Artı Gerçek - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

İsrail'in ateşkesi ihlal ettiğini söyleyen Bahçeli, "Kimi aktörler bölgenin selameti için masada irade beyan ederken, bölgenin bağrına hançer gibi saplanmış siyonist terör aygıtı 'hiçbir kural mutabakat bizi bağlamaz' utanmazlığıyla ateşkesi pervasızca çiğnemektedir".

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu hedef alan Bahçeli, "Netanyahu tetikçi avanesi kurulan müzakere zeminine dair diş göstermekte, barışı amaçlayan mutabakatlara direnmeyi marifet saymaktadır. Mızrak artık çuvala sığmamaktadır. Katil İsrail, mazlumların kanıyla semiren emperyalist sömürge düzeneğidir" diye konuştu.

Bölgedeki gelişmelerin Türkiye açısından rasyonel güvenlik yaklaşımını zorunlu kıldığını söyleyen Bahçeli, Ankara' düzenlenecek NATO Zirvesi'nin Türkiye'nin jeopolitik önemini diplomatik ağırlığını göstereceğini ifade.

"NATO, Türkiye için ne biat senedi ne kayıtsız şartsız boyun eğilecek emir komuta merkezidir" diyen Bahçeli, Türkiye'nin milli güvenlik anlayışının dış kaynaklı ittifakların üzerinde olduğunu söyledi.

Türkiye'nin NATO'nun kritik gündemlerinin merkezinde yer aldığını ifade eden Bahçeli, Karadeniz güvenlik mimarisinde Montrö Sözleşmesi'nin Türkiye'nin boğazlar üzerindeki egemenliğinin belirleyici olduğunu söyledi.

Konuşmasında askeri sağlık sistemine değinen Bahçeli, "Askeri hastanelerin yeniden açılması milli beka meselesidir. NATO' askeri hastanesi olmayan tek ülke Türkiye'dir".

'NETANYAHU TETİKÇİ AVENESİ'

Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları şöyle:

"Kimi aktörler bölgenin selameti için masada irade beyan ederken, bölgenin bağrına hançer gibi saplanmış siyonist terör aygıtı 'hiçbir kural mutabakat bizi bağlamaz' utanmazlığıyla ateşkesi pervasızca çiğnemektedir.

ABD İran arasında müzakere kapılarının aralanması, Hürmüz' güvenli geçiş sahada ateşin susturulması arayışları daha önce belirttiğimiz üzere dikkatle tiğimiz gelişmelerdir. Ancak siyonist vahşetin mutabakatı tanımayan bombaları, sahada hunharca konuşmaya devam etmiştir. Söz başka eylem başka olmaya devam ettikçe masada verilen taahhütlerin hükmünden bahsetmek nasıl mümkün olacaktır.

Netanyahu tetikçi avanesi kurulan müzakere zeminine dair diş göstermekte, barışı amaçlayan mutabakatlara direnmeyi marifet saymaktadır. Mızrak artık çuvala sığmamaktadır. Katil İsrail, mazlumların kanıyla semiren emperyalist sömürge düzeneğidir.

'NATO YENİ BİR DÖNEMİN BAŞINDADIR'

İçinde bulunduğumuz bölgenin her yerine hakim olan bur sarmal hamasi, jeopolitik güçleri doğru okumayı milli menfaatlerimizi koruyacak rasyonel yaklaşımı zorunlu kılmaktadır.

Böyle dönemde Ankara' yapılacak NATO Zirvesi, Türkiye'nin jeopolitik önemini, dünyaya örnek olan savunma sanayisini, arkasında çözülemeyen düğüm bırakmayan diplomatik ağırlığının dünya sahnesindeki karşılığını gösterecek mühim faaliyettir.

NATO, Türkiye için ne biat senedi ne kayıtsız şartsız boyun eğilecek emir komuta merkezidir. Ankara merkezli milli beka ufkumuz, kaynağını dışarıdan alan tüm ittifakların üzerindedir. güvenlik ihtiyaçlarının savunma gayretlerinin doğurduğu ittifaktır. ittifakın varlık sebebi karşılıklı saygı, eşit muamele tehdit algısında dürüstlüktür.

Bugün NATO yeni dönemin başındadır. Brüksel' yapılan son savunma bakanları toplantısında caydırıcılık, savunma kapasitesinin artırılması, mühimmat stokları, savunma harcamaları, nükleer caydırıcılık Rusya-Ukrayna savaşı düzleminin merkezine oturmuştur.

'ANKARA'YI HESABA KATMADAN YOL ALMAYA ÇALIŞMAK KAYGAN ZEMİNDE İLERLEMEYE BENZER'

Türkiye bugün NATO'nun önündeki bütün hayati kritik başlıkların tam kalbinde duran devlettir. Karadeniz'in stratejik sularında güvenlik mimarisi inşa edilecekse alayı peşinen kabul etmelidir ki Montrö tahkim edilen boğazlar üzerindeki mutlak egemenliğimiz masanın temelini teşkil edecektir.

Ortadoğu'nun asırlardır kan gözyaşıyla yorulmuş coğrafyasında yeni düzen aranıyorsa, şanlı devletimizin çelikten yumruğuyla kökünü kazıyarak tasfiye ettiği terör odağından arta kalan coğrafya ancak ancak Ankara'nın iradesiyle hayat bulacaktır.

Başkent Ankara'yı hesaba katmadan NATO bünyesinde ittifak hesabına yol almaya çalışmak, kaygan zeminde gözleri kapatıp ilerlemeye benzer.

Eli kanlı terör örgütlerini harf oyunlarıyla isim değiştirip meşruiyet elbisesi giydirme devri kapanmıştır. Aynı masada sahte dayanışma fotoğrafları görüp Türkiye'nin beka umutlarını sömüren hain yapılara siyasi askeri alan açma kurnazlığı boşa düşmüştür. Türkiye'nin savunma ihtiyacını sürüncemede bırakıp haklı taleplerini oyalama anlayışı miadını doldurmuştur.

'ASKERİ HASTANELERİN YENİDEN AÇILMASI MİLLİ BEKA MESELESİDİR'

Askeri hastanelerin yeniden açılması milli beka meselesidir. NATO' askeri hastanesi olmayan tek ülke Türkiye'dir.

Şüphesiz her hastanemiz kıymetlidir. Şehir hastanelerimiz, eğitim araştırma hastanelerimiz üniversite hastanelerimiz aziz milletimize büyük hizmetler sunmaktadır. Fakat askeri sağlık sistemi, savaş çatışma anında apayrı refleks seferberlik hazırlığı ortaya koymaktadır." (POLİTİKA SERVİSİ)