Dış ilişkilerde Amerika ticari ortaklık, Türkiye normalleşme, Azerbaycan barışma, Avrupa Birliği yakınlaşma, Rusya çatışma, iç siyasette ise seçimler, muhalefetle tartışmalar, kiliseyle kavga… 3 milyonluk Ermenistan, son yıla çok fazla değişim sığdırdı. Üçüncü kez seçim kazanan Paşinyan, ülkenin dümenini Batı’ya kırıyor ama jeopolitik buna kolay izin vermeyecek. 7 Haziran’ yapılan seçimlerde halkın yarısı Paşinyan’a “kararın doğru, seninleyiz” dedi ancak değişim kolay olmayacak. Türkiye kapısı hâlâ kapalı, Moskova ticarete ambargo koyuyor, Azerbaycan anayasanı değiştir diyor.  Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Profesör Mustafa Aydın Ermenistan’ın önümüzdeki günlerde yaşaması muhtemel senaryoları Türkiye ilişkilerini konuştuk.

Çoğu yorumcu, Ermenistan’ seçimlerden sonra Türkiye-Ermenistan sınırının açılacağı yorumunu yapıyordu,  öyle olmadı. Onun yerine küçük adımlar. 30 yıldır kapalı olan Alican ya Margara kapısının açılması için Türkiye neyi bekliyor?

Kadir Has Üniversitesi'nden. Mustafa Aydın.

Ben seçimlerden sonra açılır diye düşünmemiştim. Bunun yerine bölgesel jeopolitikteki değişimlere paralel küçük adımlar atıldı. Yani Rusya'nın attığı her olumsuz adıma karşılık Türkiye yeni adım. Mesela Rusya, Ermenistan ürünlerini yasakladığında, Türkiye Ermenistan’a doğrudan ticaret yapılmasına izin verdi. Ya Rusya ‘Avrasya Ekonomik Birliği'nden çıkmanız gerekiyor’ dediğinde, ticarette menşee ülke olarak Ermenistan yazılmasına karar verdi. İyi planlanmış küçük küçük adımlar buldu Türkiye. Şimdi ise seçim sonuçları ortalığı biraz karıştırdı diyebilirim.

Neden karıştırdı?

Çünkü Ermenistan’ mevcut iktidar anayasayı değiştirebilecek çoğunluğa ulaşamadı. İktidar partisinin anayasa değişikliği istediğini, bunu sadece Azerbaycan istediği için değil ülke içinde birtakım beklentiler olduğu için yapmak istediğini biliyoruz. Ama sonuçla yapamayacağı anlaşılıyor. sorun tabii. Şimdi ne olacağını hem Türkiye hem Azerbaycan yeterince değerlendirmiş değil. Ben Türkiye’nin kendi gündemi biraz soğuduktan sonra buna dönüp bakacağını tahmin ediyorum.

Azerbaycan'dan algıladığımız ilk hava, “Biz ilişkileri normalleştiririz ama barış anlaşmasını Anayasa değişmediği sürece imzalamayız”. Türkiye kapının açılmasını buna bağlamış durumda. Türkiye sınır kapısını açmaz ama normalleşmeye devam eder gibi resim çıkıyor ortaya. Bunun böyle ilerleyip ilerlemeyeceğini sonbaharda daha iyi anlarız. Yani Türkiye’nin gündemi biraz sakinleşince, Türkiye'nin yeni pozisyonu ortaya çıkacaktır. Bugünden şöyle takvimde açılır demek mümkün değil. Ama sonbahara kadar açılmayacağını söyleyebiliriz en azından.

Ermenistan Azerbaycan'ın imzalayacakları Barış Anlaşması’nın kendisi çok önemli değil. Hayatın gerçekleri açısından ateşkes. İki ülke savaşmama iradesi gösteriyor. Barışın şartlarını oluşturmuşlar. Ticaret işbirlikleri başlamış. Giderek derinleşiyor. Azerbaycan, Rusya'nın kestiği doğalgazı Ermenistan'a veriyor, Ermenistan, Rusya'nın kontrolündeki tren yolunu Kazaklara teklif ediyor ki, muhtemelen bunu ayarlayan Azeriler. Yani beklenmedik alanlarda işbirlikleri gelişiyor.

Ermenistan kapısını açmak Türkiye'ye ne kaybettirir?

Türkiye'yi yalnız başına düşünürseniz, şey kaybetmiyor. Ama önceki Türkiye Ermenistan normalleşme sürecinde Azerbaycan yaşanan çok olumsuz süreç. dönemde Başbakan olan Erdoğan’ın gidip Azerbaycan parlamentosunda yaptığı konuşma verdiği söz var: “Karabağ işgali sona ermeden, Ermenistan sınır kapıları açılmayacaktır.”

Öte yandan Azerbaycan, Türkiye için stratejik olarak çok önemli Enerji bağlantıları, Kafkasya'daki güvenlik bağlantıları, İsrail olan ilişkisi. Türkiye, ilişkiyi yeniden bozmak, tepki çekmek istemeyecektir. Ayrıca demek ki Türkiye kapıyı açmaya çok gerek görmüyor.

İkincisi, Türkiye'nin Kafkaslar' her zaman çok hassas dengeler üzerinde gittiğini biliyoruz. Hiçbir şekilde Rusya'yı karşısına almak, Rusya'yı hedef alan şey yapmak istemeyecektir. ‘Ermenistan neden AB’ye yaklaşmaya çalışıyor, Rusya'dan uzaklaşmaya çalışıyor biz buna aracı olmalı mıyız?’ sorular eminim karar vericilerin önünde duruyordur. şartlarda, “biraz zamana bırakalım” demek daha kolay maliyeti az opsiyon gibi görünüyor.

Seçimlerden sonra Türkiye’nin yaptığı açıklamada, “Ermenistan'ın cesur adımlar atmasını bekliyoruz” denildi. Azerbaycan’ın işaret ettiği anayasasını değiştirmeye çalışan ülkenin, daha ne yapması isteniyor? Azerbaycan daha ne bekliyor?

Sonuçta Washington' geçen Agustos'ta parafe edilen anlaşma taslağı çok daha önce Azerbaycan Ermenistan arasında uzlaşılmıştı kamuoyuna açıklanmıştı. Amerika'nınki Trump'ı Kafkaslara çekebilmek için şovdu. Yoksa iki ülke zaten metin üzerinde anlaştıklarını zamanı geldiğinde imzalayacaklarını birkaç kere söylediler.

Aslında baştan beri Azerbaycan'ın pozisyonu hiç değişmedi: Metin ama ben metni  imzalamak için anayasanın değişmesini bekliyorum diyor. Bunda değişiklik. Şimdi Ermenistan'daki argümanlara bakınca, bunu verirsek daha ne isteyecekler korkusu. Elbette siyasetin hiçbir garantisi. Azerbaycanlılar ise konuda ısrarcı. anda elimizde inanmak dışında başka şey.

Ayrıca imzalayacakları Barış Anlaşması’nın kendisi çok önemli değil. Hayatın gerçekleri açısından ateşkes. İki ülke savaşmama iradesi gösteriyor. Barışın şartlarını oluşturmuşlar. Ticaret işbirlikleri başlamış. Giderek derinleşiyor. Azerbaycan, Rusya'nın kestiği doğalgazı Ermenistan'a veriyor, Ermenistan, Rusya'nın kontrolündeki tren yolunu Kazaklara teklif ediyor ki, muhtemelen bunu ayarlayan Azeriler. Yani beklenmedik alanlarda işbirlikleri gelişiyor. Bunlar barış anlaşması olmadan yapılıyor. bize aslında belirsizlik sürecinin belli süre yönetilebileceğini gösteriyor. Ama siyasetçiler, belirsizlik yönetilebiliyorsa bunu tercih ediyorlar. Buna siyaset biliminde “yapıcı belirsizlik” deniliyor. Siyaset açısından çok negatif algılanmıyor.

Türkiye Azerbaycan’la durum kısmen iyileşirken, Ermenistan’ın Rusya ilişkileri geriliyor. Rusya, ekonomik siyasi olarak “zorbalık” yolunda. hikâye nereye gider?

Ermenistan’ bundan önceki hükümetler, Rusya'yla birlikte ilerlemek istiyorlardı. Üçüncü defa seçilen Paşinyan ise Rusya'yla değil, Batı'yla birlikte dünyada yer alma tercihi yapıyor. Ama küçük ülke özellikle Rusya'nın komşusu olduğunuzda tercih, tek belirleyici olmuyor. Yani Ukrayna örneğini görüyoruz daha önce benzer konuda Rusya Gürcistan'la savaştı.

Tabii Rusya doğrudan Ermenistan'la savaşacak anlamına gelmiyor ama onu iyi yönetmek gerek. Rusya kendisiyle kadar yakın olan ülkelerin tam karşıya geçmesini istemiyor. Rusya anda büyük ölçüde Ukrayna'yla meşgul olduğu için, Ermenistan'ın ya Paşinyan’ın oynayabileceği alan. Ama alanın tam sınırlarını bilmiyoruz. Azerbaycan buna benzer oyun içerisinde. Onlar Batı'yla Ermenistan kadar yakınlaşmak istemiyorlar ama Rusya'yla kadar yakın olmak istemiyorlar. Onlar kendilerine böyle alan yaratabilmiş gözüküyor. Ermenistan yavaş yavaş deneme yanılmayla alanı yaratmak durumunda.

Çok girift ilişkisi var Ermenistan’la Rusya’nın. Ben olayın ekonomik yönünün kadar sıkıntılı olacağını sanmıyorum. girift ilişkiyi ayırmak, altyapıyı tekrar Ermenileştirmek hem vakit alacak hem çok zor olacak. Ermenistan'ı anlamda zor dönem bekliyor. Çünkü en zor dönem, geçiş dönemi. Zor olacağı kesin ama olacak.