MVRDV OODA tarafından tasarlanan Marvila Masterplan, Lizbon’ parçalanmış atıl durumda kalan bölgeyi peyzaj odaklı yeni kentsel merkeze dönüştürüyor.

Görselleştirmeler: MVRDV / OODA

Lizbon’un nehir kıyısında, Marvila Beato arasında yaklaşık 28 hektarlık alanı kapsayan proje, Lizbon Belediye Meclisi tarafından onaylandı. MVRDV OODA’nın, LOLA Landscape Architects Thornton Tomasetti iş birliğiyle geliştirdiği masterplan, kamu yapıları, ticaret hizmet alanlarıyla birlikte yaklaşık 1.400 konutu içeren kapsamlı dönüşüm önerisi sunuyor.

Proje, uzun süredir parçalanmış büyük ölçüde terk edilmiş durumda kalan bölgeyi, birbirine güçlü kamusal alanlar peyzaj omurgasıyla bağlanan dört farklı kentsel alan etrafında yeniden kurguluyor.

Lizbon’un doğu kıyısında konumlanan proje alanı, tarih boyunca farklı dönüşümler geçirmiş olmasına rağmen kentle yeterli ilişki kuramayan kopuk yapı sergiliyor. dönem tarım arazisi olarak kullanılan bölge, 18. Yüzyılın sonlarından itibaren sanayi gelişimiyle şekillenmeye başlamış zamanla demiryolu hatlarının oluşturduğu fiziksel bariyerler nedeniyle çevresinden Tagus Nehri’nden ayrışmış.

Günümüzde merkezi Lizbon Parque das Nações arasında stratejik konumda yer almasına rağmen, boş arsalar, eskiyen altyapılar kamusal alan eksikliği nedeniyle potansiyelini tam olarak kullanamayan parçalı kentsel doku olarak varlığını sürdürüyor.

Projenin temel yaklaşımı, uzun yıllardır bölgeyi ayıran altyapısal engelleri peyzaj kamusal alan aracılığıyla yeniden bağlayıcı unsurlara dönüştürmek olarak tanımlanıyor. doğrultuda master plan, Açúcar, POLU, Beato Madre Deus isimli dört farklı küme etrafında şekilleniyor. Her küme kendi karakterini korurken, bütüncül kamusal alan ulaşım sistemi içerisinde kente entegre oluyor.

Yapıların ölçeği yerleşimi, topografya, manzara çevredeki kentsel dokuya uyum sağlayacak şekilde düzenlenirken farklı yoğunluk yükseklik kararlarıyla alanlar arasında dengeli geçişler oluşturulmuş. Açık bloklar, avlular kamusal geçişler ise süreklilik geçirgenlik sağlayarak kentsel deneyimi güçlendiriyor.

ölçekteki projenin yalnızca fiziksel planlama değil, aynı zamanda bölge kullanıcıları için uzun vadeli taahhüt olduğu vurgulanıyor. Proje, farklı kullanıcı gruplarına hitap eden sosyal uygun fiyatlı konut tipolojilerini gündüz bakım merkezi, huzurevi, ticaret hizmet alanlarıyla araya getirerek gün boyu aktif yaşam hedefliyor.

Bununla birlikte, Convento do Beato gibi mevcut kültürel miras öğeleri asırlık kauçuk ağacı gibi doğal değerler yeni kamusal mekânların odak noktaları olarak korunarak projeye entegre edilmiş. Yenilenebilir enerji kullanımı, güneş panelleri düşük karbonlu malzeme tercihleri ise projenin sürdürülebilirlik yaklaşımını güçlendiriyor.

Peyzaj stratejisi, su tutma sızdırma alanlarını destekleyen ekolojik çözümlerle birlikte kuraklığa dayanıklı bitki örtüsü yerel türler için yaşam alanları oluşturuyor. Merkezi kent parkı, meydanlar, avlular yeşil koridorlar aracılığıyla dört kümeyi birbirine bağlarken, yaya bisiklet rotalarıyla sahil bağlantısını güçlendiriyor.

Spor alanları, kentsel tarım bölgeleri etkinlik mekânlarını içeren açık alan sistemi, sosyal yaşamı destekleyen aktif kamusal omurga oluşturuyor. Aynı zamanda gelecekte inşa edilmesi planlanan Third Tagus Crossing Bridge’in (TTT) yaratacağı altyapısal etki, yeşil tampon bölgeler örtü sistemleriyle azaltılarak alanın mekânsal sürekliliği korunuyor.

Proje, mevcut demiryolu altyapısını yeniden ele alarak Northern Line raylarının üzerinde yeni bağlantı köprüsü öneriyor. müdahale, Chelas İstasyonu sahil şeridi arasındaki kopuk yaya ilişkisini yeniden kurarken, Tagus Nehri’ne yönelen yeni kamusal alanlar manzara noktaları oluşturuyor.

Bunun yanı sıra, Marvila istasyonu için önerilen yeni yapı yeniden düzenlenen yol ağı, farklı kot seviyeleri arasında erişimi kolaylaştırarak toplu taşıma, yaya bisiklet bağlantılarını güçlendiren bütüncül ulaşım sistemi oluşturuyor. İki aşamalı kamu istişare süreciyle geliştirilen master plan, topluluk görüşlerini hem program hem tasarım kararlarına dahil eden katılımcı yaklaşım benimsiyor.