleri güçlü renk tonlarına sahip tuğla cepheleriyle dikkat çeken canlı mimari kimlik ortaya koyuyor.
Aynı zamanda ortak, sürdürülebilir dayanışma odaklı yaşam modeli geliştirmeyi hedefleyen katılımcı topluluğa ev sahipliği yapıyor.
Fotoğraf: Rubén Dario Kleimeer