Nikol Paşinyan, seçimlerde yüzde 50’ye yakın oy alarak seçimin galibi. Paşinyan’ın zaferi birlikte Ermeni halkı Avrupa Birliği yakınlaşma, Azerbaycan barış Türkiye iyi ilişkiler geliştirme mesajını kere daha yinelemiş. AGİT demokratik kurumlar insan hakları ofisi gözetmenlerinin aktardıklarına göre “ufak pürüzler olmasına rağmen genel olarak seçim profesyonelce yönetildi şeffaflık ilkesine sadık kalınarak gerçekleşti.”

Önümüzdeki  dönemde  hareketli olaylara şahit olacağımızı söyleyebiliriz. Öncelikle Ermenistan’ı bekleyen tehlikelerden, ardından ise hem bölgede hem Ermenistan bazında gerçekleşecek olumlu gelişmelere bakmakta fayda.

Rusya olası sorunlar

Ermenistan bağımsızlığını kazandığından yana Rusya sıkı ilişkilere sahip. ilişkiler hem askeri hem ekonomik alanda Ermenistan’ın geleceğini şekillendiriyordu. Paşinyan yönetimindeki Ermenistan hem askeri hem ekonomik bağlamda yeni partnerler aramaya başladı Avrupa Birliği dönemde önemli partnerlerden biri olarak öne çıkıyor. Her ne kadar Ermenistan yönünü Rusya’dan Avrupa’ya çevirmeye çalışsa ekonomik bağlantılar bunun gerçekleşmesini zorluyor. Ermenistan ithalatının yüzde 55’ini Rusya’dan yapıyor Rus girişimcilerin ülkeye getirdiği yatırımlar Ermenistan için önem taşıyor. Rusya, Ermeni tarım üreticileri için numaralı pazar olmaya devam ediyor Rusya için önemli Rusya zaman zaman yaptığı gibi Ermenistan’dan gelen tarım ürünleri kısıtlamaya veya yasaklama yoluna gidebilir. Tarım ürünlerinin hedef alınması stratejik karar. Çünkü sınırda bekletilen ürünler zaman içerisinde bozulmaya başlıyor böylece ürünlerin başka ülkelere olası ihracatının önüne geçiliyor.

Ermenistan için daha önce hiç uygulanmamış olmasına rağmen Ermeni yetkililerin dikkate alması gereken konu daha var: Rusya’nın elinde bulunan büyük turizm. Verilere göre yaz ayları Ermenistan turizmi için en önemli ülkeye gelen turistlerin yüzde 41'i Rusya vatandaşı. Rusya tarafından uygulanan olası turizm kısıtlaması, Ermenistan turizmine ekonomisine büyük etki edecektir. kısıtlama daha önceden Türkiye’ye uygulanmıştı.

Ekonomik sıkıntıların yanı sıra Ermenistan önümüzdeki dönem boyunca muhtemelen Rusya siyasi anlaşmazlıklar yaşayacak sonuç Ermenistan’ın sorunlara ne kadar hazırlıklı olduğuna göre değişecektir.

Ermenistan Avrupa Birliği

Rusya gerilen ilişkiler Paşinyan’ın Ermenistan’ı Batı yönüne çevirme isteği doğrultusunda Avrupa Birliği Ermenistan arasında daha sıkı ilişkilerin kurulması çok mümkün. Her ne kadar Ermenistan Avrupa Ekonomik Alanı’na kısa vadede dahil olamasa AB destekli projeler sayesinde Ermeni üreticiler ürünlerini Avrupa standardına yükseltecek Rus pazarının yarattığı boşluğu yakın gelecekte Avrupa pazarı alacaktır. Öte yandan Ermenistan vatandaşlarının yakın gelecekte Avrupa’ya vizesiz seyahat hakkı kazanması Gürcistan’ın uzun süredir AB sağladığı avantajların benzerini Ermenistan’ın kullanacağı öngörülüyor. İlerleyen dönemde Avrupa Birliği'ne üye olmak için referandum yapılması olası. referandum gerçekleşirse Ermenistan vatandaşları AB üyesi olma isteklerini referandumda gösterirlerse, Paşinyan hükümeti AB’ye resmi olarak başvuru sürecini başlatmak durumunda kalacaktır.

AB adaylığı süreci Rusya ilişkilerin büyük ölçüde kopmasına Ermenistan’ın Avrasya Ekonomik Birliği'nden (AEB) Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütün’den (KGAÖ) ayrılmasına sebebiyet verebilir. Her ne kadar Paşinyan KGAÖ’den ayrılmak istese AEB’den uygun partnerler bulmadan ayrılmak Ermenistan için büyük sorunlara yol açabilir. Ermenistan’ın AB adaylık başvurusu yaptığı senaryoda AEB’den çıkılması gerekir ki ülkedeki ürünlerin fiyatlarının artması anlamına gelir. Öte yandan Avrupa Ekonomik Alanı'na katılmak daha büyük pazar payı bulundurduğundan uzun vadede kazanç kaybın üstüne çıkacaktır. AB koordineli olmak demek ekonomik alanda büyüme ülkedeki kurumların reformlar geçirip daha demokratik AB ekosistemine adapte şekilde işlemesi anlamına gelir.

Türkiye-Ermenistan-Azerbaycan gelişmeleri

Seçimlerin en sıcak konusu şüphesiz Türkiye Azerbaycan'dı. Paşinyan seçim boyunca barış vaat ederken muhalefet partileri seçim kampanyanlarını, Paşinyan’ın barışının aslında Azerbaycan için birer saldırı aracı olacağını Azerbaycanlıların Ermenistan’a göç edeceği üzerinden kurmuştu. Ermeni halkının Paşinyan’dan barış yönündeki beklentileri yüksek. dönemde Türkiye normalleşme kısa dönemde mümkün gözükürken Azerbaycan barış imzalanması daha uzak gelecekte mümkün olacak.

Ermenistan-Türkiye sınırının iki tarafında gerçekleşen altyapı projelerin gerçekleşmesi, Kars’taki Ermeni Türk iş insanlarının buluşmaları gibi olumlu gelişmeler sınırın yakın tarihte açılacağına olan inancı güçlendiriyor. kadar iyi gelişmeler yaşanırken neden sınır hâlâ açılmış değil sorusuna kısaca cevap vermek gerek. Öncelikle, Türkiye-Ermenistan sınırı 30 yılı aşkın süredir kapalı yılların getirmiş olduğu altyapı sorunları bürokratik işlemlerin yanı sıra halkların birbirinden kopuk yaşantıları sınırın açılmasındaki engellerden birkaçı. Uzun süre kapalı kalan sınırlar aniden açılmaz açılması faydadan çok zarar dahi getirir, yüzden tür önemli projeler üzerinde incelikle çalışılmalı yavaş yavaş projeler gerçekliğe dönüştürülmeli. Sahada görünen altyapı bürokratik sorunların büyük kısmının çözüme ulaştığı, geriye siyasi adımların kaldığı.

Siyasi adımlar ülkelerin geleceğini belirlerler, tıpkı Ermenistan seçimlerinin ülkenin geleceğe doğru emin adımlarla yürüyeceğini belirttiği. İnsan ilişkilerinde olduğu gibi ülke ilişkilerinde tek tarafın adım atması maalesef sorunların çözülmesi için yeterli değil. Ermenistan 2020'den yana 7 Haziran seçimiyle birlikte Türkiye’ye Azerbaycan olan sorunlarını çözmek için adım attığını iki ülkeye kez daha gösterdi. Şimdi sırada Türkiye Azerbaycan’ın siyasi iradelerini ortaya koyup sorunları çözmekte. unutulmamalı ki bölgede çok fazla sorun var bunların hepsinin çözümünün beş yıl gibi kısa sürede olmasını beklemek naiflik.

Türkiye’nin Azerbaycan olan sıkı bağı, Ermenistan sınırının açılmasında etkili oluyor.  Türkiye, Ermenistan olan sınırını 1993'te Ermenistan’ın Azerbaycan’ın Kelbajar bölgesini ele geçirmesinin ardından Azerbaycan’a destek amacıyla kapatmıştı. Günümüzde ise Türkiye, Azerbaycan’ın onayı olmadan ekstra adım atmaktan çekiniyor. Bunun iki temel sebebi. İlki, Türk yetkililerin Türkiye’nin sınır açılımına Ermenistan kadar ihtiyaç aciliyet duymadığı düşüncesi, ikincisi ise bölgede Azerbaycan’ın çıkarının gözetilmesiyle birlikte hem Türkiye’nin hem Azerbaycan’ın elinde kozu kaybetmeme isteği. Savaş galibi olan Azerbaycan elindeki gücü kaybetmeden Ermenistan'dan olabildiğince tavizler almayı amaçlıyor. Ermenistan'ın anayasasını değiştirmesini istemesi buna örnek olabilir. tavır sadece Azerbaycan’a özgü değil, realist görüşe göre güçlü olan tüm ülkeler tip tavır sergiler gelecekte sergilemeye devam edeceklerdir. İlham Aliyev’in Ermenistan anayasası değişikliği talebi her defasında haklı olarak Ermenistan’ öfkeye sebep oluyor. Barış yolunda atılacak adımlar yıkıcı olmamalı aksine yapıcı olmalı. Tam nedenle Aliyev’in zaman zaman anayasa çıkışı barış sürecini zedeliyor. Aliyev’in bunu yapma nedeni tam olarak net değil, belki gerçek barışı arzulamıyordur, bunun cevabını Aliyev dışında birisinin verebileceğinden şüpheliyim. Durum her ne olursa olsun net ki, ülkelere dışarıdan müdahaleler her daim öfke şüpheyle karşılaşır, Ermeni halkının Aliyev’e olan tepkisi barış karşıtlığı olarak değil tam tersine Ermenistan’ın iç işlerine karıştığı için verilen tepki olarak algılanmalı.

Öte yandan, bölgeye barışın gelebilmesi için Türkiye’nin aktif rol oynaması önemli. Eğer Türkiye, Azerbaycan’ın onayına dayalı dış politika yürütmeye devam ederse hem kendi kazanımlardan yoksun kalır hem Rusya’nın bölgedeki egemenliğine devam etmesine müsaade etmiş. Ülke liderleri kendi bölgesel sorunları çözmeyi hedefleseler dahi süper güç bölgesel güç olan ülkelerin çıkarlarını hesap etmeden yapılan stratejiler başarısız olmaya mahkumdur.