Kardeş Türküler topluluğunun 11 Haziran akşamı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda verdiği konser, izleyenler için müzikal şölendi. konser bizim için ayrıca özel anlam taşıyordu; çünkü gece, çeşitli konuk sanatçılarla birlikte Sayat Nova Korosu’nun genç kadrosu sahnedeydi.
Aslında Kardeş Türküler’in konseri, biz Sayat Nova Korosu üyeleri için son 30 yılda yaşadığımız pek çok deneyimi yeniden hatırlatan buluşma.
Yıl 1995’ti. Getronagan Derneği Salonu’nda prova gecesinde birkaç genç müzisyen bizi ziyarete geldi. Kısa süre sonra gelme amaçları anlaşıldı. Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü üyesiydiler üniversite kütüphanesinde buldukları plakta yer alan şarkının sözlerini öğrenmek istiyorlardı.
Dostluğumuz böyle başladı günden beri kesintisiz devam ediyor. İlk buluşmadan kısa süre sonra bizi üniversitedeki konserlerine davet ettiler. konserde genç müzisyenlerin yerel dillerden örnekler içeren repertuvarla sahneye çıktığını görünce derinden etkilendik.
Dil çeşitliliğinin müzikal çok sesliliğin, günlerde giderek artan kültürel baskılara, hatta Türkçe dışındaki dillere yönelik yasaklayıcı anlayışa karşı açık duruş olduğunu fark ettik.
Fotoğraf: Berge Arabian.yıllarda polislerin düğüne müdahale edip davetlileri Kürt müziği eşliğinde halay çektikleri gerekçesiyle gözaltına aldığı olaylar sıradan karşılanıyordu. Buna rağmen gençler, Ermenice, Yunanca Makedoncayla birlikte Kürtçe şarkıları büyük özgüvenle seslendiriyorlardı.
Konser izleyiciler tarafından büyük ilgiyle karşılandı birkaç kez tekrarlandı. Konser mekânı ise Eski Robert Koleji’nin şapeli olan tarihi binaydı.
konserlerin ardından, derneğimizde konser düzenlemelerini önerdik. teklifi büyük memnuniyetle kabul ettiler. Çünkü onlar çalışmalarını Boğaziçi Üniversitesi’nin dışına taşıma ihtiyacı hissediyorlardı.
Getronagan Derneği yönetimiyle görüştük grubun özelliklerini anlattık. Ancak repertuvardaki Kürtçe şarkıların çıkarılması yönünde taleplerle karşılaştık. engellere karşı direnişi temsil eden topluluk için kabul edilmesi zor talepti. Bunun üzerine Mıhitaryan Mezunlar Derneği’nin kapısını çaldık. Böylece Kardeş Türküler topluluğu ilk kez kendi çevresinin dışına çıktı Mıhitaryan sahnesinde Ermeni dinleyicilerle buluştu.
Ertesi gün Marmara gazetesinde genel yayın yönetmeni Robert Haddeciyan, büyük coşkuyla Feryal, Vedat, Erol, Selda, Ülker, Diler, Fehmiye Ayhan’ın, yani bugün hâlâ grubun çekirdeğini oluşturan müzisyenlerin sanatını sahne performanslarını öven yazı kaleme.
Biz Sayat Nova Korosu üyeleri için sonraki yıllar unutulmaz anılarla geçti. anılar arasında iki etkinlik öne çıkıyor. Birincisi, Kardeş Türküler, Sayat Nova Korosu Ruhi Su Dostlar Korosu’nun ortak çalışması olan “Mahlemize Aşık Geldi” projesiydi; proje yine Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda sahnelendi. İkincisi ise “Kapıları Açın, Bahar Geliyor” adlı Ermenistan konserleriydi. konserler Yerevan’ merhum Başepiskopos Sebuh Çulciyan’ın davetiyle Vanadzor’ gerçekleştirildi. Özellikle konserler, Hrant Dink’in hayaline saygı duruşu niteliğindeydi.
Hrant, “Mahlemize Aşık Geldi” konserinin ardından internethabercisi gazetesinde Kürt yazar Mehmet Uzun’la yaptığı hayali söyleşi biçimindeki yazısında şöyle diyordu: “Hayal et Mehmet Uzun, sahneyi olduğu gibi Ermenistan’a taşıdık orada birlikte halaya katıldık.”
satırları yazdığı günlerde Mehmet Uzun amansız hastalıkla mücadele ediyordu son günlerini geçirmek üzere özlem duyduğu Diyarbakır’a dönmüştü. Kalan ömrü kısa sürdü. Hrant hayalin gerçekleştiğini göremedi. 19 Ocak 2007 11 Ekim 2007, hafızamızda yer eden iki acı tarih. İkisi aramızdan ayrıldı. Bizler ise 2008 baharında yüz kişilik grupla görevi yerine getirdik; Hrant Dink’i Mehmet Uzun’u anarak, sanki onlar bizimle birlikteymiş gibi…
Anılar bitmek bilmiyor. Ama şimdi yeniden 11 Haziran gecesine dönelim Sayat Nova Korosu’nun sahnedeki anlarını alım. Yukarıda belirttiğim gibi konserde koroyu genç kadro temsil ediyordu. Koronun kıdemlileri ise seyirciler arasındaydı sahnedekilerle aynı heyecanı ıyordu.
Gençler, Gomidas’ın “Ey Ermeni Dünyası” adlı ünlü koro eserini, Tumanyan’ın dizeleri eşliğinde seslendirdiklerinde adeta nefesimiz kesildi. Eser sona erdiğinde birkaç saniyelik sessizliğin ardından binlerce kişinin alkışı salona yayıldı.
Ardından Sayat Nova’nın karma kadrosu, Fehmiye’nin solo yorumuyla Gusan Shahen’in bilinen eseri “Meltem Oluyorum”u (Zepür Gı Tarnam) Songül Öden’in solo yorumuyla halk şarkısı “Dağların Karında Öleyim”i (Sareri Hovin Mernem) seslendirdi. bölüm, Narod Erkol’un hüzünlü etkileyici konuşmasıyla başlamıştı. Narod Erkol konuşmasında grubun eski şefi Melikcan Zaman’ı ölümünün birinci yıldönümünde anarak ondan sonra ilk kez sahneye çıktıklarını söyledi. Narod’un sözleriyle kez daha boğazımızdaki düğümü gizlemeye çalıştık.
Kardeş Türküler topluluğu nicedir ilke haline getirdiği eski geleneğini sürdürüyor her konserde sahneyi konuk sanatçılarla ıyor. geçmişten birçok anıyı hatırlatıyor. konuk sanatçılar arasında ne çok Ermeni ismin yer aldığını düşünüyorum. Arto Tunçboyacıyan, Onnik Ara Dinkjian ilk aklıma gelenler. Onlar Kardeş Türküler konserlerinde sahne almışlardı. dönem Sayat Nova Korosu’nun genç üyeleri Saro Usta Ari Hergel topluluğun parçası olmuştu.
Geçen 30 yılın tanıklıkları sonunda belgeselde toplandı. Çayan Demirel Ayşe Çetinbaş’ın yönettiği film çeşitli salonlarda günlerde gösteriliyor.
Hâlâ anlatılmayı bekleyen, gazete köşesine sığmayacak kadar çok konu olduğunu biliyorum. Amatör ruhu canlı tutma arzusu, ülkenin koşullarına uygun üretimler yapabilme kapasitesi Kardeş Türküler’in kardeşlik duygusunu besleyen daha birçok özelliği başka yazıya bırakıyoruz.
yazı 11 Haziran konseriyle sınırlı kalsın. Çünkü eminim, Kardeş Türküler topluluğu hakkında söyleyecek daha çok sözümüz olacak.