Yapay zekâ şirketleri, internetten topladıkları verilerin ötesine geçerek artık gerçek çalışma ortamlarından elde edilen görüntüleri eğitim süreçlerine dahil ediyor. Bazı fabrikalarda işçilerin vardiya boyunca kaydedilen hareketlerinin, yapay zekâ robot eğitimi kapsamında gelecekte üretimde görev alacak insansı robotların geliştirilmesinde kullanıldığı ortaya çıktı. Çalışanların önemli bölümünün ise görüntülerin hangi amaçla toplandığından haberdar olmadığı öne sürülüyor.
İşçilerin Günlük Hareketleri Yapay Zekâ Modellerine AktarılıyorThe Guardian’ın ulaştığı bilgilere göre Hindistan başta olmak üzere bazı üretim tesislerinde çalışan işçiler, başlarına takılan GoPro benzeri kameralarla tüm vardiya boyunca kayıt altına alınıyor. Delhi yakınlarındaki tekstil fabrikasında görev yapan çalışanın aktardığına göre şirket, çalışanlardan kamera takmalarını istedi ancak görüntülerin hangi amaçla kullanılacağına ilişkin ayrıntılı bilgi madı.
Indian factory workers wearing head-mounted cameras to record hand movements for training AI systems./uHTnWMoTUg
— Interesting things () April 12, 2026Toplanan kayıtların daha sonra insansı robot geliştiren şirketlerin eğitim süreçlerinde kullanıldığı belirtiliyor. Böylece robotlar, insanların üretim sırasında gerçekleştirdiği hareketleri doğrudan birinci şahıs bakış açısından izleyerek öğrenebiliyor.
Kullanılan yöntem, “egocentric video” olarak adlandırılıyor. Kamera doğrudan çalışanın başına yerleştirildiği için sistem yalnızca yapılan işi değil, nesnelerin nasıl tutulduğunu, ellerin hangi sırayla hareket ettiğini, hata yapıldığında nasıl düzeltildiğini çevreyle nasıl etkileşim kurulduğunu ayrıntılı biçimde kayıt altına alıyor.
görüntüler daha sonra vision-language-action modeli olarak geliştirilen yeni nesil yapay zekâ sistemlerine aktarılıyor. Büyük dil modellerinin metinlerden öğrendiği gibi sistemler binlerce saatlik insan hareketini analiz ederek belirli görevlerin nasıl gerçekleştirildiğini öğreniyor aynı işlemleri robotların uygulayabilmesi için eğitim verisi oluşturuyor.
Robot üreticileri açısından yalnızca görevin tamamlanması değil, görevin hangi sıra hassasiyetle yerine getirildiği büyük önem taşıyor. Kumaş katlama, düğme dikme, elektronik bileşen yerleştirme veya montaj sırasında yapılan küçük düzeltmeler gibi hareketler, geleceğin robotları için değerli eğitim verilerine dönüşüyor.
çalışmaların uzun vadeli hedeflerinden biri ise “karanlık fabrika” olarak adlandırılan üretim modeli. sistemde üretim hatlarının büyük bölümü robotlardan oluşuyor insan müdahalesi minimum seviyeye indiriliyor. İnsan bulunmadığı için aydınlatma ihtiyacının dahi ortadan kalkması, tesislerin “karanlık fabrika” olarak anılmasına neden oluyor.
Çinli otomobil üreticisi Zeekr, dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Şirketin yüksek otomasyon seviyesine sahip tesislerinde birçok üretim süreci büyük ölçüde robotlar tarafından yürütülüyor. Uluslararası Robot Federasyonu verilerine göre yalnızca 2024 yılında Çin’ yaklaşık 295 bin yeni endüstriyel robot kurulumu gerçekleştirildi. rakam, küresel otomasyon yarışının ulaştığı seviyeyi ortaya koyuyor.
Benzer yaklaşımın yalnızca üretim tesisleriyle sınırlı olmadığı biliniyor. Kısa süre önce Meta’nın dahili olarak test ettiği “Model Capability Initiative” programının çalışanların fare hareketlerini, klavye girişlerini ekran aktivitelerini kaydederek bilgisayar başında görev yapabilecek yapay zekâ ajanlarının eğitiminde kullanmayı planladığı ortaya çıkmıştı.
Uzmanlara göre yaşanan gelişmeler, yapay zekâ şirketlerinin eğitim verisi anlayışını kökten değiştirdiğini gösteriyor. Yapay zekâ robot eğitimi artık yalnızca internette bulunan içeriklere değil, insanların gerçek çalışma alışkanlıklarına fiziksel hareketlerine dayanıyor. durum, gelecekte iş gücü dönüşümü kadar çalışan mahremiyeti veri kullanımına ilişkin etik tartışmaların daha yoğun yaşanabileceğine işaret ediyor.